SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 17.12.2017

Ne biliyordu da başkan seçtiniz?

Ne biliyordu da başkan seçtiniz?

Günlerdir istifası istenen büyükşehir belediye başkanları haberleriyle yatıp kalkıyoruz. 25.10.2017 23:37

Ülke gündemiyle şu veya bu şekilde ilgilenen herkes ‘İstifa edecek-etmeyecek’ mırıltılarıyla caddeleri uygun adım arşınlıyor. Trafiğe kapalı alan bitip araç yoluna denk gelen ayak sağ ise, Gökçek istifa edecek, sol ise direnecek sonucuna varılıyor.

Nedeni basit… Sol kesim seçimle gelen seçimle gitsin derken, sağ kanat Cumhurbaşkanımızın iradesi her şeyin üstündedir görüşüne vidalanmış.

Bence Anamuhalefet CHP’nin istifa baskılarına karşı çıkmasının arkasında, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması tuzağına bir kez daha düşme endişesi yatıyor. Enis Berberoğlu ve bir bırakılıp bir tutuklanan HDP milletvekilleri örneği ortada. CHP Melih Gökçek için ‘Ne hali varsa görsün’ tavrına girdiği anda, biraz da OHAL gücüyle kendi büyükşehir belediye başkanlarından bazılarını da kurban vereceğinin farkında.

Belediye başkanlarına istifa telkini veya baskısı büyükşehirlerle sınırlı kalır mı?

Belirtiler aksine işaret etmekte. Örneğin geçtiğimiz Pazar günü AKP’nin İstanbul’da basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantıda, partinin yönetiminde bulunan 25 ilçe belediye başkanının sorgulandığı yorumları yapılıyor.

Söylentilere göre Eyüp ve Beykoz Belediye Başkanları topun ağzında. Bunlara 5 başkanın da eklenebileceği iddia edilmekte.

İstanbul’u kendi kaderiyle baş başa bırakıp Sakarya’ya dönelim.

Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu’nun istifa ettirilmesi ihtimali sıfıra yakın gibi duruyor. Öyle bir niyet olsaydı İstanbul ve Ankara gibi ‘baba’ illerin arasına katılır ve Niğde Belediye Başkanı gibi sessiz sedasız evine gönderilirdi!

Bu arada dikkatimi çeken bir şey var. Kuruluşundan itibaren her fırsatta halkın oyu her şeyin üstündedir, halk ne derse o olur siyasetini sakız yapan AKP’nin, ikişer-üçer dönem seçim kazanmış başkanlarını harcamasına parti içinden gözle görülür hiçbir tepki yükselmiyor. Partili belediye meclisi üyeleri sus pus! Vefasızlığın bu kadarına da pes doğrusu!

Gelelim ilçe belediye başkanları konusuna…

Karasu’da çok özel bir durum söz konusu… 3,5 yıllık süreç gösterdi ki, 2014 seçimleri öncesinde AKP’ye geçerek ikinci kez başkanlık koltuğuna kurulan Mehmet İspiroğlu, yeni partisiyle beklenen uyumu bir türlü sağlayamadı.

Defalarca yazdım. Parti Meclis Grubu’nun parçalı hali ve Başkan İspiroğlu’nun parti İlçe Yönetimi ile arasındaki (son iki kongreye açıkça yansıyan) çekişme her şeyi özetliyor.

Bütün bu olumsuzluklardan, Türkiye çapında ilçe belediye başkanlıklarından bazılarının istifaya zorlanması durumunda, listeye Mehmet İspiroğlu’nun alınıp alınmayacağı konusundaki tahminlerde “Kaçarı yok, listededir” yorumları açık ara önde gidiyor.

Fikrimi söylemeden; trafiğe kapalı alandan adımlama usulü papatya falı mırıldanarak Plaj Caddesi’ne geçiş sırasında her seferinde sol ayağım önde bastığını belirteyim. Bunu, biraz da öyle istediğim için yaptığımı itiraf edeyim.

Seçimle gelmiş bir belediye başkanının, demokrasi cildinin hiçbir fasikülünde yeri olmayacak yöntemle görevinden uzaklaştırılması kabul edilemez. Varsa bir suçu, yargılarsınız; o da sonucuna katlanır.

Bu düşüncemi her platformda dile getirdim, getirmeye devam edeceğim.

Karasu Belediyesi, kurulduğu günden beri son 8,5 yılda gördüğü tahribatı ve kurumsal kimlik zedelenmesini hiçbir dönemde yaşamadı.

Ama bunun suçunu sadece Başkan İspiroğlu’na yüklemek haksızlık!

MHP dönemindeki uygulamalarını bile bile parti değiştirmesine çanak tutanların..

Onu partiye kabul edip aday yapan iradenin..

Temsil gücünü kullanarak yaşanan olumsuzlukları frenlemek yerine seyirci kalan parti yönetimi ve AKP Meclis Grubu’nun hiç mi suçu yok?

Ya Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tutumuna ne diyeceğiz?

Karasu’na yolunda gitmeyen işleri gördüğü halde sırtını dönmedi mi Sayın Toçoğlu?

46 milyonluk kredi gündeme geldiğinde “Dur bakalım, yağmursuyu hatları benim işim” dedi mi?

Yine kendi görev alanındaki yeni terminal yapımı işinin ilk talepte hiç duraksamadan Karasu Belediyesi’ne devredilmesi olağan bir durum mu?

Muhalefete sözüm yok. Çünkü eleştiriye tahammülleri sıfır!

Halen görevde bulunan bir Belediye Başkan Yardımcısı bir fıkra anlatmıştı. Daha önce yazdığımı hatırlıyorum, ama yineleyeceğim.

İki arkadaş bir dost meclisine konuk olmuşlar. Biri sürekli konuşurken diğeri süt dökmüş kedi gibi kenarda oturuyormuş. Sonunda ev sahibi dayanamamış, “Kardeş” demiş. “Hiç sustuğun yok. İzin ver de şu arkadaşın da bir iki kelam etsin.”

Bizimkisi şöyle bir duraklamış, ardından eklemiş: “Kim konuşacak. Ha bu herif mi? Hadi sustum, buyursun konuşsun. Ne biliyor da ne konuşacak?”

Kıssadan hisse… Mehmet İspiroğlu'nun ne gibi bir yönetim bilgisi vardı da koskoca belediyenin direksiyonuna oturtuldu? Onu aday yapanlar ve parti adına milletten ona oy isteyenler önce bunun hesabını vermeyecek mi?

 


Etiketler: Cihan Ersöz - yazı - istifa - belediye

Diğer GÜNCEL haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.