SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 20.04.2018

Kulüplerin birliğine taraftarız

Kulüplerin birliğine taraftarız
Kuzuluk Ersosyspor Kulübü Yönetimi 10 Temmuz 2013'te yapılan kongrede iş başına geldi. Eski yönetimden dört isim de yeni yönetime girdi. Yeni yönetimin ilk işi çalıştırıcı olarak Okan Babahasan'la anlaşmak oldu. Ardından yardımcı çalıştırıcı Murat Yardım kadroya dâhil edildi. Bundan sonra sıra futbolcu transferine ve tabi ki işin ekonomik boyutuna geldi. Bunlar da aşıldıktan sonra başlayan mücadelenin ilk yarısında yaptığı 11 maçın tümünü kazanan Kuzuluk Ersoyspor’da neler olup bitiyor. İlk yarı değerlendirmesini, kulüplerin içerisinde bulunduğu zorlukları, ve her zaman gündemde olan birleşme konularını sorduk, Kulüp Başkanı Samet Soytürk, yöneticiler Müjdat İskender, Salim Marangoz, Antrenör Okan Babahasan ve yardımcısı Murat Yardım yanıtladı.18.12.2013 22:10
-Başlangıçta ne kadar harcamanız oldu?
Samet Soytürk: 16 yeni futbolcu transfer ettik. Aktarma parası olarak ASFK'ye 10 bin 500 lira, 2 bin lira Aziziyespor'a Kaleci Kubilay'ın, Yıldırımspor'a da Semih Okumuş için 2 bin 500 lira ödedik. 
-Futbolculara transfer parası olarak ne kadar ödediniz?
Samet Soytürk: O bilgiyi veremeyiz. Biliyorsunuz, amatör sporda transfer ücreti olmaz.
-İlk devreyi hiç puan kaybetmeden grupta lider olarak tamamladınız. Bu başarının sırrı nedir?
Samet Soytürk: Çok kaliteli bir ekip oluşturduk. Takım içinde uyum üst seviyeye çıktı. Sonuç böyle geldi.
   Tam bu noktada devreye çalıştırıcı Okan Babahasan girdi: 
   “-Başkan Soytürk beni çağırdı ve projesinden söz etti. Ben aslında takım çalıştırmayı düşünmüyordum. İddialı bir takım teklifi gelince kabul ettim. Kendisine takımda oynatabileceğim 4-5 kişi dışında fikrim olmadığını aktardım. O da 'Mevki olarak isteğini söyle, gerisine karışma, ben hallederim' yanıtı verdi. Turgut ve A. Kadir, Fatih Süt gibi beş altı kişilik kadro yaptık. Eski kadroyla birlikte idmanlara başladığımızda Başkan'dan iki kişi daha istedim. Gelenlerin içinden Semih'le Erdi'ye karar verdik. Böylece takımımızı oluşturduk. Şunu belirteyim; zorluk derecesi çok yüksek bir takım kurduk. Çünkü hepsi Süper Amatör, hatta BAL'da oynayabilecek kapasitede futbolcular. Bunları yönetmek ve ekip ruhu oluşturmak çaba ister. Ben 15 yıl profesyonel futbol oynadım. Oradan gelen tecrübeme güvendim ve 'bunları oynatırım' dedim. Zorluk nedir diye sorarsanız, deneyimli futbolcu olayı hafife alıyor. Maç öncesi idmanında karşı takımı zayıf görüyorsa konsantre olamıyor. Buna ciddiye almama demeyelim de özgüven fazlalığı diyelim. Nitekim son maçımızda bunu gördük ve zorlandık. Zaten maç başında ısınırken durumu fark ediyorum. Örneğin Hendek Gençlik maçında bunu gördüm ve futbolcuları uyardım. Bu takım istesin çalıştırıcıya da gerek duymaz.” 
HEPSİ KALİTELİ AMA...
   “-Dediğim gibi bu takımdaki sorun hepsinin belli bir kalitenin üstünde futbolcu olması. Kızmasınlar ama hepsi papaz ve futbol deyimiyle kaşar! Kimsenin kimseye sözü geçmiyor. İkizler olsun, Zeki olsun kaliteleri tartışılmaz. Fatih Yılmaz için Başkan bana 'çilek' dedi. Çomağını gördük, henüz çileğini görmedik. Çomağı bile bu kadar oynuyorsa çilek olduğunda nasıl olur?  O kaşar dediğimiz futbolcular kendilerini hala eski günlerinde zannediyorlar. Halbuki takımın başarısı sadece onların değil. Berkan, Ümit ve Erdi başta olmak üzere diğer futbolcularımız müthiş bir performans ortaya koyuyorlar.  Kuzuluk Ersoy bu noktaya geldi. Yarın bakmışsınız sahaya çıkamayabilir. Bunu Fatih Süt'te yaşadık. Sezon başında iki maç cezalıydı. Bittiğinde takıma aldım. Çok yönlü bir oyuncu. Ne var ki, Çaykışla maçında kadroda vardı, kontenjana takıldığı için gelmedi; takımdan ayrıldı. O zannetti ki arkasından birkaç kişi daha gider. Baktı ki ayrılan yok şimdi bize haber gönderiyor. Ancak o iş bitti. Demek istediğim, çok iyi giderken çok da kötü olabilirdik.
-Ama saydığınız isimlerin çoğu örneğin Zeki, efendi bir futbolcu.
Okan Babahasan: Efendi, ama bunlar bir grup. Geçtiğimiz yıl Aziziyespor'da yaşanan sıkıntıları da biliyoruz. Şampiyonluğa giderken bir anda tersine döndüler. Bizde Samet diye bir futbolcu vardı. Üçüncü Lig'de oynar. Bir Karasuspor muhabbeti yaptılar, Samet ortadan kayboldu.
İKİ TRANSFER
-İkinci yarı için yeni bir transfer düşünüyor musunuz?
Okan Babahasan: Biri santrafor biri defans olmak üzeri iki takviye yapacağız. Orta alanda sıkıntımız yok.
-D Grubu'nda sizi zorlayacak takım var mı?
Samet Soytürk: İkinci yarı büyük sürprizlere gebe.
Murat Yardım: Sahalar ve özellikle hakemlerin performansı çok kötü. Akyazı maçında öyle bir ofsayt kararı verdi ki hakem, evlere şenlik. Aslında bizim böyle bir performans göstereceğimizi kimse beklemiyordu. Kuzuluk Ersoyspor küme düşmemeye oynayan bir takım olarak algılandı. Arka arkaya galibiyetler gelince tedbir almaya başladılar. Şimdi bizi yenen kahraman olacak. Rakipleri böyle bir hırs bürüdü.
-Çekindiğiniz takım var mı?
Okan Babahasan: Bizim çekindiğimiz konu sahanın kötü olması. Suni çimde takımımız iyi oynuyor. Saha kötü olunca sıkıntı başlıyor. Yenik duruma düştüğümüz maçları çevirdik, ama bizim takımı toparlamak yine de çok zor. Herkes birbirinden bir şey bekliyor. İşte bu eksileri artıya çevirmek için uğraşıyoruz. Kısacası bizim takım canlı bomba! Bir dağılırsak toparlanamayız.
-Hakemle oynayan çok topçunuz var.
Okan Babahasan: Onu görüyoruz ve kenardan müdahalelerle önlem almaya çalışıyoruz. Bazı futbolcularımız var, isim vermeden söyleyeyim. Takıma katkıları az, diğer taraftan oyuncuların moralini bozuyorlar. Onun ötesinde bakıyorsun Ümit takımın neferi. Kendisini Serdivanspor istiyor. Geleceğini düşündük ve gidebileceğini söyledik. Kendisi Kuzuluk Ersoy'da mutlu olduğunu belirterek kalmak istediğini ifade etti. 
Samet Soytürk: Bizde bir kural var, maç biter bitmez futbolcular söz verdiğimiz primleri alırlar.
-Bazı futbolcuların uyumu bozabileceğini söylüyorsunuz, ama Hendek Gençlik maçını da o futbolcular söküp almadı mı?
Okan Babahasan: Oradaki maçın kırılma noktası, rakip takımın 6 numarasının kırmızı kart görmesi oldu. O maçın ikinci yarısını tek kale oynadık. Ama bizde gol sıkıntısı var. Zeki 10 pozisyona giriyor ikisini atıyor. Turgut 20 pozisyondan ikisini gole çeviriyor. Yerlerine gençleri koyalım diyoruz. Ancak Turgut ve Zeki'nin gol atma şansı her zaman var. Biz istiyoruz ki fırsatları gole çevirme oranlarını yükseltsinler.
-Genel Kaptan'a soralım. İkinci yarıda en çok çekindiğiniz maç hangisi?
Salim Marangoz: Bence Yuvalıdere maçı. Bir de Akyazıgücü. Neden? Çünkü sahaları çok kötü.
Okan Babahasan: Önümüze bir fırsat çıktı. Yenilgisiz şampiyon olma imkânımız var. Karasuspor da yenilmeden şampiyon oldu, ama onların beraberliği var. Biz 22'de 22 yapabiliriz.
Salim Marangoz: İki takviye yaparsak gol rekoru kırabilir ve 100 golü aşabiliriz.
Okan Babahasan: Doğru, çünkü grup kötü. Aslında golcüler iyi olsaydı ilk devre 100 golü bulmuştuk.
-Sadece sizin grup değil ki. Tüm grupları topla 10 takım çıkmaz.
Müjdat İskender: Nereden kaynaklanıyor bu sorun? Orta sahadan top geliyor. Turgut bana at diyor, A. Kadir bana at diyor. Zeki de aynı şeyi istiyor. Haliyle iş çorbaya dönüyor ve atak bitiyor.
TAKIM SAYISI FAZLA 
-Bir başka konuya gelelim. D Grubu'nda Kuzuluk Ersoy lider. C Grubu'nda iki Karasu takımı Sahil Karadeniz ve Aziziyespor ilk iki sırada. B Grubu'nda Kültür Gençlik 11. sırada. Merkezde dört tane birinci amatör takımı; çok değil mi bu sayı?
Samet Soytürk: Yazık, günah! Sezon başındaki röportajımızda da söylemiştik bunu. Dört takım neresinden baksan bir sezonda 700-800 bin lira para harcıyor. Sezon bitiyor ortada bir şey yok!
Okan Babahasan: Kuzuluk Ersoy'a bakalım. Deplasmanda da iç saha maçlarında da seyirci yok. Sağdan soy, saldan say 10 kişiyi geçmez.
Müjdat İskender: Bence şöyle bir sistem kurulmalı: Karasuspor BAL'da devam edecek; Aziziye, Kuzuluk ve Yalı'yı bırakıp diğer takımları kapatacaksın. Kendi hobisini tatmin için takım kurulmaz. Üç mahalle takımında birini U19, birini U18, diğerini U17 oynat. Böyle yaptığında Karasuspor'a İstanbul'dan filan topçu gelmez. Her takımdan ikişer üçer topçu Karasuspor'u alır götürür. İşte size bir örnek; Hasan Ekşioğlu’nun döneminde altyapıdan yetişen Batuhan Salman şimdi Sivasspor'un ilk 18'inde. Her transferinden yüzde 15'i Karasuspor'a gelecek. Bundan daha iyi bir mutluluk olabilir mi? Aziziye maçını seyrediyorum; takımda bir tane Aziziyeli yok. Kulüpler bir araya gelmeli ve birlik sağlayarak önerdiğim bu yolu seçmeli. Kimse mahalle olarak bakmamasın, altyapı olarak düşünsün.
-Sezonu şampiyon bitirip Süper Amatör'e çıktınız; sonrası ne olacak?
Samet Soytürk: İki kat harcama gerekir. Şu anki ilgisizlik sürerse ekonomik olarak taşımak güçleşecek. 
Müjdat İskender: Aynı sıkıntı Karasuspor'da yaşanıyor. Orada da Yılmaz Ekşi tek başına çırpınıp duruyor. İki kardeşleri var destek veren. Onlar olmasa ne yapacak? Geçin Aziziye'ye Reşit Yetim tek başına mücadele ediyor. Bu iş böyle gitmez diyorum. Şunu anlamıyorum. Daha önceki birleşme ve dağılmayı yaşadığım için temel noktaları iyi biliyorum. Karasu, Aziziye, Kuzuluk birleşmişti. Forma rengi de değişmişti. Gayet güzel bir oluşumdu. Karasu'nun çocukları oynuyordu takımda. İşin içine bu kadar para olayı da girmemişti. Ama, benim mahallem, benim cemaatim girdi işin içine. Bu işe kim öncülük eder? Kaymakam, Belediye Başkanı… Oturulur konuşulur. Olmadı mı; belediye zaten bir şey veremiyor. Mazot desteğini de hepten kesecek. Yazık bu harcanan paralara.
Samet Soytürk: Kuzuluk Ersoy olarak birleşmeye hazırız. Yukarıdan hiçbir maddi destek beklemeksizin altyapıyı alırız. Altyapının tesisini de kendimiz kurarız. A takımına karışmadan altyapıya talibiz.
-Çim saha sentetiğe dönüşüyor. Ne diyorsunuz?
Okan Babahasan: Gerçekten çok yazık. Saha mı yoktu gösterecek? Karasu Köyü, Yenimahalle, İhsaniye sahaları ne güne duruyor? Öne sürülen bahanelerin hiçbiri benim için geçerli değil. Çünkü kolayca aşılabilecek engellerdi. Yarın Üçüncü Lig'e çıktın; nereden bulacaksın çim sahayı? Adapazarı'na mı gidecek takım maç yapmak için? Çimi mi eskidi sahanın; Fenerbahçe, Galatasaray her yıl ikişer kez çim yeniliyor. Bul adamını; örnek Yemen Ekşioğlu’nu, söküleni getir döşe sahana.
KARASUSPOR
-Biraz Karasuspor'u konuşalım.
Okan Babahasan: Sezon başında Hakan Keleş'le görüştüm. Bunlar profesyonel topçular. Antrenörlüğe geçiş için takım çalıştırmak zorunda. Bedavadan hoca yani… Karasuspor yönetimine ilettim, ilgilenmediler. Hakan Keleş şimdi Bitlis'te... Ne işi var orada? Selami Tarhan'da yaşananları da görüyoruz. Hakan Keleş Karasu'ya gelseydi iki profesyonel topçu da getirirdi. Çünkü kendi etiketi için önemli. Karasuspor yazılı ve görsel medyanın gündeminden düşmezdi. Al sana etiket, al sana vizyon… Bir ilçenin bundan iyi reklamı olur mu? Yönetimle bu fikri yürütme şansı bulamadık maalesef… Kimse kimseyi dinlemiyor Karasuspor'da. Aziziyeli, Kuzuluklu da bundan kızıyor. O mahalleler de Karasulu kardeşim, dinleyeceksin.
MURAT YARDIM: 'AKADEMİ PROJEMİZ ENGELLENDİ'
-Kulüpler sadece futbolla yatıp kalkıyor. başka dallar neden yok?
Murat Yardım: Şu anda Sakarya genelinde Beden Eğitimi Bölümü'ne en az öğrenci Karasu'dan gidiyor. Hendek'ten 150 öğrenci Beden Eğitimi Bölümü'ne yazılıyor. Bizden giden öğrenci beş kişi bile değil.
-Bunun bir nedeni olmalı?
Murat Yardım: Bizimkiler çocuğum doktor, mühendis, avukat olsun diyor. Aile öyle düşünüyor, ama çocuğun kapasitesi belli. Örneğin bizim basketbol takımından üniversiteyi kazanamayan bir tane öğrenci yok. Bir öğrencimin son sınıfta beş tane dersi zayıftı, şimdi Sakarya Üniversitesi'nde Beden Eğitimi Bölümü'nde okuyor. Diğerleri de orada öğrenci.
Okan Babahasan: Branşları zenginleştirmek için Akademi kuralım dedik. Hocalarını bulduk, projelerini yaptık. Kaymakam dönemin kaymakamına götürdük. “Siyasete giriyor” gerekçesiyle destek olmadı. Hâlbuki öğrencileri Spor Akademisi'ne hazırlamaktı amacımız.
Murat Yardım: Atletizme yatkın bir öğrenci keşfettim. Ailesi okutacağız bahanesiyle göndermedi. Dedim ki “İyi işte, biz de onu beden eğitimi öğretmeni yapalım.” Şimdi her gün krosa gönderiyorlar çocuklarını. Hiç aksatmıyor. Şimdi liseyi bitirip barajı geçsin, ben onu yüzde 99 beden eğitimi öğretmenliğine yazdıracağım. 
   Bir başka konu daha var ki iç acıtır. 1998 yılında Karasu'ya geldim. Nüfus 12 bin civarındaydı ve bir saha ile bir salonu vardı. Yıl 2013, nüfus 30 bin olmuş. Yine bir tek saha ve bir tek salon var. 

Etiketler: Kuzuluk Ersoy - Samet Soytürk - Okan Babahasan - Müjdat İskender - Murat Yardım - Salim Marangoz

Diğer SPOR haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.