SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.06.2018

GAZİNOLAR


   Aslında önce şuna karar vermek lazım, Gazino mu, müzikhol mü, bar mı, pavyon mu? Yıllar öncesinden oluşan kültürle, kendine has bir eğlence anlayışımız var. Gazino diye adlandırsak da, bazen müzikhol, bazen pavyon… Çok amaçlı yani… 
   Gazino kültürü bambaşka bir şey çünkü! Ailece gider, sesi güzel ve meşhur olma yolunda idealleri olan bir sanatçı adayını sahnede izlersin. İstek şarkıyı küçük kâğıda not olarak yazar, garsonla sanatçıya ulaştırırsın. İlerleyen saatlerde de dansöz çıkar ve sahnede sanatını icra eder, program biter. 
   Bizim gazinolar bölgesine kimi müzik dinlemeye gidiyor; ama ahım şahım sesi olan şarkıcı yok! Müziğin yüksekliğinden, orgcunun kabiliyetinden idare ediliyor. Bazen de sözleri yutuyor şarkıcı. Hele uydurmuyor mu, illet oluyorum yahu… Şarkının söz yazarı duysa, intihar eder! O derece yani… Kabiliyetli sanatçı sahne alırsa da zaten konuşuluyor, “Filanca yere bir sanatçı gelmiş, süper sesi var”, diye…
   Kimisi oynamaya gidiyor. Hesap az gelsin diye 2 bira ile masayı işgal edip, dansöz gelince de çıkıp onunla oynayıp göbek atmak için gelen bir sürü insan var. Bu türlere pek rağbet edilmiyor tabii. Müşteri az olursa ayrı. Ekonomik durumu iyi olan, bahşişi yüksek tutup dansözü ayarlamaya çalışanlar da var, orası aynı. 
   Hani dansöz diyorum ya, lafın gelişi… Çoğu düğünlerde oynasa, dikkat çekmez. Oynamayı bilmeyen, bu işin eğitimini almamış, yarı çıplak kızlar sallanıp duruyorlar işte! Kalite gerekmeyince de hemen her mekânda bolca var. Eskiden en fazla 2 taneydi. Şimdi ben diyeyim on, siz deyin oniki…
   Kimisi de -göz açlığından diyelim- yarı çıplak kadın görmeye gidiyor. Bunların da çoğu biracı… Masraf olmasın diye masaya sanatçı bile çağırmazlar.
   Bazıları, ortam müsaitse masaya konsomatris çağırıyor, içki ısmarlıyor, 2 laf edip anlaşmaya çalışıyor. İşte benim bu hafta yazmak istediğim konu bu!
   Bir arkadaşımın daveti üzerine gittiğim bir müzikholde, daha girmeden bana sordu, “Yine gazetede yazıyor musun?”. “Yazıyorum ama  gazinolar hakkında yazmıyorum, başım belaya giriyor” dedim, gülerek. “Yaz abi yaz, istersen ismimi vererek yaz” dedi ve şunları söyledi;
   “Buralara geçen baskın oldu, bütün yabancı kadınları tutukladılar. Fuhuşu önlemek amaçlı yapılan bu operasyondan sonra şimdi tekrar ortalık yabancı kadın doldu. Hatta çalıştıkları evlerin adresini dahi verebilirim. Biz onlar gibi yapmayınca müşterilerimiz azalıyor. Ya onları da kadın bulundurmaktan vaz geçsinler, ya biz de başlayınca müdahale etmesinler. Ben bunu birkaç polise bile söyledim ama ciddiye alan olmadı.”
   Hayli dertli görünen ve kendine şikâyet mercii arayan bu gazinocu arkadaşımın şikayetini dile getirdikten sonra, başımdan geçen eski anekdotlardan birkaç örnek vereyim.
   Kentimizin en eski ve müstesna eğlence yerlerinden birinin sahibiyle sohbetimizde, “Mekanın çok güzel, yeri ve mevkii de süper. Tam eğlence yeri.  Ama siz işletmeciliği beceremiyorsunuz demek ki, mekânınız bomboş” dediğimde, o da benzer şikayetlerde bulunmuştu. “Abi, kadın satan para kazanıyor, biz satmadığımız için dükkân boş gördüğün gibi” demişti. Sonradan duydum ki, etrafında bolca kadın olan birini sözleşmeli olarak işe almış. Haliyle kadınlar gelince, müşteri de dolmaya başlamış. Yani anlayacağınız, “Satmayı beceren birini” bulmuşlar!
   Şimdi kadın satmadığı için müşteri sıkıntısı çektiğini söyleyen işletmeci için de bir zamanlar “Çok güzel Rus, Ukraynalı ve Arap kadınlar bulunduğu yönünde dedikodular geliyordu kulağımıza!
   Bölgenin kadın ve alkol bulunması sebebiyle suç işlemeye müsait olduğunu ve polis noktası bulundurulması gerektiğini söylemiştim amirlerden birine. Verdiği cevap, “iyi ya, suç işleyenler temizlenmiş oluyor bu arada” diye espri yapmıştı! Ben yine de ısrar ediyorum, buraya bir polis kontrol noktası konulmalı. Yapılacaksa ya tam teşekküllü güvenlik ortamı içinde eğlence düzenlensin. Mesela silah ve kimlik kontrolü yapılsın. 
   Bölgede, yine eskiden kalan ve kanlı bir hesaplaşmanın kalıntısı olarak duran metruk bir yapı var. Hani müdahale edilip kaldırılsın diyeceğim ama… Hani kaza yapan araçları yüksek bir yere koyup ibret için teşhir ederler ya, buranın da ibretlik bir teşhir yeri olarak kalması sanki daha mantıklı geldi bana. “Bakın, yanlış yapan olursa, sonuç burası gibi olur” gibi bir gözdağı sanki…    
  Bu tür eğlence yerlerinden mühürlenenler olmuş. Kimi yabancı kadın, kimi de sahte içki için olduğunu söylüyor. Yabancı kadın, hastalık demek... Peki sahte içki..? O da ölüm demek. Sahte içki satan işyerlerini doğrudan insan canına kast, öldürme kasıtlı diye haklarında dava açılmalı. Zamanında çok kişi öldü çünkü! Ya da kilosu 100 Lira olan, maliyeti 5 lirayı geçmeyen bandrollü içki yerine, “kaçak ama güvenli” olan sahte içki kilosu 20 lira gibi bir rakamdan satılsın. İnsanlar bilerek alsın. Tamam, bu dediğim yasal değil ama insanlara fahiş fiyatla içki satıp ölüm tehlikesi oluşturan bonzaiye itmek, yasal olmayan esrara itmek suç değil mi?
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 551