SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 25.06.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • UYUŞTURUCU-KARASU’NUN BELASI

UYUŞTURUCU-KARASU’NUN BELASI


  Üniversite mezunu bir arkadaşımın çok doğru bir tespiti var; “Gençler alkole alışmasın diye içkiye öyle bir zam yaptılar ki artık, birçok çeşit uyuşturucu kullanan gençlerimiz oldu.”  

  İçkiyi pahalı bulan gençler, esrar, kubar, hap, bonzai, tiner müptelası oldu. Henüz eroin ve kokain türü uyuşturucu kullanan pek yok. Bunun da sebebi, pahalı oluşları. Bu da bizim tezimizi doğruluyor zaten.

  Öyle tahmin ediyorum ki, başlığı görünce İlçemiz Emniyet görevlileri, Yargı görevlileri ve birçok STK toplulukları ilgilenir, yazının devamını okur. Yok, eğer okumazsa da zaten biz bunu hak ediyoruz!

  Bizim gençliğimizde kahvelerde bira satılıyordu. Meşrubat yerine geçiyordu bira. Pahalı da değildi. Gazoz niyetine içiyor, birasına tavla atıyorduk. Hiçbirimiz alkolik olmadık. Hele otçu, esrarkeş hiç olmadık. Aramızda barınamazdı zaten. Uyuşturucu kullananlara acır, toplumdan dışlardık. Hele biri uyuşturucu kullansın, yedi düvele adı yayılırdı, Filancı kişi Esrarcı, diye…

  Şimdi alkole gelen fahiş zamlar yüzünden, gençler uyuşturucuya yöneldi. 2,5-3 liraya alıp içeceği bira 7-8 lira oldu. Belki 2 bira içip dağıtacağı efkarını(!) paylaşacağı neşesini şimdi otta esrarda arıyor.

  Üstelik esrar yetiştirmesi ve bulması çok daha kolay... Ormanlık alanlarda, fındık bahçelerinde, mısır tarlalarında yetiştirilen uyuşturucuya talep fazla… Az para çok kafa… Kısa sürede alışkanlık da yapan bu musibet gün geçtikçe yayılıyor.

  Karasu’da, birçok saygın aile, çocuklarının uyuşturucu kullanmasından şikâyetçi… Ancak bundan utandıkları için pek açığa veremiyor, saklıyorlar.

  Zaten açığa versen de ne olacak ki? Bununla mücadele eden ne bir kuruluş ne de bir yasa var. Hastane, doktor çare değil. Kişi isterse tedavi olmayı, Amatem adlı kuruluş tedavi ediyor. Ancak o da uyuşturucu müptelası kabul ederse. Kabul etmezse tedavi kesiliyor. 

  (Amatem, alkol ve madde bağımlılarını tedavi amacıyla kurulmuş bir tedavi merkezidir. Başlangıçta Bakırköy Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesi bünyesinde iken şimdi yurdun belli başlı il merkezlerinde görev yapmaktadır. Bildiği kadarıyla da Sakarya’da bir tane mevcut.)

  Hadi diyelim tedavi olmayı kabul etti. Bataklıkta sivrisineği nasıl önlersin bataklığı kurutmadan? Adım başı uyuşturucu satılan bir ilçede, nasıl, ne kadar tedavi edilebilir ki?

  Yasalar, sadece uyuşturucu satışıyla mücadele ediyor. Yargı, yalnız satıcı olduğu tespit edilen kişiye ceza veriyor. “Ben içiciyim” diyen kişi yasalar gereği cezadan muaf oluyor. Hatta yasanın bu maddesi gereği, birçok satıcı da uyuşturucu kullanmaya başlıyor. Kullanıyor ki yakalandığında “Ben içiciyim” deyip yırtabilsin! İçici değilse, satıcılık yaparken yakalanmasa bile bulundurmaktan ceza alabiliyor.

 Peki, hal bu kadar tehlikeliyken, bundan şikayet eden yok mudur ki gerekli tedbirler alınmıyor? Yoksa Emniyet bu konuyu önemli görmüyor mu?

  İlçemizde sokak başı mobese kamera döşendi. Önceleri ciddi olarak suç ve suçlu takibinde kullanılırken sanırım artık cazibesini kaybetti. Sık sık yapılan altyapı kazısı sırasında zaten bir çoğunun kablosu koptu. Birçoğu da bakım ve onarımı yapılmadığından arızalı… Belediyedeki merkezde ise eskisi kadar emniyet gömrevlisi ve takipçi bulunduğunu sanmıyorum.

  Peki, mobese bizi neden bu kadar ilgilendiriyor?

  Her alanda olduğu gibi uyuşturucu trafiğinde de büyük ölçüde yararlanılması muhtemel olan bu kameralar, polisin devamlı takip edemediği bölgelerde büyük kolaylıklar sağlar. Mesela Pazaryeri, mesela garajlar mevkii, mesela gazinolar bölgesi, mesela Liman çevresi…! Ben bu kadarını yazdım, buna ilave edilecek yerler vardır muhakkak.

  Koskoca pazaryerinde “Burası kameralar ile kontrol ediliyor” tabelası var. Kimi kandırıyorsunuz siz. Kamera ile gözetlenen bir yer, uyuşturucu kullanıcılarının meskeni olabilir mi? Pazaryeri içinde, etrafında ve yanındaki parkta neler olup bittiğinden emniyetin görevi var mı?

  Ya Terminal Bölgesi…! Gecenin karanlığı çökünce torbacıların hareketleri, torbaların el değiştirmesini de mi görmüyor polisimiz? Ya da görse, ne yapacağını mı bilmiyor? Bununla mücadele için ille Adapazarı’ndan ekip mi gelmeli? Birilerinin şikayet etmesi mi gerekli? Eğer öyleyse Ben şikayet ediyorum. Buralarda uyuşturucu ticareti oluyor, haberiniz olsun.

  Çok da zor değil aslında. Emniyette bilinen satıcı ve kullanıcılar için teknik takip gerekli. Bunun için de Savcılığın izni ve emri… Emniyetin işini kolaylaştırmak için mobeselerin bakım onarımı, tamiri de şart. Bunun için de Belediyenin öncülük etmesi lazım.

  Teknik takip dedim de, artık kişilerin telefonları vasıtasıyla nerede olduğunu tespit etmek çok kolay. Bu sayede kaybolan kişiler, takip edilenler, an be an nerede oldukları 5-10 metre yanılmayla bulunabiliyor. Devriye gezen bir polis ekibine bunu sordum, Kaybolan birinin yerini telefon numarası ile tespit edebilir misiniz diye, “Hayır” cevabı aldım!  Dünyada kullanılan bu sistem, İlçemizde mi kullanılmıyor.

  Son olarak, fiyatını iyice artırıp akşam 10’dan sonra yasakladığınız alkol yüzünden gençlerimiz uyuşturucuya yöneldi. Daha da yaşlı olanlar ise kimyager oldu, evde içki yapıyorlar. Beceriksiz yönetiminizin sonuçlarını bu millete çektirmeyin. En yukarıdaki yasa koyucudan en aşağıdaki yasa uygulayıcısına kadar, herkese görevler düşüyor. Dışarda içip evde ahkam kesenler yerine evde içip dışarda ahkam kesenler arttı, bilginiz olsun!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 227