SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 17.08.2018

BAŞKAN ARANIYOR


              

  Bu da nerden çıktı demeyin, Her parti, Karasu’da seçimi kazanabilecek Başkan arayışı içerisinde… Nereye gitsek, muhabbet o yönde, Başkan kim olmalı?

  Fıkradır; Temel, gazetede ilan görmüş, “Üniversite mezunu, yüksek lisans yapmış, çok iyi derecede İngilizce bilen, 5 yıl büyük şirketlerde yöneticilik yapmış müdür aranıyor”, diye… Almış gazeteyi, ilandaki adrese gitmiş. Patrona gazetedeki ilan için geldiğini söyleyince, Patron sormuş, “Hangi Üniversiteyi bitirdin?” “Üniversiteye gitmedim!” “İngilizce biliyor musun?” “Bilmiyorum!” “Herhangi bir şirkette yöneticilik yaptın mı?” “Yapmadım!” “Be adam, öyleyse niye geldin? “Ha Pana umut bağlamayin diye haber vereyum dedum!”

  Aslında, AKP’li Belediye Başkanı, Karasu’nun 7 yıllık geleceğini ipotek verdi. Gelen Başkan, 7 Yıl boyunca İller Bankasından çekilen kredi ve faizini ödeyecek, aylık 856.000 Tl. Peki, ne için?

  Başkan bunu, parti üst yönetimine, “İlçeye hizmet etmek için paraya ihtiyacım vardı” diye yutturdu. Büyükşehir Belediyesinin yapması gereken işleri yapmaya soyundu. Ana Cadde aydınlatma direkleri, 4 mahalle stadı, 30-40 metre de büz döşeyip parayı bitirdiler. Bunun adını da hizmet koydular! Ortada gözle görülen, Karasu Halkının minnet duyacağı bir proje yok! Buna karşılık, önümüzdeki dönem ödenmesi gereken paralar, maaşlar, akaryakıt giderleri var ve bunun yanında İlçeye hizmet de edilmeli! Hangi parayla?

  Başkan, biz Belediyeyi borçlu bırakmayacağız diye taahhütte bulundu. Merak ediyorum bu iş nasıl olacak? Afet kredisi diye çekilen paralar, afet işlerine af mı ettirilecek yoksa? Eğer ortada bir afet varsa, bu mümkün olabilirdi. Ama afet olmadan ilçeyi afete uğratanları seçmeli aslında bir dahaki dönem. Seçmeli ki, nasıl bir ilçe bıraktıklarını kendileri görsünler. Eğer bu şekilde devam ederse, işçi paralarını ödeyemeyen ve her taraftan icra bağlanmış, hizmet edemeyen bir Belediye devralır yeni gelecek Başkan! Bu sebeple Mevcut Başkanın sözünü tutarak, seçime girmeden Karasu’nun borçlarını Büyükşehir’e ya da Hükümete devretme yönünde bir formül bulması gerekir. Yoksa karanlık günler bizi bekliyor!

  İyi Parti çevresinde pek ses yok. İlçe Başkanı, gücü ölçüsünde muhalefet yapmaya çalışıyor! MHP Cephesinden de öyle. Takılmışlar iktidarın dümen suyuna, gitmek mi zor kalmak mı nakaratı içerisindeler. En azından isimlerinin AKP ile birlikte anılmasından rahatsızlar. Bu iki parti da muhtemelen emekli Vali ya da Kaymakam veya yardımcılarından birini aday gösterecek kanaatindeyim. Gönül isterdi ki her ikisi de ayrı ayrı aday göstersin, hangisinin daha güçlü olduğunu görebilelim.

  Aslında gençlik hareketinin en güçlü isimleriydi bu parti. İktidar adaylarını çok önceden hazırlamalıydılar. Emekli biri yerine, gençlik heyecanı üzerinde olan biri, daha gerçekçi hizmetler, daha radikal değişiklikler yapabilir diye düşünüyorum.

  CHP, Başkan adayını bulduğunu zannediyor. Neden bilmem, ismi zikretme konusunda temkinli davranıyor. Daha önce ağzının yanmış olması sebebiyle midir bilinmez. Ben, bu açıklamayı partinin kendisinin yapmasını bekleyeyim. Ama ismi geçen kişi ile yaptığım mülakatta, Eğer CHP’de bir istek, bir heyecan ve birliktelik görürsem, bir rüzgar hissedersem bu işe soyunurum, diyor. Yoksa adımı ve kariyerimi boşu boşuna harcatmaya niyetim yok, diyor. Bu sebeple CHP’de B planını düşünüp ikinci bir aday hazırlamalı.

   Biz, İlçeye yaraşır, hizmet verebilecek bir aday arayışı içerisindeyken, bir de Kuzeyden milletvekili adayı çıkmıyor diye kızıyoruz. Kendi aramızdan birini bu işe layık görmeyip, başka illerde hizmet vermiş emeklilere bel bağlıyoruz. Dolayısıyla da o kişi seçildiğinde ancak haberlerde görebiliyoruz.

  Aday bulmak zor değil. Önemli olan, o adayın etrafında bütünleşip başarılı olacağına inandırmak. Hepsinden önemlisi, kendi işini kurmuş ve başarılı olmuş birileri, ticari zekaya sahip ve insan psikolojisini anlayan biri olmalı.

  Üniversite mezunu olması şart değil, kendini yetiştirmiş ve topluma kabullendirmiş biri olmalı.

  Emekli biri değil, genç, atak, vizyon sahibi biri olmalı.

  Yalancı, sözünü tutmayan biri değil, aksine dürüst, sözüne güvenilir biri olmalı.

  Pısırık, içine kapalı biri değil, cesur, atak aktif ve sosyal biri olmalı.

  Trabzonlu, Rizeli biri değil, Karasulu biri olmalı.

  Gürcü, Abaza, Laz, Manav vb değil, Türk milliyetçisi olmalı.

  Romantik, duygusal biri değil, gerçekçi olmalı.

  Çok zengin ya da çok fakir olmamalı. Gözü aç olmamalı.

  Etrafındakilerini-meclis üyelerini- oy toplayabilecek geniş ailelerden değil, bu saydığımız özelliklere sahip birilerinden toplamış olmalı.

  Taklitçi değil, şahsına münhasır olmalı.

  İnsanları bir kalıba sokacak biri değil, aksine hoşgörülü, geniş yelpazeye hitap eden, yaşam tarzlarına dokundurtmayacak biri olmalı, güven vermeli.

  İnsanlara, “Seçilirsem senin çocuğunu işe alacağım” gibi kişisel sözler değil, genel sözler veren ve Karasu’ya yapılması gereken şeyleri yapmayı taahhüt eden biri olmalı.

  Tabi bunlar hep iyi niyetle istenen şeyler. Hepimiz de tahmin ediyoruz ki Aday, tam da saydıklarımın tersine yönde gelişecek!

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 83