SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.09.2019

DÜKKAN KAPALI



  Dükkan dediğim, Karasu Belediyesi..!

  Geçen hafta uğradığım Belediyede, personelden başkası yoktu. O bile eksik..! Odalar boş olmasına boş da, koridorlar bile bomboş! Başkanın odasına yöneldim, kimseyi göremeyince vazgeçip geri dönecektim. Yine de merak edip sordum, "Başkan Nerede?" diye. Odasındaymış! Toplantı mı var, diye sordum, Yokmuş! Evrak inceliyormuş! Bekleme odasının boşluğu Beni iyice şaşırtmıştı!

  Kimse yok derken, bir güvenlik elemanı zabıta ve İki Özel Kalem Memuru Bayanlar... Başkanla Niçin görüşmek istiyorsun, konu ne, dedi? İmar, dedim. Başkan yardımcıları ile görüştün mü, dedi? Hayır, doğrudan Başkana sormam gerek soru var, dedim. Telefon numaranı ver, Biz Başkan müsait olduğunda arar, randevu veririz, dedi. Sorgulamadan sonra numaramı verdim, tam gidiyordum ki, diğer Hanımefendi tanımış olacak, az bekleyin, dedi.

   Tek başıma sıkıcı bir bekleyişten sonra, kalkıp gitmeyi düşündüm. Neyse ki Başkan haber verdi ve görüşebildik.

            ***

  İhsaniye Mahallesi ( Ve daha bir çok mahallede) Anayol üzerinde ciddi yapılaşmalar var. Bunlar muhtemelen İmar Barışından ve benzer yasalardan yararlandı. Çünkü ruhsat almaya kalksalar çok daha masraflı olacaktı. Bu arsalar tapuda çoğunlukla "tarla" olarak gözüküyor. Dedelerden kalan mallar bölüne bölüne artık tapuda bölünemeyecek kadar küçük parçalara kadar bölünmüş, bölünme, gayriresmi şekilde devam etmiş. Her parça sahibi kendisine düşen kısma inşaat yapmış ama yeni yapmak isteyenler yapamıyor! Tarlalar ve fındıklıklar da 5-10 dönümden aşağı bölünemiyor. Hissedarlar ancak diğer hissedarlara satabiliyor yasa gereği. Aslında çoğu da birbirlerini görmüyor, kavgalı, küs ya da yabancı! Tarlanın bölünebilmesi için imar geçmesi lazım! Ama ufukta bir imar planı hazırlığı yok!

  İmar Planı öyle atla deve değil. Belediyeler kendileri yapabilir. Öyle kitlesel bir imar bile şart değil. 15 dönüm bir tarla sahibi, Belediye Encümenine müracaat edip kısmi imar isteyebilir. Meclisin aldığı karar bağlayıcıdır. İmar alındığında, Belediye kendi yollarını, yeşil alanlarını vs koyabilir. Tarlayı bölüp onaylaması para, ruhsat kesmesi, iskan vermesi para... Aralardan boş arsalar çıkartıp satması ayrı bir para...

  Ama dükkan Boş! Belediyeye de para lazım!

           ***

  Belediye binası zemin katta dinlenirken, İlçemiz müteahhitlerinden birinin Ceosu geldi. Çay içip sohbet ettik. Belediyeden alacakları varmış, onu isteyecekler, muhasebecilerini bekliyorlar. Ben de Belediyede para olmadığını söyledim. Biliyoruz, dedi. Bakalım ne olacak, diye de ekledi. 50-60 bin lira paraymış alacakları! Sormadım ne oldu diye.Öğrenirsem, yazarım!

          ***

  Çarşıda aracımı park edecek yer bulamadım, Belediye otoparkına yöneldim. 2 Liraymış, bir şey değil! Geniş geniş park edip çıktım, işlerimi hallettim. Gözüm arkada kalmadı yani! Çarşıda millet ikinci sıra park ediyor, yolu tıkayacak şekilde park ediyor, 2 Lira için değer mi yahu!

  Merak edip sordum, günlük ne kadar araç park ediyor diye. Hafta içi 600-700, Pazartesileri 10 katı daha fazla....  Aylığa vurunca 35-40 bin lira...

  Buradan Karasulu  Hemşerilerime sesleniyorum; Belediye bizim belediyemiz, hangi partili olursa olsun. Gelin hep beraber Otoparka park edelim, denizde damla misali bir katkımız olsun. Hem de İlçemiz trafiği biraz daha rahatlasın.

               YAZLIKÇILARIN GİTMESİNİ Mİ BEKLEDİNİZ?

   Minibüscüler zam yapmış, 2,5 lira olmuş. Yahu millet gittikten sonra zam yapmak hangi ticari zekanın ürünüdür? Yaz başında yap bari de, kışın o boş gidiş gelişlerde sübvansiyon yapmış olursun. Hatta kışın ucuzlat ki, öğrencilere bir katkınız olsun!

  Bir de ilaçlamayı kesmek için Yazlıkçıların gitmesini mi beklediniz? Neyse ki sivrisinek sorunu sadece İlçemize ait değil, Kocaali de aynı sıkıntıdan dert yanıyor. İnsanlar, fındık toplarken, el arabalarında ot yakıp duman yaparak kaçırmaya çalışıyor sinekleri. Çadırlarda yatan mevsimlik işçiler, bebeklerini, çocuklarını koruyamamaktan dert yanıyor. Hani, yangın söndürme uçaklarımız çalışsa da onlarla havadan ilaçlasak... O redde yani!

  Tek tesellimiz, esnafın elinde kalan sinek ilaçları satışı patladı da esnaf biraz nefes aldı! O Raid, ne güzel ilaç yapmış öyle, kokusuz...  Az daha uğraşsa, parfüm kokusu süsü verecek! Sinek istilası olmasa fark edemeyecektik!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 41