SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 17.12.2017

FESTİVALE GEL!


     Haftalardır konuşuluyordu Festival. Bu iktidar tarafından uzun yıllar ara verilen Festival, nihayet yapılacaktı. Gerçi adı değişmişti, “Fındık ve Kültür Festivali” değil ama “Yaz Festivali” olmuştu!

  Olsundu…! Neticede festivaldi ya… Eğleneceklerdi işte..!

  Önce yeri yadırgandı. Karasu sahilinin en işlek Caddesi trafiğe kapatılıyordu. Sadece araç trafiği değil, yayalar da sahilde kaldırımı kullanamadılar. Kaldırım da kesilmiş, insanlar arka ara sokaklara yönlendirilmişti! Hâlbuki Sahil park yeni yapılmış, doğusunda da mini konser alanı düzenlenmişti. Karasu’da yapılan festivaller için büyük bir gösteri alanı düzenlenmesi gerekmez miydi?

  Gündüzden yapılan polis barikatları, gösterinin paralı olduğunun sinyalini verdi. Bu sebeple Karasulu pek çok kimse rağbet göstermedi. Sahi, Bir işletmecinin para kazanması için nasıl olur da Karasu Sokak ve Caddeleri kapatılabilir?

  Bir işletmecinin para kazanması için nasıl olur da kentin zaten yetersiz olan polis gücü bu işe destekçi yaptırılır?

  Bir işletmecinin para kazanmasının nesi gurur verici olabilir de kentin Belediye Başkanı boy gösterebilir?

  Ne oldu bizim Karasu Kültür ve Fındık Festivali’ne?

  Sadece bizim değil, Kocaali ve Akçakoca Festivallerine ne oldu? Halkın coşku ile eğlenmesinden neden korkuluyor.

  Haydi başlarda terör olayları vardı. Bombalar patlıyor, onlarca insan ölüyordu. Sık sık şehit haberleri geliyordu ve bu ortam içinde eğlence yapılamazdı. (Gerçi iktidar, dilediği zaman eğlence ve konser düzenleyebiliyordu. Belediye önündeki yolda ve Kent Parkta yapılan konserler bunun örneği..)

  Halkın geçmişi ile bağı mı koparılmaya çalışılıyordu ki, Otuz küsur yıllık festival, bu iktidar, bu yönetim tarafından bitirildi?

  “Festival, kimi parasıyla yapılıyordu?” diye sordu biri bana. Belli ki, Halkın parasıyla yapılıyordu ve halkın parası artık çarçur edilmeyecekti şeklinde bir cevabı var. Böyle düşünenlere kısaca özetleyeyim;

  Festivaller için oluşturulan bütçe kesinlikle halkın cebinden çıkmıyordu. Müteahhitlerden, işadamlarından, Lunapark işletmecisinden ve hepsinden önemlisi otomotiv firmaları sponsor oluyor, böyle karşılanıyordu bütçe.

  Müteahhitler, gelen kalabalıklarda tanıtım yaparak ve daire satarak karşılıyordu verdikleri parayı. Oteller, lokantalar, eğlence yerleri hınca hınç doluyor, köylü bile bahçesinden topladığı meyveleri satarak para kazanıyordu.

  Lunapark hınca hınç doluyordu.

  Sponsor firma, ön gösterişli yere açıyordu standını.

  Ve Karasu halkı sadece televizyonlardan gördüğü sanatçılarla tanışıyor, onlarla coşuyordu.

  Paralı yapılan ve festival diye bize kakalanan şey, o kadar sönüktü ki! Baştan aydınlatma yetersizdi. Sonradan seyirci ve coşku…

  Hatta ilk çıkan Hanım Sanatçımız, paralı seyirciyi az bulmuş, kapıların açılmasını istemiş. Dediği olmayınca da sahneden inmiş. Tebrik ediyorum. Belki az seyirciye konser vermek fikri ağır geldi, belki da paravan arkasından bedava dinlemek isteyenlere acıdı, bilinmez ama tavrı herkes tarafından takdirle karşılandı. Neticede kapılar açıldı ve hem sanatçının hem de halkın istediği oldu.

  Son akşam, Ben de merak ettim, bir göreyim dedim nasıl olmuş festival. Genç sanatçımız Aleyna Tilki kimdir nedir?

  Doğrusu ben giderken millet dönüyordu. Sanırım beklenen ilgiyi görmedi! Tilki, sahnede konuşurken, sanki okul münazarası varmış gibi hissettiriyordu. Konuşmaları çocukçaydı ve diksiyonu bozuktu. Şarkı söylemeye başladığı zaman ise sahneyi dolduruyordu. Seyredenlerin çoğu, konseri dinlemek yerine cep telefonlarına kaydediyorlardı. Bu durum, karanlık sokakta o kadar ilginç bir görünüm almıştı ki, sahnenin arka taraflarından bakıldığında sanki cep telefonu şovu yaşanıyordu. Nadiren şarkıya eşlik edip yerinde zıplayanlar vardı.

                                  ***.

  Konserin bitişinde Mini Çarşı içinden yürüyerek geçtim. Arka taraftaki çadır gazinosunda da müzik vardı ve sahnedeki bir erkek, Cihan Hocayı delirten sesiyle müzik yaptığını sanıyor ama açıkça böğürüyordu. İçerdeki mazoşist kalabalık da bu iş için para veriyordu, hayret!

                            MÜHENDİSLİK

  Birçok alanda kendini gösterir mühendislik mesleği. İnşaat, makine, elektrik… Her mühendis kendi daalında bilgi sahibidir.

  Mesela, elektrik mühendisi, bir sokağı aydınlatacak ışığın ne kadarlık bir ampülle, ne kadar yüksek bir direkte ve ne sıklıkta konulacak direklerle sağlanacağını bilir.

  Ama bir yönetici, bir elektrik mühendisine sormak yerine kendisi karar verir; Ne büyüklükte bir direk, nasıl süslü olsun, aralıkları nasıl yapalım, diye. Ha, belki şunu da merak eder Yönetici, fazla fatura da keser mi acaba direği satan şirket?

  O sebeple aydınlanamayan bir Karasu Şehri görür bizim gözlerimiz!

 

  

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 199