SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 17.12.2018

YANGIN VAR


                     

  10 Yıl kadar önceydi. Sahildeki barakalar, ruhsatsız yapılar, müzikholler, gazinolar vs durup dururken yanmaya, yakılmaya başlanmıştı. Öyle planlı yakılıyordu ki, yakanlar geride ne bir iz ne de bir görgü tanığı bırakıyorlardı. Yanan yandığıyla kaldı. Bir adli dosya açıldı mı bilmiyoruz ama açıldıysa da sümenaltı edilmiş, kapanmıştır.

  Genel kanaat, yakanlar Belediye tarafından organize edilmiş bir guruptu. Belediye yönetiminin, kimsenin kalbini kırmadan, masraf da etmeden, ruhsatsız yapılar hakkında bulduğu çözümdü!

 Yasalar niçin var? Her işimiz metazori ve zorbalıkla mı halledilmeli? Devlet böyle bir usulsüzlüğe alet edilebilir mi?

  Yapılan, yapanın yanına kar mı kaldı.

  Nerden aklımıza geldi diye sorarsanız, Büyükşehir tarafından ihale edilen Beach’lerden birisi, sanırım 9 numara, geçtiğimiz hafta yakıldı. Kim yaktı, neden yaktı? Diğerleri neden yakılmıyor?

  Bu Beach’ı işleten bir Kadınmış, tanımıyorum. Bütün Beach’lar yıllık 5.000 lira civarında bir paraya kiralanmışken, bu kadın kendisiyle ihaleye girenlerle yarışmış ve 15.000 Lira yıllık kira bedeliyle o işletmeyi kurmuş. Tabii bununla kalmıyor, işletmeyi işletirken, sağında solunda aynı hizmeti yapmaya başlayarak ihaleye girmeden rekabet oluşturmuşlar. Ve geçtiğimiz hafta da yakılmış.

  Bu memlekette yasalar var, polisler var, hakimler var. Ben, bu kadının yaşadığı sıkıntıları dinlerken gözlerim doldu. İla eli silahlı fedai mi tutması gerekirdi! Bu mağduriyeti yaşatanları Devlet tespit edemez mi? Kanun koruyucular, hakim önüne çıkartamaz mı?

  Yapılan, yapanın yanında kar mı kalacak?

  Ha, bu işi yapan diğer bazı beach işletmesi sahipleri, “Kızı yalnız buldular, arkası yoktu. Aynı şeyi bize yapmaya cesaret etseler, boylarının ölçüsünü alırlar” diye de meydan okudular!

                                BEACH’LAR

  Yeni bir terim öğrendik. Deniz kenarına gelenlere şezlong, şemsiye ve diğer bazı hizmetleri sağlayan işletmelere diyoruz. Kimi piç diyor, kimi biiç…

  İşte bu Biç’ler için verilen şikayet dilekçesi sonucu, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, 10.06.2018 Tarihinde sözleşmenin biteceği ve yenilenmeyeceği taahhüdünde bulunmuş Bakanlığa. Bu sebeple de soruşturma açılmasına gerek kalmamış.

  Bu kararın alınmasındaki sebep, Biçler, kıyı kenar çizgisi içinde kalması, hatta ilk 50 metre çizgisini işgal etmesi… Ve en önemlisi, kıyı kenar çizgisi içinde yapılacak yapılar statüsüne uymaması… Yönetmelik, kıyı kenar çizgisinde hiçbir inşaat yapılaşma, diyor. Ancak başka yerde yapılamayacak tersane türü yapılara izin veriyor. Turizm amaçlı olanlar da sadece üstü açık yapılar, gezi yolları, rekreasyon türü yapılar olabilir. Ama biçler öyle mi?

  Ama Biç sahipleri öyle düşünmüyor. Sözleşme süresi bitmedi,  3+1 yıl olarak yapıldı, diyorlar. Yani bir yıl daha uzatılmasının sözleşmede yazdığı vurgulanıyor. Üstelik yıkımın hemen başlamamasına mazeret olarak, turizm sezonuna rastlaması sebebiyle Mayısa ertelenmiş!

  Kanaatimce biçler bu yıl da kalacak. Ancak, eğer yıkılması ya da kaldırılması gündemdeyse, ortak akıl ile hareket edilmeli. Mayısta başlayacak yıkıma hiç biri iştirak etmez. Üstelik tam sezon başı, sahil düzenlemesi yapılamaz. Çok çirkin bir görüntü olur. Bana göre yapılması gerekenler;

  -Beach işletmecilerine sözleşmenin bittiği ve yıkım kararı tebliğ edilmeli (Bunu tam da seçim öncesi kim yapacak, kim cesaret edecek, bilinmez!).

  -Belediye ve işletme sahipleri oturup ortak çözüm aramalı. Bunlar, işletmelerin deniz kenarından yol kenarına çekilmeleri, belli bir m2’yi geçmemeleri (mesela 30 m2) gibi…

  -İşletmeler yol kenarına çekildikten sonra, geride bıraktıkları beton, taş, kazık gibi artıkları temizlemeleri…

  -Kumsalı bozmadan sportif amaçlı ufak tefek yapılara göz yumulmalı, mesela voleybol ağı, minyatür golf sahası, vs gibi…

  -işletmelerin verdiği hizmetler ve bedelleri girişte yazılmalı…

  -İşletmeler, sahildeki temizlikten de mesul tutulmalı…

  Tamamının kaldırılması düşüncesinden de vazgeçilmeli. Çünkü insanlar, eğlence ve dinlence için bıraktıkları döviz ancak bu biçler sayesinde mümkün olabildiği gibi birçok aile de buradan ekmek yiyor.

                                   SİNTİNESİNİ…

  Limanda sıra bekleyen gemiler, açıkta güzel bir görüntü oluşturuyor. Tabii beklerken, sintinelerini, yani fosseptik türü atıklarını boşaltmak ihtiyacı hissederlerse, ne yapacaklar? “Haydi demir alıp biraz daha açığa gidelim, boşaltıp da gelelim” demeyecekler!

  Peki, atıklarını sahilimize boşaltmalarını kim engelleyecek, kim ceza yazacak?

 İşte ben de bunun için, Liman açıldıktan sonra bir “sahil koruma” birimine ihtiyaç var diyorum. Ta, Ereğli-Akçakoca’dan bizim sahillerimiz denetlenemez!

                           BAŞKAN YARDIMCISI

  Murat Bey aradı, “Gel odama çay ısmarlayayım” dedi. Acaba, Mühendislikteki tecrübemden mi faydalanmak isteyip düşüncelerimi mi soracaklar, yoksa Gazetecilik sıfatımı değerlendirip Belediyenin yaptığı hizmetleri mi anlatacak?

  Meğer hiçbiri değilmiş! Belediyenin alacaklarını tahsil için tebliği böyle yapıyorlarmış!

  Çay boğazımda kaldı Murat Çelik!

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 250