SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.08.2018

YAZA GELİRKEN


                              

   Öncelikle şunu söyleyeyim, bu yaz kumsalda ciddi bir kavga var. Sakarya Büyükşehir Belediyesi ile Beach sahipleri arasında… Neden mi?

  Büyükşehir Belediyesi, savcılığın şikayet üzere açmış olduğu dosyasında, Beach sözleşmesinin bu yaz dolduğunu, yenisine izin vermeyerek tamamını yıkacaklarını, ancak turizm sezonu olduğu için sezon sonuna attıkları yönünde savunma vermişler, bu yüzden de takipsizlik kararı almışlardır. Şimdi ise işletmelere zabıtayı göndererek Haziranda yıkılacağını sözlü olarak tebliğ ediyorlar! 

  Burada birden fazla hata var. Şöyle ki; Beach’ların sözleşmesi 3+1 yıl olarak yapılmış. Hatta, İşletme sahipleri işlerini düzgün yaptığı takdirde ve şikayet olmaması halinde sözleşmeler 3’er yıl yeniden yenileneceği taahhüdünde bulunmuşlardır. Haziranda sözleşmelerin 3. Yılı dolmakta ve bütün işletme sahipleri 1 yıl daha uzatılmasını beklemektedirler. Çünkü yaptıkları yatırımın semeresini daha yeni görmeye başladılar!

  Bir diğer konu, Haziran tam sezon başlangıcına gelmektedir. Plajların dolu olduğu bir zaman, devlet ile vatandaşın kavga ediyor görünmesi ne derece doğrudur. İşletmeler, polis zoruyla yıkılsa bile, sahil enkaz yığını haline dönecektir. Bir uçtan diğer uca 17 tane işletmenin yıkılan enkazları hoş bir görüntü olmayacaktır.

  Belediye, yargılanmamak için savcılığa kolay teslim olmuştur. Yaptığı hizmetin ve ihalenin arkasında duramamış, savunmamış, yıkılması yönünde adım atmıştır. Halbuki yapılan işin arkasında dursa, sahilde güneşlenen halka şezlong ve şemsiye kiralama hizmetinin yapılması gereğini vurgulasa, muhtemelen savcılık yine takipsizlik kararı alacaktır.

  Çünkü yasanın ilgili maddesi, Belediyenin savunmasında ve savcılığın müzekkeresinde de geçmektedir. Yönetmeliğin ilgili maddesi, Kıyıda Çevre kirliliği konusunda tüm önlemlerin alınması halinde şu tür yapılara izin verilmektedir; “Kıyının kamu yararına kullanımı, duş, soyunma kabini, gölgelik, 6 m2’yi geçmeyen büfe ve kirletici etkisi olmayan fosseptik…”

  Belediye, yaptığı ihalenin ardında durarak, bu hizmetleri de talep etmesi gerekirken, sözleşmenin sona erdiğini ilan etmektedir!

  Peki, bu işletmeler yıkıldığında, boşluğu kimler ve nasıl dolduracak?

  Kumsalın tam karşısında bulunan otel, pansiyon, kafe, site türü yerler mi kumsala sahiplenmeli?

  Belediyeler, kıyılarda ucube gibi şezlong yığınlarına, gelişigüzel şemsiyelere izin vermek durumunda kalacaktır. Nihayetinde, işletmelerin arasında kaçak olarak bu işleri yapmakta olanlara göz yummaktadır. Bu işletmeler en azından çevre temizliği sağlamakta ve vatandaşa düzenli olarak hizmet getirmektedir. Kumsalda temizliği sağlayamayan, sözleşme hükümlerini yerine getirmeyenler zaten elenmeli…

 Çözüm, yıkmak değil, sözleşme şartnamelerine uyulmasını sağlamaktır. Sözleşme şatlarına uymayıp kıyıyı kendi malı gibi kapatıp sahiplenenlere yenileme yapılmamalı, gerekirse yeni sözleşme de yapılmamalıdır.

  Bilirkişi, yapılar ada aralarında kalmaktadır diye bir ifadede bulunmuş. Bu zaten istenilerek yapılan bir husus. İşletmeler, adaların aralarındaki geçiş yollarına kurulmuş. Belki abartılı büyük yapılmış olanlar ile kıyıya çok yakın olanlar (mesela 30 m. altında) yıkılıp yeniden düzenlenebilir. Tamamının yıkılarak kaldırılması yanlış!

  Bu konuda Büyükşehir Belediyesi ile Karasu Belediyesi arasında birliktelik olmadığını, Karasu Belediyesine haber verilmediğini düşünüyorum. İlçeye gelen yüzbinlerce kişi, hangi yolla ve nasıl döviz bırakacak? Yazdan yaza hizmet ederek ekonomisini düzeltmeye çalışan bu yerlerin sahipleri nasıl geçinecek?

  Eğer yıkımda diretme yapılırsa, işletme sahipleri önce kendi aralarında birlikte hareket ederek yıkıma mani olmayı, devamı halinde de konuyu yargıya taşımayı düşünüyorlar.

     ***

  İlçemizde bir diğer eksiklik, ilçeye ilk defa gelen yabancılara hizmet verebilecek bir turizm bürosu yok! Zabıtanın bulunduğu yerde bir ofis açılabilir ve bölgemizdeki otel, apart, pansiyon fiyatları, kiralık eşyalı daireler, bunların adres ve telefonları, boş yer olup olmadığı, rezervasyon yapılabilmesini sağlayacak bir Turizm Ofisi mecburiyetini yıllarca dile getirmekteyiz. Ayrıca ilçemizde yapılacak aktiviteler, gezilip görülmesi gereken yerler ile ilçemize yerleşmeyi düşünenler için ortalama ev fiyatları ve adresleri gibi bilgiler temin edilebilir.

  ***

  İlçemizdeki yatırımcıların turizme yönelik yatırım alanları tanıtılmalı. Diğer tatil yörelerindeki gibi jetsky, sosis, paraşüt, dalgıçlık hizmetleri, balıkçılık ve mavi gezi gibi halkımızın da özlediği yatırımlar çekilmeli yer gösterilmeli.

  ***

  Kafama takılan bir diğer husus da, limanda sıra bekleyen gemilerin kumsalımızı kirletmemeleri açısından Sakarya Nehri ağzı tarafında kuyruk oluşturması mümkün olamaz mı?

  Hepsinden önemlisi de, emniyet ve sağlık hizmetleri kadrosu genişletilmeli

                                          AYIP DEĞİL Mİ?

  Pazaryerini gezerken aklıma takıldı; Pazarcı esnafının aydınlatma ampulleri, pazar bitince sökülüp geri alınıyor.

  Bu ampulleri söküp çalacak kadar tiğnetsiz insanlar mı var aramızda?

  Hani pazaryeri kameralarla devamlı gözetleniyordu?

  Hem zaten Pazar olmadığı zaman burası parmaklıklarla kapatılmıyor mu?

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 119