SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.01.2018

BONZAİ


   Kimyasal, sentetik uyuşturucu…
   Ölüme sebep olabilecek kadar etkili, beyin fonksiyonlarını ve düşüncelerini kullanamayacak kadar uyuşturucu… Kullanan kişiyi hayal gördürüp bir binanın 3. Katından aşağıya havuza atlar gibi atlattıran (ve ölümüne sebep olan) hap. Hatta içmek yeterli, ölmek için.
   Bir o kadar da ucuz ve erişilmesi kolay…
   En son hatırladığımız ölüm şekli de, “Sobaya düştü, yandı” diye lanse edilen fındık evindeki ölüm… Nedense daha sonra ölüm sebebi belli olup sorumluları tutuklandı ama basında yer almadı!
   Sosyal Medya`da, bu hafta Bonzai hakkında yazacağımı ilan ettikten sonra, kişilerin fikirlerini, şahit oldukları olayları sordum, isim vermeden yazmak için. Doğrusu herkesin bilip fikir sahibi olduğu konu hakkında hemen herkes kullanımın yaygın olduğunu söylemesine rağmen fikir beyan eden az oldu.
   Öncelikle Emniyet Müdürümüzün, yakalanan satıcıların haber yapılmadığını, bu konuda Karasu Basınından şikâyetçi olduğunu öğrendik. Basının da Kaymakamlık yemeğinde, “Yakalanan kişi, biz haber yapana kadar serbest kalıyor ve biz hasım sahibi oluyoruz” diye savunmalarını dinledik.
   Karasu`da, uyuşturucu ile mücadeleyi başlatan kişilerin daha çok kendi kişisel reklamlarını yaptığını, bu sebeple bir adım bile atılamadığından bahsetti, birkaç genç. “Satıcılar genellikle hep aynı kişiler, yıllardır bu işi yapıyorlar. Uyuşturucu ile mücadele ettiklerini söyleyenlerin ve polisin bunlarla mücadele edeceği yok. Biz gençler gurup kurup bunları döverek karakolun önüne atacağız en sonunda…”
   Bir emlakçı, Karasu`dan ev almak için gelen bir müşterisinin, her tarafta “Uyuşturucuya hayır” yazısını gördüğünü, “Karasu`da uyuşturucunun bu kadar yaygın olduğunu bilmiyordum, ev almayı biraz daha düşüneyim” diyerek vaz geçtiğini söyledi.
   Bonzai şüphesiyle polise ihbar edilen gençlerin, ambulansla hastaneye kaldırılıp midesinin yıkandığını, ondan sonra ifadesinin alındığını anlattı bir esnaf. Başka biri de polisin müdahale aşamasında, muhtemelen uyuşturucuyu satan kişi, kullanıcının koluna girip ortalıktan uzaklaştırdığını söyledi.
   “İçkiye dünyanın zammı yapıldı, para bulup alamıyoruz. Birisi bana bu hapı verdi, az kaldı geberiyordum. Tövbe bir daha ağzıma koymam. Yine en iyisi ot dikip ot içerek kafayı bulmak” diye daha makul(!) bir çözüm önerdi bir tanıdığım. Yani öyle içkiye rastgele yapılan zamlar, sadece bütçeye gelir sağlamakla kalmıyor, insanları daha kolay uyuşturuculara da yönlendiriyor. “Sahte içki yakalandı” haberlerini de sıkça duyuyoruz. Aslında her gün baskın olsa, her gün sahte içki yakalanır. Özellikle de içkili eğlence yerlerinde, şişenin masada açılması yönündeki ısrarlar karşısında, “Abi büyük şişeden bölüyoruz” dedi garson. “Öyleyse büyük şişe getir, açılmamış olsun” ısrarına karşı, 100`lükten bölüyoruz, kalmadı diye ağzı açık 70`lik getirdi masaya! Öyle ya, komşu ülkelerdeki rakı fiyatları bizdekinin üçte biri fiyatından da ucuz. 
   “Sahte rakı alıp satmak yerine öğrenip kendim yapacağım” demiş bir arkadaşıma birisi!
   “Bonzai illeti oralara kadar ulaştı mı, eyvah yandık. Şimdi çoluk çocuğu nasıl getiririm ben Türkiye`ye” dedi yurt dışından bir arkadaşım.
   “Bonzai illeti çok büyük, hemen her yerde kolayca bulunuyor. Kötü reklam olmasın diye haber yapılması önleniyor” diye devam etti esnaf dostum.
   “Hemen her pasajda toplanan gençler, gurup olarak bu uyuşturucuyu kullanıyor. Ne olur bunu haber yap, bu haftaki konun bu olsun” diyerek neredeyse yalvararak rica etti adliyede çalışan bir takipçim. 
    Polisin bu konuda yakaladığı kişileri adliyeye sevk ettiğini ve yakalanan kişilerin cezaevine gönderildiğini biliyorum. Hala devam ettiğine göre tehlike büyük. Eskiden pasaj içlerinde ellerinde bira şişeleri olan gençlerden şikâyetçi olurduk. Ama bir hap, bir şişe biradan daha ucuz ve hemen kafa yapıyor (!). Emniyette birçok sivil polis var. Hatta neredeyse masa başı görevi olmayan, trafik polisleri dışındaki her polis saç sakal karışık devriye geziyor. İstiyoruz ki şikayetçi olmasa dahi müdahale edip tutuklama yetkileri olsun.
   Sanırım Belçika`da, sokakta sarhoş yürüyen kişiler trafik kazalarına sebep olup tutuklanmaları gerektiği tartışılıyor. Türkiye`de de sokakta aşırı sarhoş olup yalpalayarak yürüyen, bağıran çağıran kişilerin tutuklanmaları gündeme gelmeli. Nasılsa suçlu şüphesiyle müdahale etme yetkisi var polisin.
   Ha, bir de İlçedeki binlerce yazlık dairelerde günübirlik kiracıların ya da yazlık sahiplerinin yaptıkları alemler var konuşulan. Buralarda hastalıklı kadınlar İlçemiz gençlerine hastalık bulaştırmaya devam ediyor, fuhuş yaparak! Alan-satan razı ki, henüz şikâyetçi yok!
   Mobese kameralarla an be an gözetleniyoruz, artık suçluya erişim çok kolay olmalı.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 820