SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 25.04.2018

AKIL VEREN ÇOK


   Fındık için söz sahibi olanlar akıl veriyorlar; “Fındığınızı satmayın, emanete vermeyin, yılbaşında fındık 15 lira olacak!”
   Babaannem derdi rahmetli, “Para verin bana akıl vermeyin!” Peki, o fındıkçı yılbaşına kadar ne yiyecek ne içecek? Zaten kıştan beri borç harç geçiniyor. Kredi kartları vurmuş dibe, okullar açılıyor, kış geliyor. Sen yaslandığın koltuktan salla, “Fındığı satmayın!” 
   Yahu, madem bir iyilik yapmak istiyorsun, ayarla fındıkçıya bankadan krediyi. Bankalar, fındık parasına mahsuben avans versin. Depodaki fındığın da dursun, satınca ödersin. İhtiyacın kadar al krediyi, günü kurtar. Tüccar da senin depondaki fındığı almak için fiyat artırsın.
   Tüccar da işini biliyor. Birden bire parayı bastırıp ihtiyacı kadar fındık almak yerine, önce işçi paraları ödenmesi için ucuz fiyattan fındık alıyor. Sonra, yurtdışında yaşayan işçiler bir an önce fındığı elden çıkarıp dönecekleri için satmak zorundalar, onu bekliyor. En son da okullar açılırken artan ihtiyaç için satılan fındığı kolluyorlar. Eh, günü kurtardıktan sonra da piyasada kalan fındığı almak için ister istemez fiyatı yükseltiyorlar. 
   Fındığı başlangıçta 10 liradan alıp kalan yarısını 15`den alınca ortalama 12,5`a geliyor. Siz tüccar olsanız, verir misiniz birden bire 15 lira parayı?
   Bankalar da… Ota b*ka kredi veriyorlar, adamın kapısındaki fındığa kredi vermiyorlar. Yahu gönder eksperi, baksın kaç çuval fındık var, kaç ton eder. Ondan sonra fındığın sahibine yediemin olarak teslim et, kullanabileceği kredi miktarını söyle. Kredi kullandır. Sen de kazan, fındıkçı da…
   Ama olmaz, 10 lira yol masrafı, 5 lira dosya masrafı harcayacağı yere 1000 lira eksper ücreti yazar, 1000 lira dosya bedeli, 600 lira hayat sigortası, peşinden bilmem ne parası koyar ki, işin cazibesi kaçsın!
   Yılbaşına kadar fındığını satmayan, ekonomik durumu iyi olandır. Yani her zamanki gibi, parası olan para kazanır. Kısaca, para parayı çeker!
   (Yahu bunu yazarak biz de akıl vermiş gibi oluyoruz ya, zaten kimse de benden para istemez!)
                       KARASU OTO PAZARI
   Belediyemiz, Karasu pazaryeri yanında Cumartesi günleri Oto Pazarı kurulması yönünde girişimlerde bulundu. Sanırım aynı tarihlerde Sapanca Belediyesi de Sapanca`da Oto Pazarı kurulması yönünde faaliyette bulundu. Bir fikir hırsızlığı var ama hangi belediyenin hangi belediyeden fikir çaldığı belli değil. 
   Karasu Oto Pazarı hakkında bir gelişme olup olmadığının farkında değilim. Olsaydı haberimiz olurdu. Ancak, Sapanca Belediyesi`nden hemen her hafta cebime mesaj gelir, “Sapanca Oto Pazarı`na uğramanız…” diye. Yahu telefonumu nerden buldular, bilmiyorum ama Karasulu ve yazlıkçıların tamamına yakınının telefonunun bulunduğu Karasu Belediyesi, Bir kere bile mesaj atıp Karasu Oto Pazarı hakkında bildirimde bulunmaz. Hani Karasu`da Oto Pazarı var mı yok mu, bilelim!               
                           ***
   Yaz bitti, yazlıkçıların tamamına yakını döndü. Şimdi merak ettiğim ikinci husus, Yazlıkçılar bahane edilerek kurulan Perşembe Pazarı… Kurulmaya devam edecek mi? Tanıtımının yapılmadığı ve bu yüzden gerçek amacına ulaşamadığını düşünüyorum. Pazartesi günü oluşan kalabalık devam ettiği halde, daha sakin olan Perşembe günü alışveriş yapmayı yeğleyenlerin sayısı da gittikçe arttı. Pazartesi günü ile Perşembe pazarı eşitlenecek mi, yoksa Perşembe günleri hep böyle zayıf mı kalacak? Sanırım bu da tanıtıma bağlı!
   ANONS
   Karasu Belediyesinin yaptığı anons hakkındaki düşüncem;
   Halkın yarısı anonsu duymuyor, duyan (Merkezde) 16.000 kişi…
   Yarısı cızırtıdan ve sesin anlaşılmazlığında anlamıyor, anlayan 8.000...
   Bunun yarısı çocuk, yetişkin 4.000
   Yarısı anonsa duyarsız, duyarlı 2.000...
   Yarısı ilgisiz, ilgili olan 1.000...
   Anons da bunların yarısını ilgilendirmiyor, ilgilendirdiği 500 kişi…
   Hani bu 500 kişinin telefonuna telefon etseniz… Bizi, hastamızı, yaşlımızı, uyuyan bebemizi ve hepsinden önemlisi 29.500 kişiyi rahatsız etmeyip daha modern bir sistem bulsanız… 
   NERDELER?
    “Bir semtin sokak hayvanları sizlerden kaçmıyorsa, oraya yerleşiniz. Komşularınız güzel insanlardır” demiş, Goethe…
   Hani etrafınızda koşan, oynayan, elinizdeki yiyeceğe pay istermiş gibi mahcup bakan, verdiğiniz bir parça ekmeğe minnet duyup kuyruk sallayan, Çoğu zaman siz korksanız da sizi fark etme bile fark etmeyen, sevip başını okşadığınızda karşılığını kat be kat gösteren sokak köpekleri artık yok. 
   Bir iddiaya göre, elinde zehirli iğne bulunan biri gece yarısı kimseye duyurmadan itlaf yaptı, öldürdü onları. Katliam yaptı. “İğneyi vurduğu gibi 2-3 adım atıp düşüyordu hayvanlar yere” diye anlattı adını vermek istemeyen bir tanık.
   Bu hafta köpek barınağının resmi a-çılışı yapılıyor. Alınlarında bu ölümle-rin utancını taşıyanların vicdanları onları hep rahatsız edecek. Hayvanlar hisseder. Açılışa katılın ve muhtemel katili tahmin etmeye çalışın!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1220