SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.01.2018

Ali Ağaoğlu


 * Bana Ali Ağaoğlu esprisi yapmayın, yeter artık, bunları herkes yapıyor, bunlar sıradan. Beni anlamıyorsunuz!

   * Evde kalan kızlar, neden evde kaldıklarını Ağaoğlu formülüyle açıklıyorlar; “Bu değil, bu da değil, bu hiç değil, bunlar sıradan…

    * “Bu değil, bu hiç değil” diyen Ağaoğlu’nun Maslak 1453 Projesi, Orman Bakanlığınca iptal edilince Ağaoğlu bir açıklama yaptı; “Demek bu da değilmiş!”

     Espri bir yana, Müteahhitlerin duayeni olan Ağaoğlu, yaptığı reklamda mimar ve mühendisleri küçük düşürmektedir. İşinin eğitimini almış, meslekte tecrübeli mimarların, mühendislerin emek sarf ettikleri projeleri, doğuştan kabiliyetli Müteahhit Bey, elinin tersiyle çöpe yuvarlamaktadır. Hiçbirini beğenmeyen, doğuştan Allahın kendisine bahşettiği yeteneklerle en iyi mimar ve mühendislerden daha iyi proje üreten Ağaoğlu, kendi inşaatın projelerini de kendi üretmektedir. Bu yüzden mühendis ve mimarlara ücret ödeme gereği de duymamaktadır!  Kendi tasarladığı projeleri üreten, inşaatını yapan bey, en iyi reklam filmini de kendi çevirmektedir. Bu yönde yaratılıştan kabiliyetli olduğu için, kendi oynamakta, reklam ücreti vermemektedir. Ayrıca çok iyi de at binen bu üstün insan, müşterilerine inşaat ile birlikte yeşil alan da tahsis etmektedir. Ancak bu yeşil alan tahsisi yanlış anlaşılmış, kimin kime yeşil alan tahsis ettiği muallakta olduğu için Orman Bakanlığı projeyi durdurmuştur.

    Günde 20-30 daireyi fahiş fiyatla satan Ağaoğlu’nu, reklamdaki mimar ve mühendisleri aşağılaması yüzünden hiçbir meslek odası kınamaya cesaret edemedi. Hiçbir mühendis ve mimar da çıkıp “Sen ne diyorsun, ne yapıyorsun” diye sesini yükseltemedi.

    Reklamını yaptığı Maslak 1453 Projesi daha gündeme geçmeden 1200 daire satılmış. Şimdi Orman Bakanlığı Ruhsatı iptal edince, Bu paraların geri ödenmesi, tazminatlar vs devreye girecek. Bununla birlikte diğer projelerde para yatıran müşteriler de parasını çekmek isteyecek, yeni müşteri akını da duracaktır.

    Hesaplarını mevcut nizama göre yapan Ağaoğlu, bu duraklama ve geri gidişte bocalayacak, vaktinde tedbir alamazsa domino etkisiyle devrilecek.

    İnşaat mühendisi olarak, öncelikle yeni bir “Banker Kastelli” olayı yaşanmamasını ümit ediyorum. Ağaoğlu gibi işini bilen müteahhitler sektöre güç verir. Ancak yine de masanın üzerinden projeleri “Bunlar hiç değil” diyerek meslek gurubumuza yaptığı saygısızlık için kendisini kınıyorum. Bütün mimar ve mühendislerin reklamı seyrederken aynı tepkiyi verdiğini, reklamı veren kanalı değiştirdiğini de birilerinin kendisine ve TV yöneticilerine iletmesini istiyorum.

                                           RİSK ARZEDEN BİNALAR

    Kentsel dönüşüm çerçevesi içinde risk arz eden binalar yıkılacaktır. Hangi binaların yıkılacağı, kimin yıkacağı, masrafları kimin karşılayacağı, yıkımdan sonra yapı sahibinin haklarını çoğumuz bilmiyoruz. Benim bildiklerim;

    Öncelikle 13 sene önceki depremde “orta hasarlı” olarak kayda geçmiş binalar yıkılacak. Ki bu binaların çoğunda güçlendirme yapılmış, sapasağlam yapılar…Bu yapıları deprem yıkamamış, devlet yıkacak!

    Bir de Karasu içinde 15-20 sene evvel yapılmış, belki deprem, belki de başka sebeplerle yapımı durdurulmuş yüksek katlı yapılar… Devlet yıkmazsa deprem yıkacak!

    Bu yüksek ve yarım kalmış yapılar, yapı sahiplerinin insafına terk edilmiş. Ne belediyenin, ne Kaymakamlığın, ne de Çevre ve Şehircilik İl müdürlerinin bu yapılarla ilgili bir adım atmaya niyeti yok. Bırakın görüntü kirliliğini, olabilecek yeni bir depremde yıkılmaya namzet yapılar bunlar. Çünkü;

    Bu yapılar eski yönetmenliğe göre yapılmış, projelendirilmişlerdir. Mesela, kolonlar 25x50’dir. Şimdi en küçük inşaatta bile 30x60’dir.

    Bu yapılar, elle dökülen betonla imal edilmişlerdir. Eski teknikle imal edilen betonun dozajı, agrega karışımı ve mukavemeti belli değildir.

    Bu yapılar, o günün şartlarında üretilen yumuşak düz demir ile donatımı döşenmiş yapılardır. Bu gün bütün demirler nervürlüdür.

    O günün şartlarında zemin etüdü yapılmamış, yapının yumuşak zeminde uygun olmayan temel üzerine yerleştirilmiş olma ihtimalleri yüksektir.

    Bu yapılar çok uzakta değil, Belediye binasından bakınca en azından 3-4 tanesi görülebilecek kadar şehir merkezindedirler. Yeni yapılan yapılar 3 katla sınırlı kalırken, bu yapılara zamanında 6 kata kadar izin verilmiş. Bu yapıların acil kat alımı ve ciddi bir güçlendirme yapılarak yeniden ruhsatlandırılması gerekir.

                                          EY KARASULULAR

    “Sizler her şeyin en iyisine layıksınız!” deseler, ne düşünürsünüz?

     Hendek Belediyesi girişindeki yazılmış bu söz, “Ey Hendekliler, sizler her şeyin en iyisine layıksınız” şeklinde.... Altında Ali İnci imzası olan bu söz, acaba İnci, Büyükşehir Belediye Başkanı olursa tarafsız olabilir mi” diye düşündürdü beni.

   

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ