SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.06.2018

ARABAYLA GELMEYİN


   Çünkü yerimiz yok, ağırlayamayız.
   Karasu`da, ciddi bir park sorunu yaşıyoruz. Aracımızı park edecek yer bulamıyoruz.
   Hadi biz Karasulular alışığız bu duruma… Pazartesi, Pazaryeri etrafı dolu ve park etmeyi bırakın araba ile geçecek yol bulamıyoruz.  Köylerden (pardon, mahallelerden olacaktı) pazar için gelen insanlar, araçlarını yol kenarlarına park ettiği için, park edecek yer bulunamıyor. Bankada işi olanlar, Resmi dairede işi olanlar, pazar için gelmişken onu da halledelim, diyorlar. Hatta ve hatta muayene için bile pazartesini tercih eden hastalar var. Gerçi hafta sonu acile gelmemek için Pazartesi uzman doktora gözükmek isteyenler de haklı. Bunun için de ayrı bir yığılma oluyor.
   Hafta içi her saat belediye etrafı dolu... Öyle ya, köylere hizmet de belediyeden geçiyor artık. Bu sebeple köylüler, yani mahalleliler, belediyenin etrafına park ediyor. Bunun yanında bankalar da aynı bölgede. 
   Hele Merkez Camii, tam meydanda… Özellikle Cuma günleri, ibadet için gelenler, araçlarını park etmeye yer bulamıyorlar. 
   Trafik amacıyla kullanılması gereken yollar, park yeri olarak kullanılıyor. Hâlbuki gelişmiş hiçbir ülkede, yol kenarları park için kullanılmaz. Yollar, trafik için ayrılmıştır. Ayrıca araçların park etmesi için özel katlı otoparklar vardır.
   Ahh, zamanında yazmıştık. Kentpark, az yüksek yapılıp altı otopark olarak kullanılsaydı! Kültürpark da öyle… Birbirine çok yakın iki park, ikisinde de araçlar düşünülmemiş. 
   Hâlbuki park işi, kendi kendini amorti eden bir yatırım. Aracınızı 10 dakikalığına bir özel parka bıraksanız, sizden 5 lira park parası isteniyor. 100 araç park etse, ayda 15.000 lira. Maliyeti ne ki? Üstelik bu para yıkama hizmeti verilerek daha da artırılabilir. Bunu bir de 1000 araç için düşünün!
   Bu sıkıntıyı belediye de fark ediyor tabii. Kışın katlanılabilir seviyede olan bu park sorunu, yazın nüfusun 4`e katlanmasıyla, ciyak ciyak bağırıyor. Çözüm olarak düşünülen basit alternatifler var tabii. Bunlar, yazın tatile girecek bazı okulların bahçelerini park yeri olarak kullanmak. Pazaryeri yanındaki boş alanı da tabii… Buralarda park edilmesi için sürücüler yönlendirilecek. Ücret karşılığı tabii…
   Peki, çarşıda durum böyle de, sahilde çok mu farklı. Sahilde Karadeniz Caddesi hariç, hiçbir ara sokak, bir sıra park edilip kalan genişlikle 2 araç yan yana geçebilecek kadar geniş değil. Ana cadde üzerinde de yapılan park da ihtiyacı karşılamıyor. Hele Neşe Çay bahçesi ile Öğretmenler Sitesi yanındaki yola kadar… Ortada lunapark, yanlarında mini çarşı ve sosyete çarşısı… Araç park edecek alan yine kalmamış! İnsanların yığıldığı yerlerde, araçlar da yığılıyor tabii… 
   Ne zengin milletmişiz ki, herkesin arabası var. Şükür mü etmeliyiz, ne…
   Gelişmiş ülkelerde yönetim, bununla ilgili kesin çözümler arar. 
   Mesela, Akdeniz bölgesinde olduğu gibi, araçlar belli bir boş bölgeye bırakılır, oradan öteye traktörle çekilen ve lokomotif benzeri egzotik bir araçla insanlar sokak başlarına kadar taşınır. Bu taşınma esnasında deniz seyredilir, açık hava teneffüs edilir. Biraz ilkel de olsa, Ağustos sonuna kadar bu sistem geçici çözüm sağlar. Peki, kalıcı sistem?
   Sahil düzenlemesi de yapıldığı için, insanlar deniz kenarına kadar araçlarıyla gelmek isteyecekler. Rant için 1 metrekare alan bırakmayan sistemle yeni park alanı açmak mümkün gözükmüyor. Ancak Liman arkaları müsait... Buralarda şimdiden yeşil alanlar, park alanları ayırmak lazım. Yine de buradan itibaren toplu taşıma aracı şart.
   Modern mekanik teknoloji, 5 m2 alana 25-30 aracın park edebileceği sistem tasarlamış. Sistem kısa sürede kendini amorti ediyor. Araçlar yan yana değil, üst üste park ediyor. Bu sistemle park sorunu çözülüp geniş boş alanlar yaratılabilir. Üstelik bu sistem, sahil düzenlemesi yapılırken ek tesis olarak da planlanabilir. Karar vermek yeterli.
SAHİL DÜZENLEME 
DEDİK DE
   Karasu sahilinde yapılan düzenlemeden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü`nün haberi olmadığı ortaya çıktı! Ee, ne olacak şimdi? 
   Sahilde oturan bir yakınım diyor ki, buranın normal sezona yetiştirilmesi için her gün 20-30 kişi çalışması gerekirken, 2-3 kişi çalışıyor sadece! Burayla ilgili şikâyetler olduğu ve yürütmeyi durdurma kararı alındığı söyleniyor. Belki de imalatçı firma, alacağını sağlama almak için işi rölantiye almış. Ancak benim anlamadığım bir husus var; Burada inşaat yapılamaz. Yasalar sahil düzenlemesine izin verse de, betonarme inşaatlara izin vermiyor. Hâlbuki burada devasa betonarme inşaatlar göze çarpıyor! Bunlar hukuka aykırı. Öyle sanıyorum ki, Büyükşehir bu ihale işinde çuvallayacak! 
 ASGARİ ÜCRETLİ
   Seçim yatırımı olan asgari ücret, herkesin dilinde… Asgari ücretten devletin yaptığı kesinti de yüksek olduğu için çoğu işveren işçisini sigortalı göstermiyor. 950 Lira net, 1200 lira brüt… Ekstradan 250 lira yük! Bazıları 250 lira açıktan verip kendini sigortalı göstermeye çalışırken, bazıları da iş bulabilmek için sigortasız çalışmaya razı. Hele bazıları, babasından kalan emekli maaşını alabilmek için bekâr ve işsiz gözükmeye razı ve bu yüzden sigortasız çalışıyor.
   Bu, şuna benziyor, kırmızı ışıkta geçmenin cezasını 1000 lira bile yapsanız, yakalanmayacağını bilen sürücü geçer. Ta ki, o ışıkta geçtiği zaman kameraya yakalanacağını bilip ceza kesileceğini anladığı zaman, 30 lira ceza olsa bile geçmez.
   Hele Karasu`da 600 liraya çalışacak yüzlerce lise mezunu işsiz varken, neden asgari ücretle sigortalı gösterilsin. Denetim şart!



 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 720