SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 17.10.2018

BAYRAMA HAZIR MIYDIK?


   Bayram öncesi mesaj yayınlandı; “Karasu Bayrama Hazır!” diye. Gerçekten hazır mıydık ki?
   Önce Dörtyol ışıklar tıkandı araç trafiğinden. Denize girmek isteyenlerle çıkmak isteyenler, kavşaklarda taşmış, trafik yoğunluğu taşıyamıyordu. Hani övünmek gibi olmasın, “Ben demiştim!” Ta Özsu önünden Sivişoğlu`na kadar orta refüjde bütünlük var, diye. Adam aralarda sağa-sola kaçacak ama kaçış yolu kapalı. Mecburen kavşağa kadar gidecek, oradan geri dönecek. Bu sebeple de kavşaklar dolu. Ve trafik felç…
   Üstümüze yok, yolları trafiğe kapatmakta. Madem trafik felç, “Biz de yasaklarız” zihniyeti etkili oldu ve sorun kökünden çözüldü. Hani eskiden dermiş ya Maarif Nazırı; “Okullar olmasa ne güzel yönetirdim Maarifi” diye.  Trafik olmasa ne güzel yönetiliyor trafik!
   Ha, yollar kapatılınca fena olmadı. Tatile gelenler, rahat rahat gezdiler yeni asfaltlanmış yollarda. Nankör herifler, bir de yollar bozuk diye şikayet ederler! Biz adamı o yepyeni yolun üzerinden yürütür, yolların bozuk olmadığını da gösteririz icabında!
   Ha, bir de karanlık olmasaydı…! Sahil düzenleme adı altında yapılan ve söz verildiği günde bitirilemeyen inşaat yüzünden sökülen elektrik direkleri, yenileri faaliyete geçmediğinden karanlık ve romantik bir ortamda yürüdük. Hala da öyle ama…
   Hep eleştiriyoruz ya, güzel olan bir şey söyleyelim. Denize giderken ilk kavşaktan sağa ve sola yapılan asfalt, o yolu cadde gibi yaptı ve alternatif olarak trafiği kısmen rahatlattı. O yoldan limana kadar gidilebiliyor. Kimin fikriyse, tebrikler…
   Karasu-Yaenimahalle yolunun yeni yapılan kısmında, liman sapağına bir kavşak konulması lazım. Birçok araç oradan denize dönmek istediğinden, o bölgede de trafik karmaşıktı. Organize Sanayi ve Samanyolu Caddesi girişi de çok acil kavşak istiyor. Biz kavşak diyoruz ya, sanki yetkililer yavşak anlıyor, kimsenin umurunda değil ya..! Masa başında çizmişler projeyi, bir siyasi, “Öyle yapmayın, böyle yapın” dediğinde sanki sihir bozuluyor! Yerindeki uygulama ne gerektiriyorsa yapsana sen kardeşim, illa birilerinin dürtmesi mi lazım? Tekrar ediyorum, Liman girişi yani Palacı Petrol, organize sanayi girişi ve Samanyolu Caddesi başına kavşak lazım! Zaten Samanyolu girişinde şimdiye kadar kaza olmaması da şaşırtıcı!
   Yoğunluktan dolayı kapattınız ya bazı caddeleri, hah işte oraya tezgah koyup kiralayın. Ne para kazanırsınız ama… Yahu koskoca belediye, Plaj Caddesi`nin çarşı tarafındaki başında devasa sine vizyon televizyon (adını ne dersen de) Karasu`nun reklamını yapacağına 3-5 iş bilir firmanın reklamını yapıyor. Çok mu ihtiyaç var o reklamdan gelecek paraya? Hani eğer varsa bir Cuma namazı çıkışı mendil açıp toplayalım o parayı ha..!
   Yoğunluk dedik de, Tuzla`daki trafik lambaları normal zamana göre ayarlı olduğundan bayramda trafiği tıkadı. 18 saniye geçiş süresi, 1 dakikadan fazla duruş süresi… Hem de anayol üzerindekilere… Kulaklarınız çınladıysa, biraz da buradandır, bilin istedim.
   Hangi fizikçi demişti, “Bana yeteri kadar uzunlukta sağlam bir çubuk ve bir mesnet verin, ayı yerinden oynatayım, diye… Bizde de yeteri kadar büyük bir hastane var ama yeteri kadar doktor yok. Deniz kenarındaki kalabalığa göre nüfusu 1 milyona yaklaşan kentin hastanesi böyle mi olur? Boğulma konusunda acil müdahale edecek bir uzman hekim yok. Boğulan kişi, önce Adapazarı`na, sonra İzmit`e gönderiliyor. Yuh artık…
   Hastane dedim de, hastaneye girişte, eğer daha önce girmediyseniz ve bilmiyorsanız, acil müdahale kısmını bulamazsınız. Hastanenin arka tarafıymış. Hem de kocaman devasa bir tabelası var ki, hani bahsetsen gülerler, nasıl görmedin diye. Çok daha küçük ama görünen bir tabela koyun da acili arama zorunda kalmasın kimse. Ben, ilk girişimde hastanenin önünden geçip arka taraftaki bodruma girdim. Buradan üst kata geçerim diye koridor ve merdiven ararken bir de baktım ki önümde morg… İnsan ürpermeden edemiyor yani! Ha bir de beni hortlamış sananlar olabilir mi diye de geçmedi değil aklımdan! 
   Çöp kovamız da ağzına kadar doldu ama boşaltan yoktu. Sanırım nöbete kalan çöpçüler, bizim evin önünden geçenler değildi! Neyse ki nöbet sırası değişti de, çöplerden kurtulduk.
   Gürültü kirliliği vardı her zamanki gibi belediye hoparlöründen. O kadar çok konuşuluyor ki, artık ne dediğini bile umursamıyor insan. “Uzaydan bir meteor geliyor, dünyaya çarpacak” dense, nerdeyse kimse umursamayacak. 
   “Patatez-soğan var” diye bağırıyor kamyonetteki satıcı. Polis de anons ediyor, “Patatesçi, yolu tıkama, devam et” diye. Patatesçi de mikrofondan cevap veriyor, “Anlaşıldı, tamam…” Neredeyse aynı hesap, Hoparlörden bir isim anons ediliyor, acil belediyeye gitmesi isteniyor. 1 (bir) kişi için 300.000 kişi neden rahatsız edilir ki yahu? Yok mu o adamın telefonu?
   Bayramın ilk günü devleti gördüm sahilde, başkan, kaymakam ve komutan… Yan yana dolaşıp esnafla bayramlaşıyorlardı. Bayramlaşmaya yanlarına gideyim derken, lokantaya girdiler. O azimle yakaladım ama neredeyse yerlerine oturup sipariş vereceklerdi. Sanki kendimi davet ettirmek ister gibiydim. Zaten davet de ettiler. Hatta Kaymakam Bey, tabağını benimle bölüşebileceğini bile söyledi. Başkan ve Komutanın gözlerine baktım, onların pek bölüşmeye niyeti yoktu. Ben de bayramlaşıp tok olduğumu söyleyerek ayrıldım yanlarından, tüm yemek ısmarlama tekliflerini reddederek!
              AKİL ADAMLAR
   Kavga, döğüş, kırgınlık, küslük gibi durumlarda daha çok lazımsınız arkadaşlar. Can yanmadan, vurgunluk raddesine gelmeden müdahale etmeniz lazım. İlla ki birilerinin uyarmasını beklemeden, küs olan aileleri bir araya getirip barışmalarını sağlayın artık. Yoksa manşetten okuruz, “Karasu`da cinayet” diye… Son olması dileğimizdir.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 652