SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 18.10.2018

BAYRAMLIK TELEFON


   Deliye her gün bayram, Karasuluya her yaz eziyet…
   Birçok arkadaşımız, bayramda Karasu`nun çektiği sıkıntıyı dile getirecektir. Ben, detaylara girmeden, asıl tehlikeye dikkat çekmek istiyorum, TELEFON…
   Kalabalık artınca, hatlardaki fazla yoğunluktan telefonlar çalışmıyor. Üstelik bayram münasebetiyle herkes birbirini arayıp bayramlaşmak istediği için, bayram mesajı göndermek istediği için, yoğunluk bir kat daha artıyor tabii.
   Benzer şekilde telefon hatlarının çalışmaması, bir de afet zamanlarında ortaya çıkıyor. Ufak bir deprem olsa, şiddetli gök gürültüsü ile sağanak yağmur ve fırtına olduğunda da hatlar çalışmıyor. Adapazarı depreminde biz bunu daha yoğun yaşadık.
   Peki, bu olumsuz durumun ortadan kaldırılması, bir çözümü yok mu?
   Allah korusun, bir savaş durumu olsa, bir bomba düşse, büyük bir afette, bizler nasıl haberleşeceğiz? 
   Birçoğumuz sıkıntının sadece kendi kullandığı gsm şebekesinde olduğunu düşünüp lanet okudu. Peki, afet durumunda kesintisiz iletişim sağlayacak bir şirket var mı? Bırakın afeti, en mutlu günümüzde, bayramda bile haberleşemiyoruz ki!
   Ben haberleşemediğimizden bahsettim ya, Karasu Dörtyol, denize giden trafiğin kilitlenmesi sebebiyle hepten trafik durdu. Ambulanslar bile zaman zaman ilerlemekte zorlandı. Ben istedim ki, orada polis ya da zabıtadan 2 görevli, denize doğru dönen araçlara müsaade etmesin, ilerideki kavşaklara yönlendirsin…  
   Festival zamanlarında bile bu yol böyle tıkanmamıştı! 5 kişilik arabaya 50 kişi sığdırmaya çalışırsan olacak olan bu. 30 binlik nüfus oldu üç yüz bin! Üstelik ek tedbirler alınmadan… Ve artık Karasu halkı inceden serzenişe girdi, “Yeter artık, yabancılar gitsin!”
   Tatile gelenlerin bir kısmının yol kenarlarındaki tarlaları talan etmesi, çöplerini uluorta yere atmaları, ara sokakları kullanmayıp ana caddelerde ısrar etmesi, bizi biraz bezdirdi!
   Geçmiş Bayramınız mübarek olsun, her gününüz bayram tadında, her bayramınız şeker tadında olsun.
KARASU KUMUNUN BENZERİ
   Hani, zaman zaman gurur duyduğumuz Karasu`nun ince kumu var ya… Dünya`nın hiçbir yerinde, hiçbir plajında olmayan şifalı kum… Meğer o kumun bir benzeri varmış. Hem de nerde biliyor musunuz, Balıkesir`in Ayvalık İlçesinde bulunan meşhur Sarımsaklı Plajı`nda... Sarımsaklı Plajı`nın kumu tıpatıp Karasu kumunun aynısı… Hatta aynısı değil, Karasu kumunun ta kendisi…
   Şimdi eski gidenler diyecek ki, “Oranın kumu ince çakıla benziyor, bizim kumumuzun yerini tutmaz!”  
   Evet, öyleydi ama artık bizim kumumuzda güneşleniyor, Sarımsaklı`ya gidenler.
   Çok önceleri yazmıştım, limanın oradaki kum tepeleri, gece gelen 14 plakalı araçlarla sabahlara kadar taşındı. O zaman kimse bu kumun farkına varmadı. Varanlar da nereye gittiğini öğrenemedi. Ama şimdi Sarımsaklı`da sokakta gezen tüm vatandaşlar biliyor ki, plajdaki kumlar Karasu`dan geldi.
    Karasu halkından gizlenen bu gerçeği çok az kişi biliyordu, artık siz de biliyorsunuz!
    Kaynarca İlçesi, deniz kenarındaki kumsalın uzunluğu zaman zaman 1 kilometreyi bulur. Bu sebeple o kumu aşıp denize girmek pek mümkün olmadığı için plajı yoktur. Millet ya Kefken`e gider, ya Kerpe`ye… O kumsaldan kum alınsa, kimsenin itirazı olmazdı. Hatta deniz tarafından alınıp kumsal halkın kullanabileceği kısalığa getirilir, suni bir plaj oluşturulabilir.
    Karasu`nun kumsalı erirken, dalgakıranlar yapıldığında, o kum tepeleri ile buraların aşılanması yapılabilirdi. Şimdi bekliyoruz ki dalgalar kum getirsin de, kumsalı doldursun.
    Hoş, doldurduğunda tekrar alınmayacağının garantisi var mı ki?
YENİ CAMİ DİREK İSTER
   Söylemeye yürek ister.
   Benim karnım toktur ama,
   Arkadaşım börek ister.
   Çok sevdiğim bir Ramazan manisi… Merkez Camisi, Ramazan boyunca Cuma günleri ve bayram günleri dolup taştı. Hatta bazı namaz kılmak isteyenler, yer yokluğundan geri döndü. Ulu Cami`de de durum aynı ancak orada bahçede de namaz kılınması için hasır sergiler var. Geç gelen cemaat geri gönderilmiyor.
   Cemaatin geri gönderilmemesi için Merkez camide de revizyon yapılmasını dilemekle birlikte, bir de önerim var. Cemaatin kalabalık olmasının bir sebebi de, yazın artan nüfus… Pazaryerinde cami kurulmasını isteyenlere, kanal üzerinde cami yapılmasını önermiştim. Şimdiki önerim de şu;
   Deniz kenarına cami yapılması…
   AKP iktidarı, kendileri için bu dün-yalık layık görürken, oy kullananlar için öbür dünyayı hazırlıyorlar. Bu sebeple, deniz kenarına ibadethane yapılması için yasa düzenlemesi yapıldığını okudum gazetelerde. 
   İsterim ki, Karasu sahiline öyle bir cami yapılsın ki, Mimar Sinan bile mezarından şöyle bir doğrulup baksın. Ve hatta camiden yayılan ışık, denizden geçen gemiler için deniz feneri vazifesi de görsün. 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1077