SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.04.2018

BEN OLSAYDIM


   Hepimiz deriz ya, “Ah ben olsaydım...” Peşinden yapacaklarımızı sıralarız.
   Ben de soruyorum kendime, Ben olsaydım, ne yapardım? Karasu`nun yönetiminde söz sahibi olsaydım…
   Öncelikle her boş bulduğum yere ağaç dikerdim. Parklara, yol kenarlarına… Ve hatta her yapılan inşaatta daire başına 2 ağaç dikme şartı arardım İskân için. Ve hatta, çoğu çocuğumuzun manavda gördüğü meyvelerin ağaçlarından diker, meyve bahçeleri oluştururdum. Bu sene seçim telaşından ağaç dikme zamanı geçiyor. Hani istiyorum ki, Başkan adayları miting yerine ağaç dikme merasimi düzenlesinler.
   Ben olsaydım, şehrin siluetini değiştirir, 5-6 hatta 7 katlı kaba yapı halindeki binaları yıktırırdım. En azında 3 ya da 4 kata indirirdim. Sıvasız yapılarda iskâna izin vermezdim. Görünüşü çirkin olan yapılara cephe kaplaması yapılması için kredi çıkarmaya çalışırdım. Ha bir de, ısı yalıtımı yapılması için gayret ederdim.
   Ben olsam, şehrin girişindeki çöp dağlarına müsaade etmezdim. Çingene çadırlarını kaldırırdım. Girişteki tüm barakaları yıktırırdım. Koyun ahırları için çare düşünürdüm.
   Ben olsaydım, şehirdeki tüm hayvanların karınlarını doyurabileceği küçük hayvan yemlikleri yaptırırdım. Köpeklerin çöpe atılmış poşetin içindeki ekmeği almak için poşeti yırtmak için yaptığı acıklı girişimleri görmezdim. Lokantaların, kasapların önünde beklemek yerine, artan yemeklerin, ekmeklerin konulduğu bu yemliklerin önünde beklemelerini isterdim. İnsanların kuşlara yem atması kadar bu yemliklere de keyifle yem koymalarına sebep olurdum. Ayrıca bu hayvanların su içebilecekleri havuzlar yapar, mevcut havuzların da çöp kutusu olarak kullanılmalarını önlerdim. 
   Ben olsam, bölgedeki yaşlı insanların kalabilecekleri huzur evi yaptırırdım. Herhangi bir şekilde maaş bağlanan ama bakacak kimsesi olmayan ya da kimseye yük olmak istemeyen insanların huzur içinde kalabilecekleri, bölgeden ve sevdiklerinden uzak olmayan huzur evi inşa ederdim. İnsanlar bunun için maaşlarını bile verirler. Maaşı olmayan insanların da yapılan hayır ve devlet yardımıyla burada kalmasını sağlardım. Aslında bunu yapmak zor değil. Bunun için arsasını bağışlayabilecek insanlar bile varken, neden böyle bir konu ıskalanmış, belli değil.
   Ben olsam, kadın sığınma evi de açardım. Kocasından dayak yiyen kadın, baba evine dönmek istemiyorsa, devlet destekli bir evde kocası pişman olana kadar kalabilirdi.
   Ben olsam, deniz kenarında dalgakıranların yapımı için halen kapalı olan yolu hep kapalı tutar, burayı yayalara ve bisikletlilere açardım. Maddi olarak destek bulduğumda da, tartan pist yapar, insanların sabah ve akşam toplu olarak yürüyüş yapmalarını sağlardım.
   Ben olsam, Akdeniz`deki tatil bölgelerinde kullanılan tüm su eğlencelerini Karasuluların hizmetine taşır, sadece cankurtaran ekibi değil, tüm Karasuluların faydalanabilecekleri jet skiler, sosisler, paraşütler vs temin ederdim. Plaja soyunma kabinleri koyar, duş ve tuvalet sayılarını artırırdım.
   Ben olsam, Karasu`ya tatil için gelen insanlar için Sakarya Nehri boyunca motorlu gezi turları düzenlerdim.
   Ben olsam, Sakarya Nehri boyunca rehabilitasyon yapar, Yenimahalle gibi beton duvar kullanmadan park ve piknik yerleri oluştururdum. Bunu sağlamak için de öncelikle yolu yapardım (asfalt değil, parke ya da Arnavut kaldırımı..)
   Ben olsaydım, insanların boş zamanlarında aileleriyle birlikte gidebilecekleri Kültür Merkezi inşaatını bitirir, faaliyete sokardım.
   Ben olsaydım, insanlar aç kalmasın diye lokantalarda yoksul fonu, ilaçsız kalmasın diye eczanelerden ilaç fonu oluştururdum.
   Hani bu saydıklarım para pul istemeyen, halkın katılımıyla sağlanabilecek şeyler. Hani Tersaneyi kaldırırdım, Limanı açardım, Tren yolunu bitirirdim, tüm yolları asfaltlardım türünden uçuk şeyler de değil.
   Yol demişken…
   Belediyenin yapmakla yükümlü olduğu en önemli 3 şeyden biri yoldur. Bozulan tüm asfalt yolların bitirilmesini sağlardım tabii ki önce (Diğer ikisi, su ve çöp).
   Ne dersiniz, siyasete girsem oy verir misiniz? (Not, bu yazı için telif hakkı istemiyorum, her siyasetçinin yapmayı taahhüt etmesini dilerim.)
 KENTSEL DÖNÜŞÜM
   Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, kentsel dönüşüm adı altında kredi veriyor. Bunun için depremde zarar görmüş ya da güvenilirliği azalmış yapınızı yıkmayı ve yenisini yapmayı taahhüt etmeniz gerekiyor. 
   Kocaali`den sadece bir kişin müracaat ettiğini öğrendiğim bu krediye henüz Karasu`dan başvuran yok!
   Kredi 2 yıl geri ödemesiz ve 2 yıl sonra 10 yıl vade ile faizsiz geri ödenecek. Eski yapı sahiplerinin yapılarını yenilemesi için büyük fırsat…
   Hani ben buradan yazayım da, bakarsınız Karasu halkı bu kredi için seferber olur. Yıllardır yapıp sattığımız Karasu arsalarına kendimiz için de bir yapı yapma fırsatı doğar.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1041