SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.10.2018

BİR SEVGİ LÜTFEN


   Hafta sonu, ilçemizden bir gurup genç işadamı, çeşitli hediyeler alıp Arifiye`deki Çocuk Yetiştirme Yurdu’nu ziyaret etti. Reklam olmasın diye basına duyurulmayan ziyarette, çocukların neşesi yerine geldi. Öyle ki, gelen ziyaretçilere “Bizi arabayla gezdirir misiniz” dediler. Çoğu lüks araçlarla çocuklara sanki safarideymişler gibi bir de araç turu yaptırılınca, çocuklar misafirlerinden ayrılmak istemediler.
   “Sevgi” adlı çocuk yurdunda, 12 yaşından sonra erkek çocuklar alınıp erkek yurduna veriliyormuş! Ergenlik çağına geçişte istenmeyen olaylara sebep vermemek için! O çocukların oradan alınması bir travma, erkek erkeğe kalması ayrı bir travma…!
   Çocukların bazı ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmıyor. Mesela, bit ilacı gibi… Bitle mücadeleyi saçları kısa kestirerek yapıyorlar ve başarılı olamıyorlar haliyle. Yer yer sirkeler kendilerini gösteriyor. 
   Çoğu sıcak bir yuvaya hasret çocukların en büyük ihtiyacı, birazcık sevgi… Hafta sonu bir gününüzü ayırıp o çocukları kendi çocuklarınız gibi ziyaret edip sevin lütfen. İnan bu onların hafızalarından ömür boyu silinmeyecektir. 
   Geziyi planlayıp organizasyona katılan herkese teşekkürler. Bizlere insanlığı hatırlattığınız için. Reklam içermeyen benzer girişimlerinizin devamını bekliyor, her birinizi alınlarınızdan öpüyorum.
   ZABITA ARKADAŞIM
   Geçen hafta yaptığınız pazarcı esnafı denetiminizi okudum. Tartı sistemini kontrol etmeniz, en eski zabıta kontrolü usulüdür. Keşke tartıda hile yapan olup olmadığını da açıklasaydınız. Eğer tartıda hile yapan varsa, teşhir etseydiniz. Hala tenezzül eden var mı ki?
   Benim gözlemlediğim ve halkın şikayetçi olduğu en büyük husus, tezgahın önüne iyi malları dizip arka tarafa ıskartalıkları, çürük çarıkları koymak, tartı yaparken de bu çürüklerden doldurmak… Ben bile birçok kere alışverişten vaz geçtim bu müşteriyi enayi yerine konulma tuzağından. Birçok insan eve varınca anlıyor kazıklandığını. 
   Lütfen önümüzdeki haftalarda da bu tezgâh arkasında çürük mal satan esnafı denetleyin. Ricamız olur. 
   Ayrıca, Pazara zaten Pazar yapmaya gelenler alışveriş yapıyor. Bağırsan da bağır masan da… Öyleyse neden bağırırsın be adam. Uzaktan sanki arı kovanını andırıyor.
   Ha, bir de, hala kamyonetle şehir içinde dolaşıp satış yapanlar var. Orası bizi ilgilendirmez ama gürültü kirliliği oluşuyor. Buna da müdahale lütfen.
   ÇİRKİN TEZAHURAT
   Gençler, içinizdeki coşkuyu, heyeca-nı anlıyorum. Taraftar olmanın gereği-dir bağırıp çağırmak, tezahürat yap-mak. 
   Hatta bir misal anlatılır; “Bir maçta hakemler gelmemiş. Futbolcular da anlaşıp karar vermiş hakemsiz oynamaya. Faul yapan, faul yaptım demiş. Topa elle vuran, el var demiş. Autu ve korneri atan söylemiş ben attım diye. Hatta ofsayta düşen de kabullenmiş ofsayt olduğunu. Sonunda seyirci çıldırmış. Biz kime bağırıp çağıracağız, böyle maç mı olur diyerek futbolculara saldırmış!”
   Kötü olan, kötü tezahürattır. 
   İddiası olmayan rakip takım, küfrü yiyince iki kat daha hırslı oynuyor. Bu da takımın aleyhine oluyor tabii.
   Kötü tezahüratta bir diğer husus, o an maç seyretmeye gelen kadın ve çocuklar… Onlar sizin, arkadaşlarınızın aileleri. O çocuklar o yaşlarda küfürle tanışıyorlar! O kadın-lar, insanlardan gözlerini kaçırıyor, yüzleri kızarıyor. Bu küfürlü ortama sokar mısınız siz kendi ailenizi? 
   Başka bir unsur da, o küfürlü tezahüratın ağzınıza yapışması ve ulu orta söylemeniz. Çarşıda, sokakta, kalabalıkta, sanki bir türkü söylüyormuşçasına, “Koyacağız Kütahya`ya Düzce`ye” ve “Ananızı s…riz” diye bağıran gençler yetişiyor. 
   Ben, takımla birlikte birçok deplasman maçına gittim. Orada hiçbir şekilde küfürlü tezahürata şahit olmadım. Ne bizim taraftarlar, ne rakip takım taraftarları…
   Lütfen biraz daha dikkat…
   KARASU`YA YATIRIM
   Sakarya Nehri ağzına balıkçı barınağı ve mendirek yapılacakmış. limanı görünce mendirekten de soğuduk valla. Ama Melen Nehri ağzındaki gibi bir yapılanma, çok güzel olur doğrusu.
   Bunun yanına araçlarla seyir yerleri de iyi gider. Nedense araçların deniz kenarına gelip içindekilerin manzarayı seyretmesine tepki veren bir toplumuz. Sanki mahallenin namusu…!
   Ha bir de, güzel bir deniz feneri yapın ki, nazarlık olsun.
   Her işimiz bitti de bunlar kaldı dediğinizi duyar gibiyim. Umut işte…
    DOHAYKO ve MİDYECİLER 
   Doğa ve Hayvanları koruma Derne-ği, kedi köpekleri bırakıp biraz az ba-şınızı kaldırın da görün denizlerimiz-deki hayvan katliamını. Midyeciler, yasak biter bitmez sahillerimizi kazı-maya başladı. Alınan yıllık 6 ton mid-ye, katliam olmakla birlikte, sahilleri-mizin erozyona uğramasına da sebep oluyor. Yani hem Doğa katlediliyor, hem hayvanlar. Hadi önderlik edin de, hep birlikte mücadele edelim.
    BİZDE ADAM YOK MU?
   Seçimlerin yaklaşmasıyla, aday adayları boy göstermeye başladı. Kuzeyden, yani Karasu, Kocaali ve Kaynarca`dan sesi çıkan yok. Ne yani, bizde milletvekili olabilecek kapasitede kimse yok mu?
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 767