SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 18.10.2018

BİRİ YAZMALI


   Evvel zamanda, 2 kişi, bir kadını kaçırmış, biri tecavüz etmiş, direnince diğeri de öldürmüş. Yakalamışlar, kadının huzuruna çıkarmışlar. Kadı, “Şu tecavüz edene tecavüz edin, öldüreni de idam edip öldürün”  demiş. Cezalarını çekmeye götürülürken, tecavüz edilen sık sık zaptiyeleri uyarıyormuş, “Bakın, tecavüz edilecek benim ha, sakın karıştırmayın!”
   ***
   Din ve ahlak hakkında yazmak zordur. Her an dinsizlik ve ahlaksızlıkla suçlanır, toplumsal infiale maruz kalırsınız!
   Geçtiğimiz hafta “Taciz” olayıyla adını duyurdu tüm Türkiye`ye Karasu… Belki duyulmayacak, basit bir olay olarak geçiştirilecekti, ama toplumsal infial sonucu linç girişimi ile karşı karşıya kaldı “market sahibi!”. 
   İlk duyduğumda ben de öyle sandım, “Markete alışveriş etmeye gelen çocuğu sıkıştırıp taciz etmiş.” Çocuk direnince de darp ve üzerinde sigara söndürerek işkence yapmış! Anlatım ve genel kanı öyleydi çünkü. 
   Hani bu tür olaylar dedikodu malzemesidir, herkes bir şey katar ya… “Kızın bir akrabası suçlu esas” dedi biri. “Kızın babası zavallı, sara hastası titrek biri” diye ekledi bir başka biri, “Görsen acırsın..!” diye bitirdi.
   Biraz daha araştırınca; babanın kızı para vermeden markete alışverişe gönderdiği, hatta zaman zaman market sahibinden 50-100 lira harçlık istediği, yani bir anlamda kızını peşkeş çektiği…
   Kızın, herkes uyuduktan sonra gece saat 2-3 gibi evden çıkıp sokaklarda dolaştığını, internetteki sayfasında 31 Aralık 1998 doğumlu olduğunu, İlişki durumunu ise “evli” olarak belirttiğini,
   Market sahibinden başka taciz olaylarına katılanların da olduğu ve kız isim verdikçe bunların da sorgulama için gözaltına alındığını…
   Neticede kızın ve kardeşlerinin devlet himayesine alındığını öğrendik. 
   ***
   Ben, annemden 15 yaş küçüğüm. Demek ki annem 14 yaşında evlenmiş! Babaannem 13, anneannem ise 12 yaşında gelin olmuşlar! Babam ve dedemler sapıklıkla suçlanacak en son insandır. Sorun yaşlılarınıza, kaç yaşında evlenmişler?
   Karacaoğlan bile demiş ki; “At dördünde güzel 15 yaşında, severim güzeli, bir de kır atı…”
   15 yaş, kadınlarda cinsel gelişimin en üst düzeyde olduğu, hormonların tavan yaptığı, ailelerin çocuklarının üzerine en fazla düşmesi gereken dönem olduğu zamandır. 
   Yasalar 18 yaşın altındakileri çocuk kabul ediyor, evlenmelerine izin vermiyor. Özel şartlarda anne baba rızası istiyor. Peki, market sahibi kızın ailesine para teklif edip kızın da yaşını mahkeme kararıyla büyütseydi..! Her şey yasal olacaktı. Nasılsa anne-baba rızası da var!
   Ya da şöyle soralım; kız market sahibinden ayrılmak istemeseydi, O da ona ayrılamazsın diye baskı yapmaz, darp etmez, gül gibi geçinip giderlerdi. (Olaylar, kızın ayrılmak istemesi üzerine şiddete maruz kalması ve karakola gelip şikâyetiyle başladı!)
   Maalesef birçok yerde buna benzer tacizler olmaktadır. Çoğu da zamanla unutulup gitmekte, bazıları da (bu olayda olduğu gibi) şikâyet ya da doğum gibi sebeplerle ortaya çıkmaktadır.
   ***
   Market sahibi,… Ailenin razı geldiğini düşünüp kesenin ağzını ve marketin kapılarını açmış. Kızın üzerinde hakkı olduğunu düşünüyor. Ne zaman ki kızın “ayrılacağım” sözünü duyuyor, kendi sonunu hazırlıyor! Öyle ya, sucuklar pastırmalar boldan boldan gönderilmiş! Paraysa para..! Bir şey esirgenmemiş! Şimdi bu oyuncağından (!) vazgeçmesi isteniliyor! Kızın şikâyetçi olacağını, hele linç girişiminde bulunulacağını hiç hesaba katmamış, belli! 
   ***
   Linç girişiminde bulunan halkımız… Olayların ne kadarına vakıf! Ya gerçekten o gün okişiyi ele geçirseler ve öldürselerdi, ömür boyu vicdan azabı çekmeyecekler miydi? Öyle ya, zorla tecavüz yok, öldürme yok, tamamen kızın ve yakın ailesinin bilgisi dahilinde gerçekleşen olaylar… 
                                           ***
   Polis, bu tür olaylarda nasıl davranması gerektiğini biliyor. Sanığı karakoldan çıkartmaları, Adliyeye getirmeleri ustaca… Bir polise polis elbiseleri giydirip (!) ön kapıdan çıkartıp halkı oyalarken gerçek suçluyu arka kapıdan kaçırmaları, Jandarma arabasında adliyeye sokmaları, adliye girişini çember altına almaları ustaca düşünülmüş. Halkın galeyana gelip yüklenmesini de ustaca bertaraf etmiş. Ancak kamera kayıtlarına da yansıyan, jandarma erinin acemiliği hoş olmadı. Halkın içinde gözüne kestirdiği birinin kafasına copu indirirken acımasızdı. Ya o kişi orda düşüp bayılsa, beyin kanaması geçirse..!
   Polisin eksiği, markete de zarar verileceğini düşünüp gereken tedbiri almalıydı. Market, hızını alamayan infial halindeki toplumdan birkaç kişi tarafından ateşe verildi. Neticede geride kalan masum bir eş ve çocuklar var geçimini sağlaması gereken. Polis, canımızın da malımızın da güvenini sağlamakla yükümlüdür. Zaten toplum olarak kızdığımız birine zarar veremezsek, işyerini yakar, arabasını kurşunlarız! O aile nasıl geçinecek peki?
   Peki, cezaevine giren kişinin masum ailesi de yarın bir gün ekonomik ve kültürel sebeplerle tacize göz yummak zorunda kalırsa..! Toplumsal tepkimiz nasıl olacak? 
   Cezaevine giren kişi ise çoktan sapık (!) damgasını yemiş durumda. Cezası bitip çıktığında bile hayatı kaymış olacak, ta ki cezaevinde kendisine bir şey yapılmazsa bile…
   Ben, linç olayında polise yardıma çalışan, saldırmaya çalışanları adıyla hitap edip elinden tutarak geri çeken aklıselim insanları tebrik ediyor ve bu tür insanların artmasını diliyorum.
   EMLAK VERGİSİ
   Hiç tanımadığım bir hemşerim kesti önümü. Bunu da yaz, dedi. “Emlak vergisi ikiye katlanmış!” 
   Enflasyonu tek hanede tutmaya çalışan devletimiz, hükümetimiz, şimdiden 3 haneli rakamları telaffuz edersek bu sene çok çekeceğimiz var. Kim karar verir, neye göre karar verir, bilinmez. Halka sormadan halkın cebine el atanlar, gün gelir cevabını hak ettiğiniz biçimde alırsımız.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1055