SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 18.08.2018

Çuvalladık!


Fındığı değil ama Fındık Festivalini çuvalladık, ağzını diktik ama satamadık!

 Önce Bayramın 3. ve 4. günü, yani Cumartesi-Pazar yapılacak diye duyurdu medya. Sonra nedense, Bayramın 1 ve 2. günleri yapılacağı ilan edildi.

 Bayramın 1. günü telefon ile iletişim neredeyse imkânsızdı. Bu kadar konuşmayı kaldıramadı şebeke. İnsanlar birbirleriyle bayramlaşamadı bile telefonla arayıp. Aklımıza, acil bir durum olsa, deprem ya da savaş gibi, tsunami gibi, telefonların bir işe yaramayacağı geldi.

 Akşama doğru elektrikler yetmemeye başladı. Öyle ki, hoparlörden anons edildi, “Değerli misafirlerimiz, Sevgili Karasulular, elektrikli ev aletlerini kullanmayın…” Yoksa hepten iflas edecekti şebeke. Yani geçen yıl yapılan enerji nakil hatları hikâyede kaldı! Ne oldu, takviye işi, bizi mi kandırdılar yani?

  Akşama doğru Plaja giden yollar tıkandı. Karasu Dörtyol`dan denize gidiş yolu tıkanmış, araçlar yolu işgal etmiş, kıpırdamıyorlardı. Işıklar boşuna yanıp sönüyordu. Zaten kimse de tınmıyordu ışıkları. Herkes bir an önce kurtulmaya çalışıyordu bu hengâmeden. Hatta bu sıkışıklık geç saatlere kadar devam etti. İtfaiye, Öğretmenler sitesine sapan kavşakta çıkan yangına bile müdahale edememişti. Birkaç aracı iteleye kakalaya yol açmaya çalıştı. Yandı gitti kül oldu evceğiz!

 Ekmek bitti Karasu`da. Gece fırınları dolaşıp ekmek bulmaya çalışan insanlar aç kaldı, ekmeksiz yediler yemeklerini.

 Kimsenin tanımadığı Cem Adrian adlı sanatçı gelmedi 2. günü akşamı Festivale… Meğer menajeri paraları alıp uçmuş. Toplanan insanlar kendi kendilerine eğlenmeye çalıştı. Aracın biri yolu ortasına çekilip kapıları açıldı ve Karadeniz müziğinin kıvrak havalarıyla oynadı gençler. “Senin Organizasyon bozukluğun benim eğlenmemi engellemez” dedi, birçokları gibi küfür etmeyi seçmedi.

 Saat 11.45 de geldi bir sanatçı hanım. Hani ben tanımıyorum da, onun kadar söyleyen uvertürler, bizim kendi aramızdan da çıkardı yani. Sahneye bir kişi bulunup çıkartılamadı koskoca Karasu`da o saate kadar! (Ekmek yine yoktu!)

 3. günü sabahı sular isteksiz akıyordu musluklardan. Zaten bir süre sonra da kesildi. “Komşu sizde de sular kesik mi?” diye seslendi insanlar birbirlerine. Temizlikler aksadı. Duş alamadı insanlar. Hâlbuki yeni yapılmıştı isale hattı. Bırakın temiz içme suyunu, bulanık suyu da aradık yani. Akşamüstü tekrar soruyorlardı, sulara ne oldu? Cevap şöyleydi, “Arıza mı varmış neymiş, anons ettiler…” (Ekmek yine yoktu. Dolaştığımız fırınlar, yarım saat sonra çıkacak, diyorlardı!)

 Festival mi, konser mi? Neden yapılır, amacı nedir? Kültür, Turizm ve Fındık Festivali dediğimiz festivalin tarihine son anda mı karar verilir? Hani kültürel faaliyetler? Fındık bu işin neresinde? Turizm desen, insanlar zaten bayram münasebetiyle gelmişler ucuz tatil beldesine. Daha fazlasının gelmesi miydi amaç? Zaten çoğu gençler de deniz kenarında, kumda sabahladı.

 Yıllar önce bir başkanımız karar vermiş festival yapalım diye. O gün bu gün gelen başkanlar hiçbir şey katmadan devam etmiş aynı gösteriye. 2-3 sanatçı, biraz havai fişek olunca adı festival oluyor demek ki? Konser dense kimse itiraz etmez! Halk bunun neresinde? Sadece seyirci olarak mı katılmalı?

 Halbuki 3 ayrı hocamızın kurduğu halk oyunu ekiplerimiz var. Gündüzden onların katılımı, hatta yarıştırma yapılmasıyla başlanılabilirdi. Al işte halkın katılımı..!

 Tiyatro oyuncularımız vardı amatörce çalışan. Hatta Karasululara bir oyun izlettirmişlerdi. Timur Acar, Gülcan Aslan, Gürkan Uygun gibi dizi oyuncusu hemşerilerimiz, yeni yetişen ve kabiliyetli gençlere örnek olup en iyi rol yapan oyuncu yarışması yaptıramaz mı, bu tür yarışmada jüri oluşturamazlar mı? Bilmem hangi ildeki meşhur olma yolundaki bir sanatçıya minnet edersen, o da gece gelmez, başka birini korsun sahneye. Kendi hemşerine paye ver. Sadece onları görmeye gelir binlerce hayran. (İnanmazsınız ama, sadece Gülcan Aslan`ın hemşerisiyim diye internetten tanıştığım insanların hayranlıklarına şaşıyorum! Bizim reklamcı Ertan Aslan`ın yeğeni… Hele Memati adı başlı başına ilgi kaynağı…)

 Mesela bir şarkı yarışması düzenlenip Mustafa Topaloğlu, Yasemin Yıldız gibi hemşeriler destek verip jüri oluşturamaz mı?

 Fındık borsası oluşturulup, ilçemizdeki tüccarlardan en yüksek fiyat veren esnafımızın reklamı yapılamaz mı? En iri fındık, en randımanlı fındık yarışmaları düzenlenemez mi? Ağustos sonu ve eylülde tüccara bedava denilecek paraya satılan fındığımızın gelen turistlere taze olarak satışının organizasyonu yapılamaz mı? En azından 300-500 kg fındık toplayan gariban ailelerin fındığı değerlendirilemez miydi?

 Kültür olarak da önceki yıllarda yapılmaya çalışılan satranç, briç turnuvaları düzenlenemez mi? Eski çocukluk oyunlarımız tanıtılıp, mesela çelik çomak birincisi seçilemez mi? Şimdiki gençler internetten çıkmıyorlar oyun için!

 İşin bir de Turizm yönü var tabii. İnsanların Karasu`ya sırf festival amacıyla gelmesi isteniyorsa, Bayram günü zaten geliyorlar. Bayramdan sonraki hafta seçilmeliydi festival için. Ve günlerce, hatta haftalarca önce duyurusu yapılmalıydı. Yani esnafımızın daha çok iş yapması için, hareketlilik kazanması için olağan hafta sonlarından biri seçilmeliydi. Eğlence yerlerinin çoğunda “Boş yerimiz yok” diye geri çevrildi insanlar!

 Turizmin artması için bu güne kadar birçok girişimler yapıldı ama sonuç vermedi. Israrla devam edilmeliydi. Turizm Bürosu kurulup Sakarya içlerine Mavi gezi, Longoz`a ve Maden deresine turistik gezi düzenlenmeliydi. U20`ye dalışlar gerçekleştirilmeliydi. Mikrolight uçaklar çağırılıp Karasu havadan gösterilmeliydi.

 Bu güne kadar hiçbir Festival, bu seneki kadar bozuk organizasyonla yapılmamıştı. Enver Albayrak hocamız, tecrübesiyle bu işi rahatça götürürdü. Aklımıza, belediyenin parti değiştirmesiyle birlikte Enver Hocamızın da dışlandığı ihtimali geliyor!

 Tek tesellimiz, emniyet güçlerimizin gayretli çalışmalarıydı. Neredeyse tam kadro nöbet tutmuş, geniş çaplı bir olay olmasını önlemişlerdi. Gerçi Ramazanın da bitmesiyle ara sokaklarda sarhoş kavgaları eksik olmadı ama emniyete de sirayet eden ciddi bir vaka yaşanmadı. Yol, su, elektrik, telefon ve ekmek konusunda sınıfta kaldı devlet! 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1191