SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 24.06.2018

Dere Bizim Deremiz


                     DERE BİZİM DEREMİZ

  Karasu’nun tam ortasından geçen derenin adını öğrenemedim bir türlü. Kime sorduysam farklı isim aldım. Kimi Tıntın değil mi, kimi b.klu dere dedi. Adı yok diyen var, Kanal diyen var. Eskilerden duymuştum, Bilmem Kimin Batağı… Soramadım, vefat etmiş…

  Bu dereye artık bir isim konulmalı. Karasu Deresi diyeyim… Küçükboğaz gölünden Sakarya Nehri’ne kadar Karasu’yu bir uçtan diğer uca bölen dereden bahsetmek istiyorum. Hani Hükümet Konağı yanından geçen dere… Bir ara kokudan yanında durulmazdı. Biraz temizlendi, ıslah edildi de koku giderildi. Ya da alıştık kokusuna. Karasu Deresi, 1. Önerim. Hani caddelere isim koyarken değerlendirilirse…

  En son Rahmetli Şerif Ali Eniştemin (Sevim) orada sazan tuttuğunu hatırlıyorum, 30 yıl kadar önce… Yalnız balıklar öyle kötü kokuyordu ki canlı canlı, kokusu gitsin diye bir leğen suda bekletti birkaç gün… O pis kokuda nasıl yaşadıklarını merak etmiştim. Leğendeki balığın kokusunun gidip gitmediğini de…

  İşte bu derede bu günlerde oltayla balık tutuluyor. Bir ara denk geldim, arabamla oradan geçerken oltanın ucunda büyük bir Turna Balığı, kıyıya çekmeye çalışıyordu balık tutan arkadaş. Arabayı durdurup seyrettim. En son kurtuldu kaçtı balık, şaşkın bakışlarımız arasında…

  Orada birçok canlı yaşıyor. Çıplak gözle görebilirsiniz yüzen küçük balıkları, kurbağaları, su kuşlarını, su yılanlarını…

   Yazın bu derenin suyu azalıyor. Bu da canlı hayvanların yaşamını tehlikeye sokuyor. Bu sebeple kanalın akar tarafına bir set yapılıp suyun tutulması lazım. (ya Adnan, sen de nelere kafa takıyorsun diyenlere; barajdaki 3 leylek yavrusu boğulacak diye 20 milyonluk elektrikten vazgeçen Orman Bakanı ile Enerji Bakanları duymasın  bu dediklerinizi.. Bu dünya hepimizin) Su seviyesinin yükseltilmesi için çalışma yapılması, 2. önerim.

  Asıl dileğim, her sene Yenimahalle’ye sonu ne olduğu bilinmeyen Mersin balığı bırakıp festival yapmak yerine, bu dereye sazan, turna ve diğer tatlı su balıklarından salınıp göl kenarındaki parkta kendimize has bir eğlence düzenlemek… Çok daha kolay ve zahmetsiz iş... Sonra da göl kenarında olta balıkçılığını yaygınlaştırıp, tutulan her balık için ücret talep ederek masraflar da karşılanabilir.

                       ASFALT DA KESER TAŞ DA

  Belediyenin önünde asfalt kesme makinesi ile resmen parke kesildi. Kazıldı, doğalgaz borusu atıldı, kapandı. Şimdi o kesilen parke yerine beton dökecekler! Beton desenli parke yollarımız olacak. Yarın da üzerine asfalt dökeriz olur biter!

  Ya hadi doğalgaz ekibi 5-6 gurup, mühendis hepsine yetişemiyor. Arada bir böyle aksaklıklar oluyor diyelim.  Belediyemizin mühendis kadrosundan gören de mi yok! Daha 1,5 sene geçti döşenmesinin üzerinden, yazık ya!..

  Uyarıyorum, beton döktürülmesin, aynı parkeden bulunup yama yapılsın. Ha bir de iyi bir usta yapsın yamayı, yoksa yamalı gibi durur!

                         BEN YAPTIM OLDU

  Siyasi inatlaşma sebebiyle, 4+4+4 eğitim sistemine geçildi. Halbuki eğitimciler bunun sonuç vermeyeceğini söylüyorlardı. Yılların tecrübesi vardı. Şimdi ne oldu?

  60 Aylık bebelerin üçte ikisi sınıfta altına kaçırmış.

  Yine bu bebelerin çoğu okuma yazma öğrenememiş.

   Peki ne gerek vardı inatlaşmaya..? Önümüzdeki yıl 2. sınıfa giden okuma yazma bilmeyen öğrencilerimiz olacak. Allah öğretmenlerine, anne ve babalarına sabırlar versin.

  Şimdi çözüm olarak 1+3+4+4 şeklinde ilk yılı anaokulu olan bir çözüm öneriliyormuş. Eski sisteme dönecekler de yüzleri tutmuyor zahir!

                             ***

  Yapı denetim sistemi, ilk kurulduğunda şubelik vardı. Çevre illerde şubelik açılabiliyordu. Sonra, merkezdeki mühendisin şubedeki inşaatı takip edemediği anlaşıldı, şubelik kaldırıldı.

  10 Yıl denetlenmeyen ya da formalite denetlenen firmalara birden 20 cm için hesap sorulmaya, belediyenin verdiği imar durumundan ötürü yapı denetim mühendislerinin yargılanmasına başlanıldı. Önce savunmalar istenildi, sonra 1 yıl denetimden men cezası verildi. Odaya bildirilip odanın da cezalandırılması istendi. Akabinde savcılıklara suç duyurusunda bulunulup koca koca mühendislerin suçluymuş gibi ifade vermesi sağlandı genç savcıların karşısında, ayakta..!

  14 tane bu ile yeter denilen yapı denetim firmalarının hepsini uyarı, ihtar, ikaz, para cezası vs vermeden pırasa doğrar gibi doğrayıp kapattılar. İnşaat sektörünün duraklamasını önlemek için eski reçeteyi tekrar sundular, “Şubelik müessesesi devreye girdi”. Ayrıca her isteyene yapı denetim bürosu açma yetkisi tanında. 14 tane bu ile yeter ama alın size 54 taneye kadar izin, amaç plaka tutsun denildi. “Neden kapattığınız şubelik müessesesini yeniden açıp faaliyete geçirdiniz” diye sesini yükseltemedi tabii kimse. Firma çok olsun ki, doya doya kapatalım sistemi işletilmeye başlandı.

                               ***

  Gezi parkında 3-5 ağaç kesilecekmiş..! Ne 3-5 ağacı, Sakarya ilinde mühendis kalmadı kesilecek, mühendis! Hepsi kesildi.

   Kesilmeyenler de müteahhitlerce yontuluyor zaten!

  

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1537