SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 20.08.2018

DOĞA KATİLLERİ



 Kanal boyu yürürüm, güzel havalarda. Yürüyüş yaparken de kanalın üzerinde  birikmiş  tortuların temizlenmesi  gerektiğini, bu tortuların yüzünden suyun oksijensiz kaldığını görüp üzülürüm. Son zamanlarda kanalda bu tortuların üzerinde kırmızı gagalı siyah, kuyruğunun altı beyaz yaban kuşlarını görüyordum. Sazlıkların içinde yuva kurmuş, yumurtlamış, yavru çıkarmış ve tedirgin bir şekilde o yavrularını yüzdürüyorlardı. Sazlıklar  ve suyun içindeki  otlar, güzel, doğal bir görüntü veriyordu. 

  Bir de göl kenarında yüzen bir  çift  ördek vardı ancak tek kalmıştı ördekler.  Belli ki birinin başına bir hal gelmişti. O ördeklerden çok daha fazlası yaşasaydı keşke kanalda.  Hatta özel koruma önlemleri  alınsa, suyun üzerinde emniyetle barınabilecekleri  adalar ve kümesler yapılsa... Hatta kazlar ve kuğular da olsa... Suyun üzerindeki tortuların temizlenmesi, doğal hayatın yaşatılması için çok daha faydalı  olurlardı. 

  Ara sıra balıkçılar da görürdüm, küçük balıklar da... Turna balığı da vardı. Kurbağalar da... Bazı geceler buraya gelir, kurbağa seslerini dinlerdim. Etrafı  ağaçlandırılmış kanalda artık eski kesif ağır kokusu da hissedilmiyordu. Keşke ağaçlar tek tip değil de Dut türü meyveler de olsa, ıhlamur türü ıtırlı ağaçlar da  olsaydı diye düşünmüşümdür. 

 Önce Belediyenin buraya peyzaj yapması gerektiğini düşündüm ama sonuç Acarlar gibi olur diye yapmasa daha iyi olur diye geçti aklımdan. Ama eyvah... Heyhat ki heyhat! Belediye müdahale etmiş, o sazlıkları, otları, doğallığı kepçeyle  kazımış, atmış. Geriye kel  bir yemyeşil su  birikintisi kalmış! Kesilen atılan  otlardan çıkan su,  tüm gölü zehirlemiş. Yuvası bozulan kuşlar  gibi kalan balıklar, yumurtaları ve yavruları da yok edilmiş! Ve tüm bu yapılanlar, hizmet  olsun diye bizlerin vergileriyle yapılmış!

  Kanal, Selahattin Tatlı Bulvarı köprüsüne kadar  iğdiş edilmiş. Devam edip etmeyeceği  belli değil. Yahu madem bir temizlik yapma gerekliliği hissettiniz, kısım kısım yapın. Arada bir 50 metre doğal hayatın devamı için cep bırakın! Bari en azından devamına dokunmayın yahu...

  Tüm bunlardan sonra bir polis ekibi, bölgede oturan vatandaşlara soruyor, "Burada balık tutuluyor mu? Çevreye zarar veren var mı? Belli ki orada balık  tutmak yasak! Devletin güvenlik  güçleri bu yasağı kontrol ediyor! Vatandaşın biri cevap veriyor,  "Belediye, çevreye zarar veren Belediyedir. Siz gidin Belediyeden hesap sorun, çünkü çevreyi katleden onlar!

                               GERİSİNİ  YAPMANIZA GEREKYOK!

  Ünlü  bir yazara, yazarlık hevesinde bulunan bir genç, yazdığı romanı getirip fikrini sormuş. Yazar, inceleyip fikrini söyleyeceğini  bildirmiş. Birkaç gün sonra da genci arayıp, yazdıklarını beğenmediğini söylemiş. Buna içerlenen genç, yazılarını almış ve yazara şunu söylemiş, "Yalan söylüyorsunuz. Siz Benim yazılarımın tümünü okumadınız, çünkü ben bazı sayfaların köşelerini yapıştırmıştım, onları açmamışsınız bile!" Yazar cevap vermiş,  "Bir yumurtanın bayat  olup olup olmadığını  anlamak için hepsini yemem gerekmez!"

  Bulvarda yapılan kaldırıma bakıyoruz da, güzel olan bir şey yok! Önce yaya yürüme alanına kaldırım yapılması, sonra o kaldırımın malzemesi ve işçiliği... Bangır bangır  bağırıyor, ortaya  güzel bir şey çıkmayacağını! Yapılan şeyin  güzel bir şey  yapmak için değil, birilerine  para kazandırmak için yapıldığını... Yol yakınken vaz geçin. Güzel bir şeyi bozmaktaki amaç daha güzelini yapmak olmalı. Sizin güzel bir şey yapacağınız yok. 

  Beklerdik ki, mermer ya da granit kaplama bir bulvar  olsun.  Örnek bir proje olsun, eşi benzeri bulunmasın…

 Yazık değil mi Karasu Halkının paralarına! Siz o  görevi  hak etmiyorsunuz.

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 73