DÜĞÜN YAPTIM


   Şim­di­ye kadar dü­ğün­le­re gi­der­ken, oy­na­ma­ya, eğ­len­me­ye gi­der­dim. Bil­mez­dim ki o dü­ğü­nün ön­ce­si ve son­ra­sı var. Biz da­vet­li­ler, sa­de­ce bir ti­yat­ro­nun sah­ne­si­ni sey­re­der gi­bi­yiz. Bil­me­yiz ki o sah­ne­ye çı­kan­lar de­fa­lar­ca prova yapar, giyim kuşam seçer, sah­ne­yi dü­zen­ler!
   Gerçi daha önce Kı­zı­mı ev­len­dir­miş­tim ama o zaman daha az so­rum­lu­luk almış, maddi ma­ne­vi yo­rul­ma­mış­tık. Ama erkek evlat ev­len­di­rir­ken öyle mi? Ben bu­ra­da, bir çok düğün yapan in­san­la­rın çek­tik­le­ri sı­kın­tı­la­rı pay­laş­mak is­te­dim. Ha, düğün ya­pa­cak­lar da bun­dan ders alsın, ace­mi­lik çek­me­sin.
   Dü­ğün­den aylar önce "Da­vet­li lis­te­si­ni yapın" de­di­ğim halde, lis­te­yi yap­mak son haf­ta­ya kaldı. Öyle ki, düğün ak­şa­mı bile Hanım, "Aa, bak en yakın ar­ka­da­şı­mı ça­ğır­ma­yı unut­tuk!" dedi. Yani illa ki bir kaç kişi unu­tu­lu­yor. Bi­li­yo­rum ki so­kak­ta rast­la­ya­ca­ğım bir­çok kişi ça­ğır­ma­dı­ğım için sitem edecek.  Bunu tah­min et­ti­ğim için sos­yal med­ya­dan da yaz­dım, gel­sey­di­niz...
   Düğün ön­ce­si nikâh iş­lem­le­ri­ne bir ay ön­ce­den baş­la­yın. Çünkü tah­lil­ler, mu­aye­ne­ler uzun sü­re­bi­lir. Gelin ve damat aynı il­çe­den olur­sa sı­kın­tı yok ama ev­le­nen­ler­den biri başka il­çe­den olun­ca "Ev­len­me eh­li­ye­ti" is­te­ni­yor. Nüfus mü­dür­lü­ğün­de işlem yap­mak için ran­de­vu­lu sis­tem­de bir ay son­ra­sı­na gün ve­ri­li­yor. Sağ olsun İlçe­miz Nüfus Mü­di­re­si, özel du­rum­lar­da kendi ini­si­ya­ti­fi­ni kul­la­nıp acil ge­rek­li ev­rak­lar­da yar­dım­cı olu­yor. 
   Bir­bi­ri­ni seven genç­le­rin ev­le­ne­bil­me­le­ri için aile­le­rin yar­dım­cı ol­ma­sı gerek. Hele altın ve mo­bil­ya fi­yat­la­rı­nın art­tı­ğı bu gün­ler­de genç­ler ev­le­ne­mi­yor. Ev­len­me yaşı 30`lara geldi. Özel­lik­le kız ta­ra­fı, er­ke­ğe şart sun­ma­ma­lı­dır. Zaten erkek im­kâ­nı öl­çü­sün­de takı ta­ka­cak. 
   Kız ta­ra­fı, yatak odası mo­bil­ya­sı al­ma­sı adet­ten. Bu­ra­nın per­de­le­ri­ni dik­tir­mek de adet olmuş. O kadar eksik var ki, Tv, Ça­ma­şır ve bu­la­şık ma­ki­ne­le­ri, buz­do­la­bı, fırın, halı, mo­bil­ya... Bun­la­rın bir ya da bir­ka­çı­nı al­ma­sı yeni ev­le­necek çifti ra­hat­la­tı­yor. Yoksa ev­li­li­ğin daha ba­şın­da borç­la­nıp ta­kı­la­rın büyük kıs­mı­nı borç öde­me­ye har­cı­yor­lar.
   Kız alır­ken da­vul-zur­na ol­maz­sa olmaz! Çok da pa­ha­lı değil,250 bin ci­va­rı... Zaten bir o kadar da bah­şiş alı­yor­lar.
   Kına ge­ce­si­ni at­la­dık tabii... Gelin, avu­cu­nu aç­mı­yor! Bir çey­rek altın ha­zır­da bu­lun­sun.
   Ya evden çı­kar­ken...! Ge­li­nin kar­deş­le­ri, ar­ka­daş­la­rı, kapı pa­ra­sı, san­dık pa­ra­sı, yol bağı diye epey sı­kış­tı­rı­yor. Hele o yol bağı yok mu..? Gelin ara­ba­sı­nı gören önüne at­lı­yor. Ço­cuk­la­rı kan­dır­mak kolay, içine 5-10 lira koy­du­ğun zarf­la­rı ver. Ya bü­yük­ler öy­le­mi? Kendi bü­yü­müş, beyni bü­yü­me­miş in­san­lar, ara­ba­la­rı­nı gelin ara­ba­sı­nın önüne kırıp kav­ga­ya sebep ve­re­bi­li­yor­lar.  Yolda, kon­voy­da­ki ki­şi­ler, sı­ra­ya uy­ma­yıp her biri gelin ara­ba­sı­nın ar­ka­sı­na gir­mek is­te­me­si ayrı bir sorun!
   Düğün sa­lo­nu ya da or­ga­ni­za­tör ile ya­pa­ca­ğı­nız söz­leş­me­yi kâ­ğı­da dök­me­yi unut­ma­yın. Söz­leş­me ya­pıl­dık­tan sonra tek­rar oku­yun ve ya­zıl­ma­yan şey­le­ri yaz­dı­rın. Me­se­la, Ka­me­ra, fo­toğ­raf­lar, havai fi­şek­ler, dron ile çe­kim­ler, ilave masa açıl­ma­sı, ye­mek­ler... Bizde, havai fişek ko­nu­şul­du­ğu halde söz­leş­me­ye ya­zıl­ma­mış ol­ma­sı ba­ha­ne edi­le­rek ücret in­di­ri­mi ya­pıl­ma­dı. Fo­toğ­raf­lar fi­ya­ta dahil ol­du­ğu halde, gelin ve da­ma­dın aile­sin­den çe­ki­len re­sim­le­rin her biri için para is­te­me gi­ri­şi­min­de bu­lu­nul­du. Bir çok masa yarı dolu ol­du­ğu halde, gelen da­vet­li­ler­den bir gurup erkek, yeni masa açıl­ma­sı­nı is­te­di. Açıl­mak is­te­nen her yeni masa, 150 lira ek fiyat içe­ri­yor. 
   Ev­len­mek is­te­yen genç­ler, eko­no­mik du­rum­la­rı çok uygun de­ğil­se, 10-15 bin lira salon ve yemek pa­ra­sı ver­mek ye­ri­ne, kendi ev bah­çe­le­ri, eğer mü­sa­it de­ğil­se en yakın okul bah­çe­le­ri­ni ter­cih etsin. 
   Ge­le­lim takı kıs­mı­na... Benim çey­rek tak­tı­ğım bazı in­san­lar, 100-200 lira gibi pa­ra­lar tak­tı­lar. Bu eko­no­mik kriz se­be­biy­le makul kar­şı­lı­yo­rum. Benim de bana çey­rek takan bazı in­san­la­rın dü­ğü­nü­ne gi­de­me­di­ğim oldu. Ama im­kâ­nım var­ken, bir çey­rek al­tı­nı bile az görüp bi­le­zik tak­ma­ya ça­lış­tım. Her­kes en az bir çey­rek altın tak­mak ister. Ama çey­rek altın ta­kı­yo­rum di­ye­rek çey­rek gö­rü­nüm­lü on li­ra­lık yap­rak altın tak­mak dü­pe­düz sah­te­kâr­lı­ğa gir­mek­te­dir. Bu ki­şi­le­rin ka­me­ra­lar­la tes­pit edi­lip hak­la­rın­da suç du­yu­ru­sun­da bu­lun­mak ge­re­kir. Bu ko­nu­da en güzel sis­tem, Abaza dü­ğün­le­rin­de ol­mak­ta­dır. 2-3 gü­ve­ni­lir kişi, da­vet­li­le­rin he­di­ye­le­ri­ni bir def­te­re kay­de­de­rek düğün sa­hi­bi adına tes­lim al­mak­ta­dır­lar. Daha sonra da ta­kı­la­rı ve def­te­ri sa­ya­rak tes­lim et­mek­te­dir­ler.
   Takı son­ra­sı, ta­kı­la­rın kime ve­ri­le­ce­ği de ayrı bir tar­tış­ma ko­nu­su­dur. Bu­ra­da tuzu kuru aile­ler, ta­kı­yı ol­du­ğu gibi gelin ve da­ma­da tes­lim ede­rek on­lar­la ge­li­ne altın al­ma­sı­nı is­ter­ken bazı aile­ler de ol­du­ğu gibi el koy­mak­ta­dır­lar. Tabi düğün için öden­me­si ge­re­ken borç­lar ola­bi­lir ama bir he­ves­le takı me­ra­si­mi­ne ka­tı­lan gelin ile da­ma­dı, ta­kı­nın ta­ma­mın­dan mah­rum etmek de in­saf­sız­lık­tır. En azın­dan ge­li­nin gön­lü­nü ala­cak kadar bir al­tı­nın ge­lin­de kal­ma­sı­na rıza gös­te­ril­me­li­dir. Emin olun, "kay­na­na ta­kı­la­ra el koydu" diye de­di­ko­du­la­rı­nız ya­yı­lır.
   Dü­ğü­nü­me uzak­tan ya­kın­dan gelen, takı ta­kan-ta­ka­ma­yan, ara­yıp da ma­ze­ret bil­di­ren tüm dost­la­rı­ma çok te­şek­kür edi­yo­rum. Bu­ra­da şunu öğ­ren­dim, uzak da olsa bir dos­tu­nun düğün da­ve­ti­ne katıl, az da olsa ta­kı­nı bir zarfa koy, düğün sa­hi­bi­ne bir şey ve­re­me­sen de o dü­ğün­de gözük. 
   Davet ede­me­dik­le­rim­den, unut­tuk­la­rım­dan, ad­re­si­ni bu­la­ma­dık­la­rım­dan da özür di­li­yo­rum. Dost­lar, hem iyi günde hem de kötü günde belli olur­lar.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 312