SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 18.10.2018

ELİ CEBİMDE


   Devlet Babamızın eli cebimizde çıkmıyor. 
   Harcamalarında gayet rahat olup herhangi bir tasarrufta bulunmayan, makam aracından örtülü ödeneklerine kadar fütursuzca harcayan devlet, her fırsatta vatandaşa vergi ve ceza kesiyor. 
   Aracınızın her türlü vergisini ödüyorsunuz değil mi? Hadi hiç ceza ödemeden bir İstanbul`a gidip gelin bakalım. Arkadan en az bir tane ceza makbuzu gelir. Benim gibi biraz da kısmetli iseniz, 2 ya da 3 ceza makbuzu kesin gelir! Gelirleri hesap ederken cezaları da ekleyen bir devletimiz var. Yahu belki herkes kurallara uyacak, ceza kesmeyecek!
   Aynı şeyi polis trafik muayenesi yapan jandarmaya söyledim, “Hazine yine açık mı verdi, burda pusuya yattınız?” Jandarma Assubayın cevabı şöyle; “Devletin ceza kesmeye ihtiyacı yok ki, dolaylı vergilerden kasası zaten doluyor. Mazot, sigara, içkideki vergiler maliyeti katlıyor.”
   Şu yolda radar var, şuraya kamera koydular, bu bölgede trafik fahri müfettişi var gibi lafları duymaktan bıktık yahu!
   Peki biz hükümete ceza verebiliyor muyuz? Bizim paralarımızı Suriye`den gelen ne idüğü belirsiz Arapların cebine harçlık diye veriyor. Bizim yarış atı gibi dershanelere sokarak hazırladığımız evlatlarımızın yerine, Suriye`den gelenler imtihansız rahatlıkla girebiliyor! Örtülü ödenekten, komşudan kaçan ve kendi ülkesindeki terörizme destek veren Özgür Suriye Ordusu`na kaç para verdiğimiz belli değil?
   Sanırız bu ülkede, bu topraklarda rahat yaşayabilmek için Türk olmak dezavantaj!
   Lütfen, trafikteki elinizi bari cebimizden çek Başbakan. Cezaların fazlalığı sizi de şaşırtmış olmalı ki, Trafik ceza affı gündem maddelerinden birini oluşturuyor!
KURBANLIKLAR
   İlçemize kurban için getirilen hayvanlar nerede satılır?
   Eskiden Dörtyol`da satılıyordu ama artık oralar da arsalar konutlara teslim olunca, şimdi nerede satıldığı belli değil. Tesadüfen satmak için hayvan getiren biriyle sohbet ederken sitemini dile getirdi. Belediye satış için yer göstermemiş. Ve yine öğrendim, Yalı İlkokulu arkasında satılıyorlarmış! Hadi arayın da bulun bakalım!
   Bir diğer önemli konu, hayvancılık sektörümüzün can çekiştiği dönemde, dişi hayvanların kurban edilmemesi için devlet büyüklerimizden bir adım yok! Ben de maalesef, “1 doğum yapmış inek”e ortak girdim. Hani hayal de kuruyorum, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü`nden biri gelse de “Bunu kesemezsiniz, dese… Bu sizin sütanneniz, dese! Bu inek yerine alın bu tosunu kesin, dese…” 
   Kesilen inekler, önümüzdeki yıllarda her yıl kesilen birer buzağı demek. Hele hamile inekler… Ondan sonra Eti 25 liraya yer, komşu ülkelerde 7-8 liraymış diye geyik muhabbeti yaparız! 
CİZRE`DEN GELEN ÖĞRETMEN
   Edremit`li Sebahattin Hoca (Eybek), Tayini Cizre`den Karasu`ya çıkınca sevinmiş başta. Ama ilk tanıştığı insanların birbirlerine; “Höş, Davul, Çakmak, Anpiti, Civciv, Muti gibi isimlerle seslendiğini görünce şaşırmış. Burada da Cizre`deki gibi herkesin bir kod adı var sanmaya başlamış.
   Briç merakı da olan Sebahattin Hoca, Şaban Eray`ın orda bir Briç maçında, Turan Kalay ile eşleşme hatasında bulunmuş. (Bilen bilir, Turan Abi, yanlış bir deklere ve yanlış bir oyunu asla affetmez, karşısındakini itin deliğine sokar). Sebahattin Hoca, çok kuvvetli olmayan bir elle kuvvetli el deklere verip de eller açılınca, Turan Abi kükremiş;”O el 4 pik der mi?” Kendisi zaten terör ile iç içe olan Cizre`den gelen Hoca, Turan Abi’nin de bu huyunu bilmediği için, donmuş kalmış!
NE ÇOK 
SARIOĞLU
   Geçen hafta, kayınçolarımdan bahsederken, “kılıçları kesiyordu” tabirini kullanmıştım. Bu sözüme Sarıoğulları`ndan duyan bazıları gücenmiş; “Bizim kılıcımız hala keser, başın dertte mi enişte” diyerek arayıp destek verdiklerini belirttiler. 
   Ben o sözü Sarıoğulları için değil, kayınçolarım için kullanmıştım. Mekanları Cennet olsun, yokluklarını oğulları aratmaz. Yine de arayıp destek verdikleri için kendilerine teşekkür ederim.
HAYVANLAR İÇİN
   Çok uzun zamandır kafamda bir proje var. İmkanım olsa kendim yapardım ama şimdilik sadece Belediye ya da hayırsever işadamlarına öneri olarak yazacağım. Üstelik reklamı da bol ve hayırdua almayı sağlayacak bir yatırım.
   Malum, kış aylarına giriyoruz. Ortalıkta bir sürü sokak köpeği, kedi filan var. Buna ortalıkta dolaşan kuşları da eklersek, aç-susuz kalması muhtemel birçok hayvan var. Hadi kediler çöp kovalarına girebilecek donanıma sahip. Ya köpekler ne yapsın?
   Biliyorum ki çoğumuz sofradan artan bayat ekmek parçalarını çöp kovalarının yanına açığa koyar ki, bir hayvan yiyebilsin diye. Öneri mi, işte o yemek artıklarını hepten koyabileceğimiz bir yemlik aparatı.
   Köpekler için zeminde, kediler için biraz daha yüksek ve en tepesinde kuşlar için bir yemlik bulunan demir-ağaç karışımı sokak aparatlarını yapıp cadde başlarına ve sokaklara serpiştirmek…
   Bu işi Belediye de yapabilir. Belediyenin önderliğinde halkımız da gerçekleştirebilir. Çok da pahalı olmayan bir malzemeden yapılabilecek yemliğin maliyeti 100 lirayı geçmez sanırım.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1650