SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.01.2018

FESTİVAL


   Karasu`nun kırk yıllık Kültür, Sanat ve Fındık Festivali iki senedir yapılmıyor.
   Geçen sene 301 madencinin ölümüne bağlamıştık bunu. Hâlbuki festival için bir hazırlık da yoktu. Her yıl, haftalar öncesinden hangi sanatçıların geleceği duyurulur, reklamı yapılırdı. Olmadı.
   Bu sene de seçimden sonra karıştı ortalık. Yine festival yapacak tadımız yoktu. Ama yine de adı bile edilmedi.
   Komşularımız Kocaali ve Akçakoca`da da yapılmadı festival. Hâlbuki gizli bir dayanışma içinde hep beraber kutlardık festivallerimizi. Gizliden gizliye yarışır, hangimizinkinin güzel olduğu konusunda fikir yürütürdük.
   Söylentiye göre, Ankara`dan, partililerden gelen talimata göre alınmış bu karar “Festival gibi etkinlikler yapmayın!”
   Kime ne zararı vardı festivalin? Masrafların büyük çoğunluğu müteahhitlerden, sahildeki esnaftan ve lunapark yönetiminden tahsil ediliyordu. Kalan kısmı da son zamanlarda bazı otomotiv firmaları sponsor edilerek karşılanıyordu. Yani belediyeye pek yük düşmüyordu.
   Belediyeye pek yük düşmediği halde, parsanın büyük çoğunluğunu belediye topluyordu. Festivale katılanları bıktıracak kadar uzun bir konuşma, sanatçılarla kanka pozu, en ön koltukta oturma, eş, dost ve yakınlara protokolden yer ayarlama vb… Gerçi müteahhitler ve esnaflar da nemalanıyordu. Belediyenin ücret alarak kiraladığı küçük baraka dükkanlar da kiralarını ödeyebilmek için büyük ölçüde o günü bekliyorlardı. Bahçeden taze fındık, armut, sütlü mısır, gözleme gibi şeyler satan halk da büyük ölçüde gelir elde ediyorlardı. Hepsinden önemlisi, Halkımız için eğlencenin doruk yaptığı gündü. Hiç sahile inmeyenler de o akşamlarda sahile çıkıyordu.
   Hani diyorum ki, seçimlerde bolca atılan havai fişekler bitti de tasarruf mu yapılıyor. Malum, Coşkunlar havai fişek fabrikasında da patlama oldu!
   Ankara, neden festival yapılmasını istemesin?
   Sanatçıları ikiye böldüğü için olabilir mi? Ya da festival adı altında içkiler içildiğini, fuhuş yapıldığını vs mi düşünüyor! Hani düşünmek istemiyorum ama, Andımız ve TC gibi geriye dönük tüm değerlerimizden uzaklaştırılma politikası mı?
   Soruyorum, festival yapmak sadece belediyelerin tekelinde mi?
   Nerede bu kasabanın sivil inisiyatifi? Nerede muhalafet? Nerede esnaflar, nerede halk? Bizler Karasu Kültür Turizm ve Fındık Festivali`ni belediye olmadan yapamaz mıyız? Yoksa belediye bize izin vermez mi? Sahildeki barakalarda karaoke ile müzik yapan karga seslilere izin verdikten sonra, ciddi bir sanatçı konseri verdiremez miyiz?
   Böyle bir şey yapmaya niyetlensek, Belediye Refüze olmaz mı?
   Ya da, Madencilerin toplu ölümü, Gurup gurup polis ve asker şehit etmeleri gibi acılarla yaşamayı öğrenecek miyiz? Bizim de fıtratımız bu mu?
                     REKLAM
   Çok güzel işkembe çorbası ve kelle paça yapan bir yer keşfettim. 32 Evler ile Akkum arasında, Doğu Karadeniz Caddesi üzerinde, Yakamoz Kafe…
   Önce kafe olarak açan, ancak dostlarının ısrarıyla çorba yapmaya devam eden kafe sahibi Serpil Hanım, çorbalarına lezzet vermeyi biliyor.
   Kelle paça çorbasına 5 ayrı malzeme kullandığını ifade eden Serpil Hanım, koyun ve sığır kellesini karıştırarak bu lezzeti elde ettiğini anlattı. Malzemeleri eşit olarak koyuyormuş ama bir danaya bir kuzu kellesi koyuyorsa pek eşit sayılmaz!
   İşkembe çorbası için de; Diğer hazır işkembecilerin temizlik için kimyasal ve kanserojen madde kullandıklarını, kendisinin ise tamamen fiziksel yönden temizlediğini, buna rağmen koku kalmadığını övünerek anlattı.
   Ben, her iki çorbayı tattım. İkisini de pek beğendim. “Rahmetli dedem de böyle yapardı`` dedim. “Hah işte, ben de tam o rahmetli dedenin yaptığı çorbadan yapıyorum işte” dedi Serpil Hanım.
   (Not: Bu köşe için her hangi bir ücret ödemiyor Cihan Ersöz bize. Ben de bu köşe için reklam almayı düşünüyorum. Bu ilk reklam, bir çorba karşılığında ama bundan sonrakiler o kadar ucuz olmayacak!)
  (Not 2: Neden reklam işine ağırlık vermediğini, gazeteye reklam alarak masrafların bir bölümünün çıkarıla-bileceğini, belki bize de ücret ödeyebileceğini hatırlattım, Cihan Ersöz`e. Verdiği cevap şuydu; “Gazeteye reklam veren, gazetenin sahibi gibi hareket ediyor. Verdiğim haberden yazdığım reklamlara kadar karışıyor. Ben de o sebeple reklam kovalamıyorum. Reklam vermek isteyen, verip de gazeteye karışmak istemeyene kapımız açık zaten” dedi)
     DENİZİN DİBİNDE HATÇEM
   Molozlar var, kum olması gerekirken.
   Sahildeki kıyıma engel olmak için yapılan dalgakıranlara, araçların girişi için yollar yapılmıştı ya hani. Sonra bu yollar temizlendi.
   Temizlendi temizlenmesine ama bir çok yerde tabanda bulunan taşlar sağlığımızı tehdit ediyor. Yürürken ayaklarımıza çarpan taşlar, bazı kişilerin suya kafa üstü dalması sebebiyle kafalarını yaraladı.
   Sezon bitti. Seneye kadar bunlar unutulacak. Denizde ciddi bir taş temizleme operasyonu yapılması gerekir. Kumsaldan bir traktör desteğiyle ve halkımızın katılımıyla bayram öncesi ciddi bir temizlik yapılabilir.
   Bir de; Arama kurtarma için kullanılan jetskilerde gözümüz kaldı. Yetkililerden rica etsek, Kurban bayramı boyunca bunları halkımızın kullanımına açsa, ya da kiralasa… İyi bir reklamla İlçemiz Bayram Trafiği artar.
    Önümüzdeki hafta Bayram…. Trafikte dikkatli olun ve ölmeyin. Olur mu Canlarım…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 690