SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.10.2018

Gazeteciler ve Kaymakam


   Çalışan Gazeteciler Günü ve Mülki Amirler Günü aynı tarihte olduğu için, Kaymakam beyin davetlisi olarak kebapçıda toplandık. Daha önce randevu alamadığımız Kaymakamımız Sayın, Şafak Gürçam ile sohbet etme fırsatı bulduğumuz için memnuniyetle katıldık.
  Öncelikle şu hususu belirtelim ki, Davet edilenler, haber verilenler, gazete patronları… Patronlar da çalışanlarından öncelikli olanları davet etti. Bunu şunun için yazıyorum; Kebapçının giriş katında bekleyen ve “Davet edilmedim” diyerek küskün bir şekilde ayrılan en kıdemli gazeteci Ahmet Şen, o daveti en çok hak eden gazeteci arkadaşımızdır. Şöyle ki, 1999 Sakarya depreminde hiç birimizin aklında gazetecilik diye bir şey yok iken O, deprem resimleri çekip haber merkezlerine servis yapmıştır. Kendisinin yemekte bulunmaması, biraz patronu Mustafa Sarı`nın, biraz da bizim kabahatimizdir. Kaymakam Beyin ve Yazı İşleri Müdürü`nün kişisel bir tavrı söz konusu değildir. 
   Yemeğin saati konusunda anlaşmazlık söz konusu olduğu için, erken gelenler Kaymakama yakın yerleri kaptı. Cihan Hocam ve bize, masanın uzak tarafı kaldı!
   Şakir Şen Hocamız da yakın yeri kapmanın verdiği avantajı kullanarak, denizimizden midye alınması sonucu oluşan kıyı erozyonunu gündeme getirdi. Yıllık 3 milyon ton midye alınması sonucu oluşan hasarlar konusunda Şafak Beyi ikna etmeye uğraştı. Uzaktan duyduğumuz kadarıyla başarılı olduğunu sanmıyorum, ama en azından yetkili devlet merciinde bir kulak dolgunluğu yarattı!
   Yeri gelmişken burada Şakir Hocama bir gönderme yapmak istiyorum;
   Karasu sivil toplum örgütü artık eskisi gibi sesini çıkarmıyor. Termik santrali defeden bir Kasiad, turizm ile ilgili her alanda söz sahibi Turizm Derneği, birçok özel günü kutladığımız ve bu sayede ihtiyacı olanlara yardım topladığımız Hacer Güler hanım ve diğerleri yok! Eğer, kıyılarımızdan midye toplanması kıyılarımıza zarar veriyorsa, caydırıcı eylemler yapmaktır görevimiz. Midye katliamını da önlemek için doğa dostu dernekleri yanımıza alarak ses getirici eylemlerle bunu durdurmalıyız. Bu güç Karasumuzda var. Hazır yasak sona ermişken, tam zamanı…
   Uyuşturucu ile mücadele, yollar ve trafik, elektrik kesintileri gibi konular gündeme getirildi. Belediyenin eksik kaldığı alanlarla ilgili eleştirilerde, seçimle gelmiş bir Başkan olduğu ve onun görevi olduğunu söyledi. Her seferinde de tekrarladı, “Beni Başkan ile karşı karşıya getirecek bir haber-yorum yazmayın!” Çünkü tuzak sorular oldukça fazlaydı!
   Şafak Bey, pek görmememize rağmen, sık sık Karasu sokaklarında yürüdüğünü de sözlerine ekledi. 
   Kaymakamlığın yaptığı hizmet ve yardımları, kömür ve ayni yardımları gündeme getiren Şafak Bey, sorulan bir soru üzerine de Kaymakamlığın bir bütçesi bulunmadığını söyledi. İlçede tek resmi makam aracı Kaymakamlığa aittir, diğer kurum ve kişilerdeki hizmet aracıdır, dedi. 
   Ben, “Giden kaymakamlar arkalarından yaptıkları ile anılıyor, siz nasıl anılmak istersiniz?” diye sordum. Yüksekokul ile ilgili gayretlerinden bahsetti. 2,5 Katı bitirecek finansman sağladığını, bunun büyük bir başarı olduğunu ve en büyük amacının Yüksekokulu bitirip hizmete açmak olduğunu söyledi. Bu konuda Karasulu işadamlarının da yardımlarını beklediğini ve bu konuda çevremizdekileri teşvik edici yönde haber yazmamızı önerdi. 
   Ben de burada emeği geçenlere çok teşekkürlerimizi sunarken, Yüksekokul’un bir bölümüne, kütüphane ya da laboratuvara “Şafak Gürçam” adı verilmesini teklif ediyorum. Bundan büyük hizmet mi olur? Bu kadarcık teşekkürü esirgemeyelim… Ne dersiniz Suat Bey?
KARASU AKUT
   Sakarya Nehri’nde teknesi alabora olarak boğulan vatandaşımızın durumu da gösterdi ki, Karasu`ya Acil Kurtarma Timi şart.
   Yazın denizde cankurtaran olarak geçici görevdeki arkadaşlarımız, kışın dağılıyor. Jet skiler de depoya kilitleniyor. Acil müdahale gerektiren durumlarda Jandarmadan, Akuttan vs. yardım isteniyor. Onlar da müdahale edene kadar çok geç oluyor.   
   Sakarya Nehri’nde meydana gelen boğulma ve kayıplar ile ilgili olarak da jet skiler kullanılabilir. Yangın, çökme, boğulma ve benzeri kazalarda da Ka-rasulu eğitim almış arkadaşlarımızın görevlendirilmesini arzu ederiz. 
   Dalgıç ekibi, bir süre sonra aramaya son verdiğinde acılı aile kaderiyle yüz yüze mi kalmalı. Nehir boyunca her gün 3-5 tur atarak arayışa devam eden bir jet ski aileye nispeten teselli olur, değil mi?
SİTEM
   Bir arkadaşımızdan;
   “İnsan olarak çok iyi bir insansın. Seviliyorsun, sayılıyorsun. Ama bulunduğun makamın hakkını veremiyor, beklenen hizmeti sağlayamıyorsun. Biz seni iyi biri olarak hatırlamak istiyoruz. Lütfen senden bekleneni yap!”
   “Peki, o ne dedi, sen bunları derken?”
   “Gülüyordu!”
   Sanırım kimden bahsettiğimiz anlaşılmıştır!
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 912