SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 18.10.2018

GENÇ KARDEŞLERİME


   Hayatta birçok deneyimi, eğitimi, bilgiyi yalan yanlış arkadaş ortamında edindik, oradan aldık. Çünkü bazı şeyleri büyüklere soramaz, hem utanır, hem korkardık.
   Hep içimde bir ukde olarak duruyordu, siz genç kardeşlerimle sohbet etmek. Beni bir ağabeyiniz, bir arkadaşınız olarak görün. Bu gün sizlerle iki sohbet etmek istiyorum. Ama lütfen alınmayın. Hani derler ya, birisini kırmak istiyorsan, kalabalık ortamda nasihat edeceksin! Sakın ha, amacım kırmak değil.
   İstanbul gibi bir yerde, Fatih Belediyesi İmar Müdürü Bayan ile sokağa çıkmamız gerekti. Bir denetleme, tespit yapacaktık. Biz, haydi çıkalım, dediğimizde, “Dur şu sigaram bitsin” dedi. “Olsun, yolda giderken içersin sigaranı” dediğimizde, hiç unutamadığım şu cevabı aldım, “Bir hanım sokakta sigara içmez!”
   Kız kardeşlerim; Bir hanıma sokakta yürürken sigara içmek yakışmaz. Sigara zaten kendisi hoş bir şey değil ama madem alıştınız bu merete, bari sokakta yürürken içmeyin. Hani derler ya, milletin yanında cakkada cakkada sakız çiğnenmez! Sigara da, sakız gibi, kişinin ağırlığını alır… Kadının sigarayı tutuşu, kibar ve zarif olmalı, eğer içiyorsa.
   Bir hanım, sokakta koşmaz. Eğer acelesi varsa, hızlı yürür. Bu, beyefendiler için de aynıdır. Sokakta koşmak, çocuk işidir.
   Büyüklerin karşısında bacak bacak üstüne atılmaz! Belki size doğal gelir ama eskiler bunu hoş görmez. Sokaklara tükürülmez, bağıra bağıra konuşulmaz. Zaten siz bunları biliyorsunuz.
   ***
   Kız ile erkek nişanlı, evlenecekler… Erkek kıza diyor ki, haydi gel, beraber yatalım. Kız, “Evlenmeden olmaz!” diyor. Erkek ısrar ediyor, haydi gel yahu, nasılsa evleneceğiz! Kız cevap veriyor, “Yok yahu, hep öyle deyip kandırıyorsunuz, sonra nişanları atıyorsunuz!”
   ***
   Hani olmaz ya, ola ki çok sevdiniz ve şeytana uydunuz. Ne olacak şimdi? Geri dönüşü olmayan bir yol. Çünkü hala erkekler, evlenecekleri kızın kız olmasını, bakire olmasını istiyor! Sevdiğinizden, nişanlınızdan ayrılmanız gerektiğinde, evleneceğiniz kişiye bunu nasıl izah edeceksiniz? Kayınvalidenizin ilk gece beklediği kanlı çarşaf için ne yalanlar uyduracaksınız? Evliliğiniz ilk geceden itibaren yalanlar üzerine kurulu olmayacak mı?
   Daha daha fenası, Bu yasak ilişkiden bir bebek oldu, diyelim. Eskiden bebek olması, kesin evlenme sebebiydi. Ama taraflardan biri evlenemeyecek şekildeyse, evlenmeye mani bir hali varsa..! Ne olacak? 
   ***
   Bir arkadaşımla sohbet ederken, gayri meşru bebeklerin cami avlusuna bırakıldığından bahsettik. Peşinden de, O eskidendi, şimdi yeni doğan gayri meşru bebekleri öldürüp gömüyorlar, şeklinde basında çıkan haberlerden söz ettik. Çok vahşize… Hayvan bile yapmaz bunu. Bir insan, ne kadar zor durumda kalırsa kalsın, bir cana kıyamaz. Rabbimiz, iki tür insanı affetmez. Biri kendisine inanmayan, diğeri de bile bile insan canına kıyan..! Bir bebekten kurtulmak gerekiyorsa, iyice giydirip, sarıp sarmaladıktan sonra cemaat namazdayken cami önüne bırakırsanız, ona bir hayırsever muhakkak sahip çıkacak, ya da devlete teslim edilecektir. Böyle bir şey olmaz ama benimkisi sohbet işte…! Konuştuğum lafa bak. Hani bu lafı da size kimse söylemez diye belki bunları kaleme aldım.
    ***
   Bir erkek, kesinlikle başka bir arkadaşının baktığı kıza yan gözle bakmaz.
   Kötü örnek örnek sayılmaz ama yine de basında çıkan haberlerde görüyoruz, bir kızla aynı mahalleden birçok kişi ilişkiye giriyor. Hani kızın yaptığı zaten hoş değil. Ortaya çıktığında bir daha o mahallede barınması mümkün değil ki hiçbir suç gizli kalmaz. İlişkiye giren erkek gurubu da kız kadar suçlu. Arkadaş olacaksınız bir de…
   Hani bir ara ilçemiz yabancı hayat kadınlarıyla anılıyordu ya… Bunların arasında anlatılan en garip en ilginç olan hikâyeler, aynı kadınla çıkan kardeşler ya da baba-oğul… Hem anlatılır, hem da ayıplanırdı. Arkadaş arkadaşın tükürdüğü kaba bile tükürmez!
   ***
   Ülkeler arası bir anket yapılıyor, kadınlara soruluyormuş, “Kocanız sizi aldatsa ne yaparsınız?”
   Amerikalı, Fransız, İngiliz, Rus kadınları her biri ayrı; “Ben de onu aldatırım, boşanırım, vururum,” gibi cevaplar veriyorlarmış. Türk kadınına sormuşlar, verdiği cevap; “Benim kocam yapmaz!”
   Erkeklerin % 90`ı eşini aldatır, % 10`u da cesaret edemezmiş. Bir kız arkadaşım ısrarla söylüyordu, “Ben evlenmeyeceğim”. Neden, diye sorduğumda ise, tanıdığı bütün erkeklerin eşlerini aldattığını, kendisi evlendiğinde o da aldatılacağını, bunu hazmedemeyeceği için evlenmeyi düşünmediğini söyledi. (Sonra evlendiğini ve ayrıldığını duydum.)  
   Baba oğluna cinsel bilgi vermek ihtiyacı hissetmiş. Almış çocuğu karşısına. “Oğlum, senle cinsellik hakkında biraz konuşmak istiyorum” deyince çocuk cevaplamış, “Sor baba, neyi öğrenmek istiyorsun?”
   Okulda hocamıza sorardık, “Kopya çekmek serbest mi hocam?” diye.  O da derdi ki “Yakalanmadığın sürece serbest, yakalarsam sıfırı basarım!”    
   Hayat da bir imtihan değil midir? Yakalanmadığın sürece serbest, ama yakalanırsan “SIFIR”.
   
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 973