SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 25.04.2018

HİZMET Mİ İSTİSMAR MI?


   Pa­zar­ye­ri ya­nın­da­ki araç par­kı­na cami ya­pıl­ma­sı için bir gay­ret var. Mec­lis üye­le­ri­miz­den bi­ri­nin öne­ri­si üze­ri­ne 1/5000’lik imar pla­nı­na da gir­miş, #Ha­yır­lı olsun! 
   Bu­ra­ya Cami mi lazım, oto­park mı?
Pa­zar­te­si günü pa­zar­ye­ri et­ra­fı­nı gez­miş mi bu ar­ka­daş­lar? 
   Pa­zar­cı ara­ba­la­rı, pa­za­ra alış­ve­ri­şe ge­len­le­rin ara­ba­la­rı, pa­za­ra ser­vis yapan çevre köy­le­rin mi­ni­büs­le­ri…   Bir de nor­mal za­man­da parkı kul­la­nan esnaf araç­la­rıy­la bir­lik­te tra­fi­ği felç edi­yor. 
   Pa­zar­cı­la­rın araç­la­rı­nın çoğu zaten kam­yon, çok yer kap­lı­yor.  Sa­de­ce onlar bile çevre yol­la­rı tı­kı­yor!
Sa­de­ce pa­zar­ye­ri et­ra­fı mı? Ka­ra­su’nun bütün so­kak­la­rı artık araç yü­kü­nü kal­dır­mı­yor. Bunun ya­nın­da so­kak­la­rı­mı­zın park ola­rak kul­la­nıl­ma­sı, zaten başlı ba­şı­na so­run­ken..!
   Mer­kez Ca­mi­si’nin du­ru­mu or­ta­da… Cuma gün­le­ri, cami önün­de araç park edecek yer yok! Bunun se­be­bi sa­de­ce cami değil tabii. Be­le­di­ye, ban­ka­lar, tapu bi­na­sı, iş mer­kez­le­ri, de­va­sa mar­ket­ler ve ti­ca­ret mer­ke­zi ol­ma­sı se­be­biy­le zaten araç yü­kü­nü almış. Bir de ci­var­dan oraya  Cuma na­ma­zı için akın eden­le­rin araç­la­rı, tra­fi­ği için­den çı­kıl­maz hale ge­ti­ri­yor.
   Mer­kez Camii al­tın­da bir oto­park vardı sahi, ça­lı­şı­yor mu?
   Kent­park ya­pı­lır­ken dedik ki, “Bu-nu yol­dan yarım metre düşük yapın ve alt ka­tı­nı oto­park ola­rak kul­la­nın. Park, hafif yük­sek­te kal­sın, çev­re­si­ne göre de biraz hakim olsun” Din­le­te­me­dik. Oraya park eden bir­çok aracı da tra­fi­ği ki­lit­le­me­ye mah­kûm ettik. Mi­ni­büs yo­lun­da da vardı bir özel oto­park… Bina ya­pıl­ma­sı­na göz yum­duk. Yeni ya­pı­lan ya­pı­la­rın park yeri mec­bu­ri­ye­ti ol­ma­sı­na karşı hep­si­ni gör­mez­den gel­dik. Peki ya şimdi? Şehir mer­ke­zin­de­ki tek oto­park ye­ri­ne cami mi ya­pa­cak­sı­nız! Şa­şa­rım ak­lı­nı­za!
   İmar pla­nı­nı yap­ma­ya şe­hir­ci­lik mü­hen­dis­le­ri yet­ki­li­dir. Daha doğ­ru­su öyle ol­ma­sı ge­re­ki­yor. Mü­hen­dis, imar pla­nı­nı ya­par­ken, okul­la­rı, sağ­lık alan­la­rı­nı, yeşil alan­la­rı, dini alan­la­rı ve araç park yer­le­ri­ni nü­fu­sun yo­ğun­lu­ğu­na göre de­ğer­len­di­rir ve onlar için yer ayı­rır. Si­ya­si­ler mü­da­ha­le et­mez­se, in­san­la­rın ih­ti­yaç­la­rı doğ­rul­tu­sun­da ya­pı­lır imar plan­la­rı.  Peki, Pa­zar­ye­ri­ne cami ih­ti­yaç mı?
   Orada benim bil­di­ğim bir mes­cit var ve ih­ti­ya­cı gö­rü­yor. Ahım şahım ka­la­ba­lık yok! Kaldı ki biz halk ola­rak beş vakit ca­mi­ye gitme ih­ti­ya­cı his­set­mi­yo­ruz. Ca­mi­ler, Cuma Na­ma­zı kı­lın­ma­sı için ter­cih edip ara­nı­lı­yor.  Di­ye­lim ki bu­ra­ya cami yap­tı­nız, ge­len­ler araç­la­rı­nı ne­re­ye park edecek?
   Cuma na­ma­zı­nı in­san­lar, ge­nel­lik­le kendi ma­hal­le­le­rin­de kı­lı­yor­lar. Zaten Cuma vakti ti­ca­re­tin yasak ol­du­ğu­na ina­nan­lar, at­la­yıp araç­la­rı­na köy­le­ri­ne gi­di­yor. En uzak ma­hal­le ara­bay­la 15 da­ki­ka, üs­te­lik park yeri sı­kın­tı­sı yok! (Bazen köy bazen ma­hal­le di­yo­rum, idare edin. Köyü köy ol­mak­tan çı­ka­ra­ma­yıp sa­de­ce adını de­ğiş­ti­rir­se­niz, biz de şa­şı­rı­rız!) 
   Mer­kez Ca­mi­si’ne ge­len­le­ri itham etmek is­te­mi­yo­rum ama daha çok ‘Bakın ben de cu­ma­ya ge­li­yo­rum’ şek­lin­de gös­te­riş ya­pan­lar ço­ğun­luk­la. Özel­lik­le namaz ön­ce­si ve son­ra­sı cami önün­de di­ki­lip soh­bet et­me­ye ça­lı­şan­la­rı iz­le­yin, ka­la­ba­lı­ğı daha da ar­tı­rı­yor­lar.
   İbadet her yerde, her ca­mi­de ya­pı­la­bi­lir, çünkü park yeri bu­la­ma­dı­ğı­mız araç­la­rı­mız bunun için büyük nimet. Ama park yeri öyle mi? İşye­ri­ne, okula, pa­za­ra, has­ta­ne­ye, yani ih­ti­yaç du­yu­lan yere en yakın mu­hit­te ol­ma­lı. İnsan­lar, araç­la­rı­nı bı­rak­tık­tan sonra fazla yü­rü­mek zo­run­da bı­ra­kıl­ma­ma­lı. Siz pa­zar­ye­rin­de­ki tek park ye­ri­ne cami ya­par­sa­nız, araç­la­rı­nı­zı ne­re­ye park ede­cek­si­niz?
   Kaldı ki, pa­zar­ye­ri et­ra­fı, be­le­di­ye­nin de gö­re­me­di­ği bir şe­kil­de hızla es­naf­lar ta­ra­fın­dan ter­cih edi­li­yor. Ara­cı­nız­dan inip şöyle bir yü­rür­se­niz, hemen her ya­pı­lan ya­pı­nın al­tın­da­ki faal iş­yer­le­ri­ni gö­rür­sü­nüz. Yani Ka­ra­su mer­ke­zi hızla bü­yü­yor. Bu da park yeri so­ru­nu­nu bir­lik­te ge­ti­ri­yor.
   Ben, pa­zar­ye­ri ya­nın­da­ki boş­lu­ğa katlı park ya­pıl­ma­sı­nı öne­ri­yo­rum. Üç katlı ola­rak ya­pı­la­bi­lecek oto­park, şeh­rin yü­kü­nü ala­cak. He­sap­la­ma­la­rı­ma göre, 2.000 ile 2.500 araç aynı anda park ede­bi­lecek. Bu, Ka­ra­su’ya ya­pı­la­bi­lecek en büyük hiz­met­tir.
   Cami, en büyük is­tis­mar ko­nu­su­dur. Far­kın­day­sa­nız, mec­lis­te üni­ver­si­te ya­pıl­ma­sı için gi­ri­şim­ler­de bu­lu­na­nı kimse ha­tır­la­maz ama pa­zar­ye­ri­ne cami ya­pıl­ma­sı gi­ri­şim­ler­de bu­lu­nan bü­yü­ğü­mü­zü her­kes bilir.  Benim bu sa­tır­lar­da özet­le an­lat­mak is­te­di­ğim, ca­mi­den çok oto­par­ka ih­ti­yaç var. Şimdi bunu gör­mez­den gelip, ‘Adnan ca­mi­ye karşı, cami is­te­mi­yor’ şek­lin­de lanse et­me­yin lüt­fen!
   As­lın­da al­ter­na­tif çö­züm­ler var. 200 metre kuzey ve 300 metre gü­ney­de cami ol­ma­sı­na rağ­men cami ya­pıl­mak is­te­nen yerin alt iki katı oto­park, 3. katı ise yine cami ola­rak inşa edi­le­bi­lir. Cami, hemen pa­zar­ye­ri ya­nın­dan geçen ka­na­lın üze­ri­ne ha­ri­ka bir mi­ma­ri eser ola­rak da ta­sar­la­na­bi­lir.   Tabi amaç eğer üzüm ye­mek­se…
   İstis­mar et­me­yi bı­ra­kıp hal­kın ih­ti­ya­cı­na göre hiz­met et­mek­tir be­le­di­ye­nin gö­re­vi. Bı­ra­kın mil­le­tin dini ko­nu­lar­da­ki dü­şün­ce­le­ri­ni is­tis­mar et­me­yi. Ya­şa­nı­la­sı, huzur dolu bir mem­le­ket ya­rat­ma­nı­zı bek­li­yo­ruz siz­den. Her gün daha da ya­şan­maz hale ge­ti­ri­len bir şehir değil..!
KA­DIN­LA­RIN DUL 
MA­AŞ­LA­RI KESİLSİN!
   Tek­lif, yaşlı bir dul am­ca­mız­dan… Şaka değil, ger­çek!
   Er­kek­ler, dul kal­dık­la­rın­da ev­le­necek kadın bu­la­mı­yor. Bunun en büyük se­be­bi de, ka­dın­la­rın artık ev­li­li­ğe ih­ti­yaç duy­ma­ma­sı­dır. Ölen ko­ca­sın­dan kalan emek­li ma­aşıy­la gül gibi ge­çi­nen ka­dı­nın, çevre ne der, kom­şu­lar ne der kor­ku­suy­la ih­ti­ya­cı kal­ma­mış­tır ev­len­me­ye. Kendi ih­ti­ya­cı­nı kendi gör­mek­te­dir. Üs­te­lik ev­len­di­ğin­de ko­ca­sın­dan kalan emek­li maaşı da ke­si­le­cek­tir!
   Hal­bu­ki yaşlı adam­lar için durum çok fark­lı. Bir kap yemek pi­şir­mek için, evini ve giy­si­si­ni temiz tut­mak için, bir ka­dı­na ih­ti­ya­cı var­dır.
   Hal­bu­ki yaş­lı­lık­ta daha bir kıy­met­li­dir, eş… Ya­ta­ğa yat­tı­ğın­da sa­rı­lıp uyu­ya­cak sı­ca­cık bir can, eve gel­di­ğin­de ‘Bu gün ne oldu bi­li­yor musun hanım’ diye soh­bet edi­lecek bir eş çok de­ğer­li­dir. Eşi ölen er­ke­ğin sos­yal ha­ya­tı biter.
   Baş­lık şaka ama ger­çek olan şu, tek­rar ev­le­nen ha­nım­la­rın ön­ce­ki ko­ca­la­rın­dan kalan ma­aş­la­rı ke­sil­me­sin ki yaşlı er­kek­le­ri­miz de ev­le­ne­bil­sin.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 316