İHH


İnsan Hak ve Hür­ri­yet­le­ri, İnsani Yar­dım Vakfı’nın kı­sal­tıl­mı­şı…
Bu güne kadar hep yar­dım top­lar­ken ta­nı­dık onu. Fi­lis­tin’e, Soma’ya, Af­ga­nis­tan’a… Şimdi de Ba­yır­bu­cak Türk­men­le­ri’ne… Dün­ya­da Müs­lü­man ve ih­ti­ya­cı olan her mil­le­te, her dev­le­te yar­dım top­lu­yor. 
Sa­nı­rım Van dep­re­min­de Van’a da yar­dım top­la­yıp gön­der­di­ler. 
Yurt dışı yar­dım­lar­da adını kul­la­nıp silah da gön­de­ril­miş ola­bi­lir. Si­ya­si kisve de ya­kış­tı­rıl­mış ola­bi­lir. Ne­ti­ce­de in­sa­ni gö­re­vi­ni ya­pı­yor. Yap­tı­ğı iş makul kar­şı­lan­ma­sa, hala yar­dım top­lu­yor ola­maz­dı. Belki de yar­dım der­nek­le­ri­nin en uzun so­luk­lu­su…
Ben, hiç Ka­ra­su­lu ih­ti­yaç sa­hip­le­ri için yar­dım top­lan­dı­ğı­nı gör­me­dim. Peki, Ka­ra­su’da yar­dı­ma ih­ti­ya­cı olan kimse yok mu? 
Ka­ra­su halkı, gu­rur­lu­dur. İhti­ya­cı olsa da belli etmez. Aç gezer, açık gezer, belli etmez. Ne­re­den mi bi­li­yo­rum;
Dört­yol ile deniz ara­sın­da bir fırın sa­hi­bi ile an­laş­tık, bir sepet koy­duk. Ekmek alan­lar­dan yar­dım­se­ver ve du­ru­mu nis­pe­ten iyi olan­lar, bu se­pe­te de bir­kaç ekmek ko­ya­cak, ih­ti­yaç sa­hip­le­ri bu se­pet­ten ala­cak­tı. Yar­dım eden, kime yar­dım et­ti­ğin bil­me­ye­cek­ti. Üs­te­lik 1 lira gibi cüzi bir ra­ka­ma için­de­ki yar­dım is­te­ği­ni de gi­de­re­cek­ti. 
Baş­tan ba­ya­ğı iyi gi­di­yor­du. Ekmek alanı gör­mü­yor­dum ama sis­te­min ça­lış­tı­ğı­nı bi­li­yor­dum. Demek ki giz­li­ce alı­yor­lar­dı. “Ekmek ala­cak param yok” diyen bir­kaç ih­ti­yaç sa­hi­bi­ni o fı­rı­na yön­len­dir­dim, git ek­me­ği­ni be­da­va al diye. “Uta­nı­rım”, diyen oldu. “Bir kere aldım ama her zaman al­ma­ya uta­nı­yo­rum” diyen oldu. Yani in­san­lar be­da­va ekmek se­pe­tin­den ekmek al­ma­ya uta­nı­yor­lar­dı.
Daha sonra ko­nuş­tu­ğum fırın sa­hi­bi, “Abi sen git­tik­ten sonra se­pe­te ekmek atan da pek kal­ma­dı” dedi. Zaten ekmek se­pe­ti­ni de içeri almış, be­da­va ekmek almak is­te­yen­le­rin utan­cın­dan ala­ma­ya­ca­ğı bir yere koy­muş!
Bunu neden yaz­dım? Ben­zer or­ga­ni­zas­yon­lar tek­rar­lan­sın, hemen her fı­rı­na ko­nul­sun. Kap­sam ge­niş­le­til­sin, hatta mar­ket­ler­de, tu­ha­fi­ye­ler­de, kah­ve­ha­ne­ler­de ben­zer kö­şe­ler olsun. İnsan­lar, çayı, şe­ke­ri bit­ti­ğin­de, mar­ket­te­ki bir “ih­ti­ya­cı olana be­da­va” kö­şe­sin­den temin ede­bil­sin. Ço­ra­bı de­lin­di­ği zaman, tu­ha­fi­ye­de onun için bir çorap alıp se­pe­te atan biri ol­du­ğu­nu bil­sin. Ce­bin­de çay içecek pa­ra­sı ol­ma­dı­ğı zaman hangi kah­ve­de ken­di­si­ne üc­re­ti öden­miş çay bu­la­bi­le­ce­ği­ni de...
Sa­de­ce eşya değil, pa­ra­sal ola­rak da, acil 20 lira ema­net­te pa­ra­sı ol­du­ğu­nu bilse… Me­se­la bir banka şu­be­siy­le gö­rü­şü­lüp, ih­ti­yaç sa­hip­le­ri­nin kul­la­na­bi­le­ce­ği li­mit­te bir para öde­me­si ya­pı­la­bil­se…
Peki, bun­la­rı kim yapar, kim or­ga­ni­ze eder?
Ulus­la­ra­ra­sı or­ga­ni­zas­yon­da tec­rü­be­len­miş bir marka olan İHH, Böl­ge­miz in­san­la­rı için de bir yar­dım or­ga­ni­zas­yo­nu baş­lat­sa… Üs­te­lik sü­rek­li olsa… Elekt­ri­ği, suyu, te­le­fo­nu kesik olan, tüpü bit­miş olan, ço­cu­ğu­nun ço­ra­ba monta ih­ti­ya­cı olan,… Karnı acık­tı­ğın­da do­yu­ra­bi­le­ce­ği, mi­sa­fi­ri gel­di­ğin­de utan­ma­yıp ön­le­ri­ne yemek çı­ka­ra­bi­le­ce­ği, ilaç pa­ra­sı is­te­ye­bi­le­ce­ği… Oku­yan ço­cu­ğu­na harç­lık-burs gön­de­recek… En azın­dan ih­ti­ya­cı ol­du­ğun­da yar­dım is­te­ye­bi­le­ce­ği bir sos­yal yar­dım vakfı olsa… Rek­lam yap­ma­dan, aşı­rı­ya kaç­ma­dan..
Ka­ra­su İHH vakfı Baş­ka­nı, ne der­sin? Ön­ce­den Yar­dım­se­ver­ler Ce­mi­ye­ti vardı, Ka­ra­su’da, Hacer Güler Hanım baş­kan­lı­ğın­da rek­lam yap­ma­dan burs veren, giyim kuşam da­ğı­tan… Sahi, evde he­ve­si­mi­zi al­dı­ğı­mız ve gar­dı­rop­ta ka­la­ba­lık yapan eş­ya­la­rı ver­me­ye yer ara­yan, bü­yü­yen ço­cu­ğu­nun artık ol­ma­yan giy­si­le­ri­ni ih­ti­ya­cı olan bi­ri­ne ver­mek is­te­yen… Bun­la­rı top­la­yıp ih­ti­yaç sa­hip­le­ri­ne ulaş­tı­ran…
Al­man­ya, ilk Türk iş­çi­le­ri­ni kabul et­ti­ğin­de, Kı­zıl­haç’ın yap­tı­ğı bir uy­gu­la­ma vardı. İnsan­lar, artık kul­lan­ma­dık­la­rı giy­si­le­ri­ni kuru te­miz­le­yi­ci­de te­miz­le­tip paket yap­tı­rı­yor, ev­le­ri­nin önün­de yet­ki­li­le­rin top­la­ma­sı­nı bek­li­yor­lar­dı. Bizim İşçi­le­ri­miz de on­la­rı top­la­yıp Tür­ki­ye’deki ya­kın­la­rı­na he­di­ye ola­rak gö­tü­rü­yor­lar­dı. As­lın­da çok da mak­bu­le ge­çi­yor­du. Hani buna ben­zer bir uy­gu­la­ma ya­pıl­sa… 
Öm­rün­de Bir kere gi­ye­ce­ği abiye kı­ya­fe­te bin li­ra­ya yakın para öde­yen­le­rin bu kı­ya­fe­ti­ni as­kı­lı­ğın­da ka­la­ba­lık et­me­sin­den kur­ta­rıp geri dö­nü­şüm ola­rak ih­ti­yaç sa­hip­le­ri­ne ka­zan­dı­ran bir sis­tem me­se­la…
Ne der­si­niz?
DO­LAN­DI­RI­CI­LIK YÖN­TEMİ
Ço­ğu­nu­zun ce­bi­ne gel­miş­tir, benim de geldi, mesaj şöyle; “SI­GOR­TA-541781….no’lu te­le­fo­nu­nu­za po­li­çe­le­ri­niz­den do­la­yı ta­nım­la­nan 2750 tl de­ğe­rin­de HEDİYE pa­ke­ti­ni­zi 3 gün için­de al­maz­sa­nız iade ola­cak­tır. 02129252714” 
Tabii, nu­ma­ra­yı ara­sak, he­di­ye­yi almak için hangi he­sa­ba kaç para ya­tır­ma­mız vs is­te­necek. Te­le­fon nu­ma­ra­sı dahi olan bir do­lan­dı­rı­cı­lık sis­te­mi yü­zün­den hiç­bi­ri­miz de sav­cı­lı­ğa suç du­yu­ru­sun­da bu­lun­mu­yo­ruz. Biz inan­mı­yo­ruz ama ina­nıp da de­ni­len he­sa­ba para ak­ta­ran kişi, utan­cın­dan şi­kâ­yet­te de bu­lu­na­maz ki!
TE­LE­FON­DA HAS­TA­NE ANKETİ
Son­ra­dan adı­nın “Sa­kar­ya Kamu Has­ta­ne­le­ri Bir­li­ği Genel Sek­re­ter­li­ği” ol­du­ğu­nu öğ­ren­di­ğim bir yer­den te­le­fon geldi. Te­le­fon­da­ki kadın, eşi­min adını söy­le­ye­rek te­le­fo­na is­te­di.
Kısa bir süre önce te­da­vi için Ka­ra­su Dev­let Has­ta­ne­si’ne giden eşime so­ru­lan so­ru­lar şun­lar:
Has­ta­ne­nin te­miz­li­ği­ni, hiz­met­ler­den mem­nun olup ol­ma­dı­ğı­nı, şi­ka­ye­ti olup ol­ma­dı­ğı­nı, ve­ri­len ilaç­la­rın işe ya­ra­yıp ya­ra­ma­dı­ğı­nı, te­da­vi olup ol­ma­dı­ğı­nı…
Hani bu tür an­ket­le­re pek alı­şık ol­ma­dı­ğı­mız­dan biraz şa­şır­dık. Aynı anket, başka yer­ler­den de ya­pıl­sa… Me­se­la, AKP Genel Mer­ke­zi’nden ara­nı­lıp Ka­ra­su Be­le­di­ye Baş­kan­lı­ğı hiz­met­le­rin­den mem­nun olup ol­ma­dı­ğı­mı­zı, şi­ka­yet­le­ri­mi­zin olup ol­ma­dı­ğı­nı sor­sa­lar… Ener­ji Ba­kan­lı­ğı’ndan ara­yıp elekt­rik fa­tu­ra­la­rın­dan şi­ka­ye­ti­miz olup ol­ma­dı­ğı­mı­zı, Ça­lış­ma Ba­kan­lı­ğı’ndan ara­nı­lıp as­ga­ri ücret ve emek­li ma­aş­la­rı­nın yetip yet­me­di­ği, gibi…
Ha, bu arada, has­ta­ne ve ve­ri­len hiz­met­ten mem­nu­ni­ye­ti­ni ifade etti eşim.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1341