SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.01.2018

İLK DERS DEMOKRASİ


Yeni Öğ­re­tim Yılı baş­la­dı. öğ­ren­ci­le­re, öğ­ret­men­le­re ve ve­li­le­re ha­yır­lı olsun. 
“Bizim za­ma­nı­mız­da­ki öğ­ren­ci­li­ği­miz” diye anı­la­rı­mız ta­ze­len­di. Or­ta­okul ve li­se­ye baş­lar­ken, takım el­bi­se ve kra­vat zo­run­lu­lu­ğu vardı. On­la­rı gi­yin­ce bü­yü­dü­ğü­mü­zü de his­se­der­dik. Hele bir de şap­ka­la­rı­mız vardı ki, ken­di­mi­zi subay gibi his­set­me­mi­zi sağ­lar­dı.
Yıl­lar önce şap­ka­lar kalk­tı. Şimdi de takım el­bi­se ve kra­vat zo­run­lu­lu­ğu… Gün­lük kı­ya­fet­le okula gi­di­le­bi­li­yor.
Önce ho­şu­mu­za gitti tabii. Takım el­bi­se, göm­lek, kra­vat ve ayak­ka­bı mas­ra­fın­dan kur­tul­muş­tuk! Ço­cuk­lar, gün­lük kı­ya­fet­ler­le okula gi­decek. Peki bu ço­cuk­la­rın li­se­li olup ol­ma­dı­ğı­nı nasıl an­la­ya­ca­ğız? Kra­vat takma alış­kan­lı­ğı­nı nasıl ka­zan­dı­ra­ca­ğız? Haydi bun­lar­dan vaz­geç­tik, bu ço­cuk­lar yarın okula cüppe, şal­var ve çar­şaf­la git­me­ye baş­lar­sa, nasıl engel ola­ca­ğız. Yoksa bütün ha­zır­lık­lar bunun için mi diye ge­çi­yor in­sa­nın ak­lın­dan. 
Li­se­de ilk ders, de­mok­ra­siy­di. Bunun için video iz­le­ye­cek­ler­di. Müdür Bey, açı­lış ko­nuş­ma­sın­da, 2 adet video iz­le­ye­cek­le­ri­ni söy­le­di. Ak­şa­ma öy­le­si­ne sor­dum ço­cu­ğa, video iz­le­di­niz mi, diye. İzle­me­miş­ler! Flaş­bel­lek­ler mi arı­za­lıy­mış ne! 
Bunu du­yun­ca gü­lüm­se­dim ve ak­lı­ma bir fıkra geldi: 
“Ce­hen­ne­min Türk­le­re ay­rı­lan bö­lü­mün­de, Türk yö­ne­ti­ci ata­mış­lar. Ce­hen­nem­lik­ler, her gün yan gelip ya­tı­yor­lar­mış. Bir gün diğer bö­lüm­den zi­ya­ret­çi­ler gel­miş ve “Yahu biz her gün kay­nar ka­zan­lar­da haş­la­nı­yo­ruz, siz bu­ra­da yan gel­miş ya­tı­yor­su­nuz” diye söy­len­miş. Bi­zim­ki­ler, “Kar­de­şim biz Türk’üz, ya odun bu­lun­maz ya su. İkisi bu­lun­du­ğun­da da ka­za­nı bu­la­maz­lar, bul­sa­lar ateş olmaz. Hepsi bu­lun­sa bile o gün yö­ne­ti­ci işe gel­mez!”
ÇİNGE­NENİN ARABI
Dört­yol kav­şak­ta, Tuzla’da ve Üni­ver­si­te sa­pa­ğın­da­ki ışık­lar­da, Ata­türk hey­ke­li­nin önün­de, be­le­di­ye önün­de, ak­lı­nı­za gelen her yerde di­len­ci­ler tü­re­di. Bun­la­rın bir kısmı ço­cuk­sa, bir kısmı da kadın… Bir kısmı Ro­man­sa bir kısmı da Su­ri­ye­li, yani Arap…
Dört­yol ışık­lar­da akşam sa­at­le­rin­de bir kadın ya­naş­tı ara­ba­ma, avu­cu­nu açtı. Dedim, “Genç­sin, gü­zel­sin. Senin kocan yok mu?” “Arabi, Arabi” dedi. İçim­den, “Allah Allah, Arap’a da ben­ze­mi­yor” diye dü­şü­nür­ken beni gül­dü­ren o ke­li­me­yi etti; “Yar­dım, yar­dım..!”
Hani sak­la­nan Temel’e ses­len­miş biri, kim var orda diye, “miyav” sesi gel­miş. Az sonra bir gü­rül­tü daha çı­ka­rın­ca tek­rar ses­len­miş, kim var orda diye de, “miyav dedik yaa…” ce­va­bı­nı almış. Az üs­te­le­sek, “Arabi dedik ya” ce­va­bı ala­cak­tık!
MAVİ BAY­RAK
Pla­jı­mı­za “Mavi Bay­rak” ta­kıl­mış, ha­yır­lı olsun. 
Yeni ya­pı­lan park­ta­ki tö­re­ni gö­rün­ce, merak etmiş, sor­muş­tum. Epey bir ka­la­ba­lık, epey bir tören… 
Er­te­si gün ga­ze­te­ler­de, sos­yal med­ya­da, deniz ke­na­rın­da­ki pis­lik­ler gös­te­ri­li­yor, bu­ra­ya mı mavi bay­rak ta­kıl­dı diye dalga ge­çi­li­yor­du! 
Mavi bay­rak tak­mak için ne yaptı be­le­di­ye diye merak ettim. Malum, deniz ke­na­rı bok için­de… Me­ca­zi değil, ger­çek an­lam­da de­ni­zi­mi­zi bok gö­tü­rü­yor. Ka­ra­su’nun fos­sep­ti­ği ol­du­ğu gibi de­ni­ze sa­lı­nı­yor. Arıt­ma te­si­si henüz fa­ali­ye­te geç­me­di. Arıt­ma fa­ali­ye­te geç­tik­ten sonra bile 3-4 yıl devam edecek pis­lik için­de­ki suya temiz de­ni­le­mez. Bunun için sudan nu­mu­ne filan alıp tah­lil et­tir­mek lazım. Çünkü mavi bay­rak ön­ce­lik­le temiz de­ni­ze ve­ri­lir. İstan­bul’un Ba­kır­köy-Çek­me­ce ta­raf­la­rın­da­ki de­ni­zi bile ala­ma­mış­tı.
Mavi bay­rak, her yıl ye­ni­le­nir. Yani bizim zaten mavi bay­ra­ğı­mız var­mış, de­ni­le­mez.
Mavi Bay­rak için gö­nül­lü ola­rak ka­tı­lan bel­de­ler, önce kendi ül­ke­le­rin­de­ki ulu­sal jü­ri­ye ge­rek­li bel­ge­ler­le mü­ra­ca­at eder. Bu jüri kabul et­ti­ğin­de de Ulus­lar arası Çevre Eği­tim Vakfı’na gön­de­ri­lir. Bu kurul, ulus­lar arası jü­ri­yi top­lar ve mü­ra­ca­at­la­rı de­ğer­len­di­rir. Buna göre mavi bay­rak ve­ril­me­si uygun gö­rü­lür ya da gö­rül­mez. 
Bunun için dört ana kri­ter uy­gu­la­nır. 
-Su­yun te­miz­li­ği ve ka­li­te­si: En zor aşı­la­cak madde bu zaten, su­yu­muz ko­li­ba­si­li için­de…
-Çev­re­sel Eği­tim: Ma­ale­sef hal­kı­mız­da temiz kul­lan­ma kül­tü­rü yok. Be­be­ği­nin be­zi­ni, ye­di­ği kar­pu­zun ka­bu­ğu­nu kuma gömen bir mil­le­tiz.
-Plaj dü­ze­ni ve Em­ni­ye­ti­nin sağ­lan­ma­sı: Haydi jets­ki­ler­le em­ni­ye­ti sağ­la­dık di­ye­lim (-ki ölüm­le­rin, bo­ğul­ma­la­rın önüne hala tam ola­rak ge­çe­mi­yo­ruz) Plaj dü­ze­nin­den bah­se­di­le­mez. Kos­ko­ca plaj­da kaç tane so­yun­ma ka­bi­ni ve duş var?
-Çev­re Yö­ne­ti­mi: Ma­ale­sef, böyle bir ko­nu­ya ilgi duyan ol­ma­dı­ğı gibi en ol­ma­dık za­man­da çevre dü­zen­le­me­si ya­pa­rak plaja ge­len­le­ri gel­di­ği­ne bin piş­man eder, başka yer­le­re ka­çır­ma­ya devam ede­riz.
İşte bu say­dı­ğım se­bep­ler­le, mavi bay­rak al­dat­ma­ca­sı ile halk­la dalga geçen bir yö­ne­tim ve dalga ge­çi­len bir halk var. 
Bunun bir al­dat­ma­ca ol­du­ğu­nu, de­niz­den alı­nan suyu tah­li­le gön­de­re­rek tes­pit edi­le­bi­le­ce­ği­ni söy­le­di­ğim bir ga­ze­te­ci ar­ka­daş­tan al­dı­ğım cevap, “Siz zaten Ka­ra­su’da ya­pı­lan her iyi şeye kar­şı­sı­nız!” oldu. Yani, yalan da olsa, iyi şey­ler duy­ma­ya razı ola­lım! 
HAY­VAN­CI­LI­ĞI ÖL­DÜR­DÜK
Kur­ban kes­mek ama­cıy­la to­sun-inek ayırt et­me­den bütün hay­van­lar­dan kes­tik! Hal­bu­ki dişi hay­van­la­rın ke­sil­me­si, hay­van­cı­lı­ğı­mı­zı olum­suz yönde et­ki­le­mek­te­dir. Dün­ya­da eti en pa­ha­lı yiyen mil­le­tiz. 
Bu ya­zı­yı ya­zar­ken, “Hay­van­cı­lı­ğı­mı­zı kur­tar­mak için yurt dı­şın­dan Gran­gus de­ni­len bir cins ge­ti­ri­lecek” ha­be­ri­ni din­le­dim. İnek­le­ri kes­me­ye devam eder­sek, Domuz ge­ti­ril­me­si­ne de ses çı­kar­ma­ya­ca­ğız bu gi­diş­le! 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 438