İMDAT, KURTARIN BİZİ!


35-40 Yıl önce Ka­ra­su`ya Al­man­ya`dan bir aile gel­miş­ti ta­ti­le. Ni­yet­le­ri bir hafta on gün kadar kal­mak­tı. Ak­şa­müs­tü bir siv­ri­si­nek dal­ga­sı oluş­tu ve aile o gece Ka­ra­su`yu terk etti. Sene 2015, Ka­ra­su yine sinek is­ti­la­sın­da.
Si­nek­ler­le dü­zen­li mü­ca­de­le eden ekip, Bü­yük­şe­hir ya­pı­lan­ma­sın­dan sonra bo­zul­du ve mü­ca­de­le ciddi ola­rak ak­sa­dı. Şimdi ise si­nek­ler­le mü­ca­de­le de­nin­ce, ha­va­ya mazot ka­rı­şı­mı du­man­la­ma ya­pıl­mak­ta­dır. 
Dün akşam eli­min üze­ri­ne 3 sinek aynı anda konup kan em­me­ye baş­la­yın­ca, bu siv­ri­ler­le mü­ca­de­le nasıl olu­yor diye in­ter­ne­ti ka­rış­tır­dım;
Bir kere, du­man­la­ma (mazot ve in­sek­ti­sit) pa­ha­lı ama çözüm değil. İnsan­lar üze­rin­de kan­se­ro­jen et­ki­si var ve kan­ser ya­pı­yor. Si­nek­ler ise za­man­la ba­ğı­şık­lık ka­za­nı­yor­lar. Ve en önem­li­si si­nek­ler­le mü­ca­de­le eden örüm­cek gibi diğer hay­van­la­rı da öl­dü­rü­yor. Et­ra­fı­mız­da ke­le­bek gibi güzel hay­van­la­rı da gö­re­mi­yo­ruz! (Siv­ri­ler, bir zaman sonra belki de dua edi­yor­lar­dır, yahu şu be­le­di­ye ilaç sıksa da kafa bul­sak biraz, gibi..)
Peki, ne yap­ma­lı?
Ön­ce­lik­le si­nek­le­rin yu­murt­la­ma dö­nem­le­ri, ilk bahar ve son bahar ay­la­rın­da mü­ca­de­le edil­me­li. Su bi­ri­kin­ti­le­ri ilaç­lan­ma­lı, müm­kün­se su­la­rın bi­rik­me­si­ne izin ve­ril­me­me­li. Kışın kul­la­nıl­ma­yan yüzme ha­vuz­la­rı­nın suyu bo­şal­tıl­ma­lı ya da üstü ör­tül­me­li. 60 san­tim­den sığ ve ılık sular üreme or­ta­mı oluş­tu­ru­yor.
İlçe­mi­zi bir uçtan diğer uca kap­la­yan kanal si­nek­le­rin üre­me­si­ne çok mü­sa­it. Üs­te­lik ba­tak­lık üze­ri­ne ku­ru­lu ka­sa­ba­mız, en ufak yağ­mur­da sular al­tın­da kal­mak­ta. Kova, eski las­tik, çiçek sak­sı­sı, ka­na­li­zas­yon gibi su bi­ri­kin­ti­le­ri sık sık ilaç­lan­ma­lı. Çünkü çok kısa za­man­da üre­yip ço­ğa­lı­yor­lar.
Si­nek­le­ri yiyen hay­van­la­ra yaşam alanı ya­rat­ma­lı. Me­se­la arı kuşu, be­si­ni­nin ta­ma­mı­na ya­kı­nı­nı si­nek­ler­den sağ­lı­yor. Bir diğer kuş ise kır­lan­gıç­lar, ya­ra­sa­lar… Hani bun­la­rı davet etmek, yer­le­şim yer­le­ri açmak ge­re­kir desek hak­sız sa­yıl­ma­yız. Eba­bil kuşu, kur­ba­ğa, ker­ten­ke­le, örüm­cek­ler de sinek düş­ma­nı­dır.
Anız­la­rın ya­kıl­ma­ma­sı lazım, bu­ra­da siv­ri­si­nek düş­man­la­rı­nı da öl­dü­rü­yo­ruz çünkü.
Fes­le­ğen, Sar­dun­ya, Nane, Defne, Bi­be­ri­ye, Mer­can­köşk, La­van­ta, Pelin Otu, Sa­rım­sak vs. gibi bit­ki­ler de si­nek­le­ri ko­vu­yor. 
Ay­rı­ca sarı ışı­ğın da ra­hat­sız edici bir et­ki­si var, yak­laş­mı­yor­lar.
Yani si­nek­ler­den kur­tul­mak zor. Tam bir ekip işi. Du­man­la­ma ile değil de sığ su bi­ri­ken yer­le­rin ilaç­lan­ma­sı lazım. Tabii hal­kın ta­ma­mı­nın da bi­linç­len­me­si ve top­ye­kün mü­ca­de­le­si de….
KA­RA­SUS­POR
Gu­ru­bu­muz­da ya­rış­tı­ğı­mız Ko­ca­ali ve Ser­di­van, şam­pi­yon­lu­ğa oy­nu­yor­lar. Küme düş­me­mek için bizim on­la­rın üs­tün­de ol­ma­mız lazım. Yani bizim de şam­pi­yon­lu­ğa oy­na­ma­mız lazım an­la­mı çı­kı­yor bu­ra­dan.
Bayan ha­kem­le­rin yö­net­ti­ği bu haf­ta­ki maçta adeta kemik ses­le­ri geldi. Çoğu po­zis­yo­nu avan­ta­ja bı­ra­kan hakem, bazı fa­ul­le­ri de çal­ma­yın­ca çok sert geçti maç. Sa­ha­da gör­dük­le­ri­mi­ze ge­lin­ce de;
Bazı fut­bol­cu­lar ça­lı­mı çok se­vi­yor ve bu da top kay­bı­na sebep olu­yor. Sonra o topu geri almak için tüm ener­ji­si­ni de­pa­ra har­ca­yın­ca da bi­ti­yor fut­bol­cu­la­rı­mız. Güç­le­ri yet­me­yin­ce de bu sefer ha­kem­le oy­na­ma­ya baş­lı­yor­lar. Sırf bu iti­raz se­be­biy­le ben 3 sarı kart say­dım!
Takım güven ver­mi­yor. Tek güven ve­ri­ci spor­cu, ka­le­ci. O da duy­du­ğu­ma göre Sa­kar­yas­por`dan gel­miş. Ye­di­ği 2 golün dı­şın­da en az 3 net gol po­zis­yon­da topa hakim oldu.
Fut­bol­cu­la­rı­mı­zın pas yüz­de­si ve şut yüz­de­si çok düşük. Hü­cum­da ço­ğa­la­mı­yor­lar. Yenik ol­ma­la­rı­na rağ­men top çe­vir­me­le­ri, hü­cu­mu dü­şün­me­me­le­ri, bana göre biraz da Hoca`nın kor­kak­lı­ğı…
Sa­nı­rım Baş­kan bu ek­sik­le­ri bi­li­yor­du ve iç saha ol­ma­sı­na rağ­men ga­li­bi­ye­te prim sözü ver­miş­ti, ama ol­ma­dı!
Tabi, ta­kı­mın bir araya gelip bir­lik­te ça­lış­ma fır­sa­tı da ol­ma­dı, bir­bir­le­ri­ni de ta­nı­ya­ma­dı­lar. Geçen sene iyi baş­la­yıp kötü bi­tir­di­ler ve hep­sin­den önem­li­si ligde tes­lim olmuş bir Aşağı Ki­raz­ca vardı. Uma­rız bu sene kötü baş­la­yıp iyi bi­ti­rir­ler.
Asıl bah­set­mek is­te­di­ğim, çok kü­für­baz bir se­yir­ci­miz var. Koro ve solo ola­rak küfür et­mek­te üs­tü­mü­ze yok. Uma­rım kü­für­ler için ceza ye­me­yiz. Fe­de­ras­yo­nun kü­fü­rü ön­le­mek için bayan ha­kem­le­re yer ver­me­si de çare ol­ma­dı!
HA­VUZ­LU SİTE!
Bir ta­nı­dı­ğı­mız, Ka­ra­su`da son za­man­lar­da ya­pı­lan ha­vuz­lu si­te­ler­den bir daire al­mış­tı, dün­ya­nın pa­ra­sı­nı öde­ye­rek. Son­ra­sı­nı şöyle an­la­tı­yor;
“Site içi ol­ma­sı­na rağ­men mil­let ha­vu­za ha­şe­ma­lar­la gi­ri­yor. Ben ma­yoy­la gi­rin­ce hepsi gö­zü­nü bana di­ki­yor. Sanki ko­ca­la­rı­nı baş­tan çı­ka­ra­cak­mı­şım gibi uzak du­ru­yor­lar. Hemen em­lak­çı­ya verip sa­tı­lı­ğa çı­kar­dım!”
TRUVA ATI
Az­le­di­len CHP grubu ile otu­rur­ken, bir Truva atı mu­hab­be­ti oldu, an­la­ma­dım. Yaşlı bir bayan, ara­mı­za ka­rış­mış, onun için söy­lü­yor­lar­dı, hem de ale­nen. Acı­dım ka­dı­na. De­me­yin öyle, gü­na­hı­nı alı­yor­su­nuz, dedim.
Bir zaman sonra duy­dum ki, ara­mız­da olan­lar­dan bi­ri­nin CHP`ye oy ver­me­ye­ce­ği­ne dair ses kaydı var­mış! Ne kadar saf­mı­şım yahu… (Not: Oy ver­me­ye­ce­ği­ni diyen kişi zaten CHP`ye üye değil, Baş­ka­nın ar­ka­da­şıy­dı)
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1086