SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 18.10.2018

KADINLIK SİZDE KALSIN


 Sanata susamış bir toplumuz. Bunu, Karasu’da nadiren sergilenen bir tiyatro gösterisinde, bir kere daha anladım. Nasılsa yer bulurum diyerek son 15 dakikada gittiğim Karasu Lisesi konferans salonunun dolu olması ve benim gibi gelen yaklaşık 200 kişinin daha bilet bulamayıp geri dönmesi bunu ispatlıyordu. Giremeyenler için önümüzdeki hafta tekrar gösterim planlanıyor, buradan duyuralım.

  Neyse ki Ertürk Muti’nin gayretleriyle sahnelenen “Kadınlık Bizde Kalsın” adlı oyunu yine onun biletini alarak seyrettim. Bazen güldüm, bazen kızdım, bazen düşündüm. Gülmem, sahnelenen oyuna… Diğerleri ise seyirciye ve basına…

  ***

   19.30’da sahne alması gereken oyun, 20’de sahne aldı. Halbuki bu tür sanatsal olaylarda zaman çok önemlidir. Seyircinin vakti değerlidir ve kandırılmış durumuna düşürülmek istemez. Sanırım ilk sahnesi olması sebebiyle oyuncuların eksikliklerinden kaynaklanan bir durum. Tekrarında tekrar etmeyeceğini umarım.

   ***

   1 Ay önce Ankara Devlet Tiyatrosunda, Shaekspare’in “Venedik Taciri” adlı oyununu izleme fırsatı bulmuştuk. Son anda bulduğumuz en sona kalan yer, sahnenin önü ve ilk sıranın ortasıydı. Yani bizde protokol için ayrılan yer, kimsenin tercih etmediği ya da her seyircinin bir başka seyirciye jest olsun diye bıraktığı yerdi! Yani tabakta kalan en son meyveyi kimsenin almayıp herkesin bir diğer sevdiğine bırakması gibiydi. Biraz mahcup ama keyifle izlemişdik.

   ***

   Oyun başlar başlamaz, basın mensubu değerli arkadaşlarımız fotoğraf almaya başladılar. Bitmek bilmeyen flaşlar yüzünden ne seyirciler ne sahne alanlar oyuna konsantre olamıyorlardı. Ertürk Muti’yi tiyatroda fotoğraf çekilmemesi için birkaç kez ikaz ettim. O da fotoğraf çeken arkadaşların yanına gidip geldi ve “Beni dinlemiyorlar, böyle şey olmaz” dedi. Ya seyretmeyi bırakıp gidecek, ya da fotoğraf çekilmesini önleyecektim. Ertürk’ü dinlemeyen beni de dinlemez diye fotoğraf çekenlerin yanına gidip rica etmek yerine bir seyirci olarak oturduğum yerden protesto ettim: “Fotoooo, fotoğraf çekme..!” Bağırmam sonuç verdi ve flaşla fotoğraf çekimi durdu. Biz de oyunu daha bir keyifle izledik.

   15 Dakika molada fotoğrafçılar arasında olan Güler Hanım yanıma gelerek bana tepkisini dile getirdi. Ben de tepkimin yalnız bana ait olmadığını, proteston edilenin de yalnız kendisi olmadığını, yapılanın yanlış olduğunu söyledim. Fotoğraf çekilecekse sahnenin zaten aydınlık olduğunu ve flaşsız çekebileceklerini, oyuncunun ve seyircinin konsantrasyonunu bozmaya hakları olmadığını, programın bitişinde veya sahne arkasında ara ara fotoğraf alabileceklerini söyledim. Ben hata ettim belki ama onlar başlattılar!

  ***

    Oyun başladıktan sonra ve devam ederken salona giriş çıkışların önlenmesi gerek. Bu durum konsantrasyonu  olumsuz etkilemektedir. Maalesef buna da uyulmadı.

    Salonda oyun sergilenirken, seyircilerin bir kısmı cep telefonlarını çıkarmış, sanırım internete girmişlerdi. Hemen her sıradan 2 kişi bu durumdaydı. Face’den hiçbir durumda vaz geçemiyoruz nedense!

    ***

    Oyunda bazı sahnelerde “sansürlük” sözler vardı. Düşündüm ki, günlük hayatta bu ve daha ağır benzerlerini sık sık tekrarlıyoruz. Sanatçı toplumun aynasıdır!

    Gece saat 2’lere kadar çalışarak bu oyunu profesyonelce sahneye koyup sergileyen amatör gençlerimizi, oyuna kostümleri ve çalışma imkanını sağlayarak büyük destek veren Karasu Belediyesi yetkililerini, sponsor olan Karasu’lu işadamlarını tebrik ediyorum. Oyun tekrar sahneye konulursa ve gülmek istiyorsanız, muhakkak gidin.

     ***

    Temeli 4 yıl önce atılmış Karasu Kültür Merkezi inşaatının tamamlanması dileğimi tekrarlıyorum, “Haydi Başkan, seçimlere yetiştir.”

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ