SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.06.2018

KAFAYI DEĞİŞTİRİN


Yakın bir ak­ra­ba­mı çı­kar­mış­tık has­ta­ne­den. Ame­li­yat ol­muş­tu. Ko­ca­ali, Or­ta­köy’e ge­tir­me­yi ben üst­len­dim. Yolda gö­tü­rür­ken, her ka­sis­te, her çu­kur­da in­li­yor­du acı­dan. O kü­çü­cük ka­sis­ler­de bile ezi­yet çek­me­sin diye iyice ya­vaş­la­tı­yor­dum aracı. Ama in­le­me­si­ni ön­le­ye­mi­yor­dum. Her biri, sanki bir darbe gibi ini­yor­du bıçak yemiş vü­cu­du­na…
***
Bir PVC fir­ma­sın­da da­nış­man ola­rak ça­lı­şı­yor­dum. Büyük iş­let­me­le­re ölçü alı­yor, met­raj ha­zır­lı­yor­duk. Isı­cam da işin için­dey­di. Ak­ya­zı’nın bir kö­yü­ne doğ­ra­ma­yı gö­tü­rür­ken cam­lar­dan biri çat­la­mış­tı ka­sis­te. Camı tek­rar yap­tır­dık, tek­rar ge­tir­dim ama bat­ta­ni­ye­ye sar­ma­mı­za rağ­men ka­sis­te yine çat­la­mış­tı. Camı üçün­cü defa yapıp ge­tir­di­ği­miz­de, bu sefer çat­lak ke­nar­day­dı ve doğ­ra­ma­nın çı­ta­sı çat­la­ğı kıs­men ka­pa­tı­yor­du. Artık utan­dım, kı­rıl­dı de­me­ye de, o şe­kil­de mon­ta­jı bi­tir­dik!
***
Ka­ra­su’nun yol­la­rı delik deşik... As­falt tamir ister, yama ister, ye­ni­len­mek ister. Buna rağ­men su bo­ru­su dö­şe­yen fir­ma­nın ver­di­ği ha­sa­rı tamir etmek işini üst­le­nen be­le­di­ye, as­falt ya­par­ken iş­gü­zar­lık etmiş, hemen her so­ka­ğa as­falt­tan kasis yap­mış. 
Yol­da­ki çu­ku­ru ka­pat­mak gö­re­vi olan bir kurum, neden çu­kur­la eş­de­ğer olan kasis yapar ki? As­falt­ta yap­ma­yın madem, eğer araç­la­rın yavaş git­me­si­ni is­ti­yor­sa­nız! 
Bu, sizin va­tan­da­şa olan say­gı­nı­zı gös­te­rir. Di­yor­sun ki, “Ey va­tan­daş, sen araba sü­recek kadar ev­ri­mi­ni ta­mam­la­ya­ma­dın. Bu yüz­den yolda nasıl gi­de­ce­ği­ni bil­mi­yor­sun. Neme lazım, ace­len olur, hızlı gi­der­sin, yolda bi­ri­ni ezer­sin. Bu se­bep­le ben senin hızlı git­me­ni is­te­mi­yo­rum ve kasis ko­yu­yo­rum. Ha, bir de de­net­le­me me­ka­niz­ma­mız yok. Mo­be­sa ka­me­ra­lar­la hı­zı­nı ölçüp ceza da kes­mek is­te­mi­yo­rum. Şehir içi hız li­mi­ti­ni aşar­sın diye, Biz bu ka­fa­yı de­ğiş­ti­re­ne kadar sen bu hız tüm­se­ğiy­le idare et. Hem zaten biz de aynı tüm­se­ği kul­la­nı­yo­ruz, çünkü biz de ev­ri­mi­mi­zi ta­mam­la­ya­ma­dık!”
Av­ru­pa­lı gibi ya­şa­ya­ca­ğı­mız bir kente sahip olmak di­le­ğiy­le..!
OY FIN­DI­ĞIM FIN­DI­ĞIM
Zi­ra­at Odası ban­gır ban­gır ba­ğır­dı, fın­dı­ğı­nı­zı sat­ma­yın, tüc­ca­ra ver­me­yin, diye. Böyle ya­par­sa­nız fın­dı­ğı­nız değer ka­za­nır da dedi. 
Buna rağ­men üre­ti­ci fın­dı­ğı­nı açık hesap tüc­ca­ra tes­lim etti. Çünkü sak­la­ya­cak yeri de yoktu, ema­net ve­re­ce­ği başka depo da…
Şimdi fın­dık fi­ya­tı düştü. Daha da dü­şe­ce­ğe ben­zi­yor. Fın­dı­ğı­nı hemen satan sat­ma­yan­la, açık hesap tüc­ca­ra ve­ren­le pa­ra­sı­nı peşin alan dalga ge­çi­yor!
Zi­ra­at Odası kar­şı­la­sın za­rar­la­rı! Hiç­bir so­rum­lu­luk ol­ma­dan na­si­hat etmek kolay tabii!
FIN­DI­ĞI­MIZ ZEHİRLİ Mİ?
İtal­yan­lar, Türk fın­dı­ğı­nın ze­hir­li ol­du­ğu­nu öne sü­rü­yor. Hemen tepki ve­ri­yo­ruz, “İtal­yan­lar bu işi kendi fın­dı­ğı­nın de­ğe­ri art­sın diye mah­sus ya­pı­yor­lar” diye! Düş­man­lık yap­tık­la­rı ko­nu­sun­da hem­fi­ki­riz.
Peki, Tır­pan yap­ma­mak için ot ilacı atan­lar, o ila­cın fın­dı­ğa zarar ver­miş ola­bi­le­ce­ği­ni de dü­şün­mü­yor­lar mı? 
Bazı bah­çe­ler beton gibi. Gram ot yok. Çünkü yıl­lar­dan beri ot ilacı atıl­mış. O gü­ze­lim yaban çi­lek­le­ri, bö­ğürt­len­ler, ısır­gan ot­la­rı (-ki Ka­ra­de­niz­li­le­rin sof­ra­sı­nı süs­le­yen en nadir yemek ondan ya­pı­lır), ka­za­yak otu, kal­dı­rak otu, kır­mı­zı diken ucu (Ba­ba­an­nem me­nev­cen derdi) ve bun­la­rın ya­nın­da top­ra­ğın üs­tün­de ve al­tın­da ya­şa­yan yaban hay­van­lar, bö­cek­ler… Hep­si­ni ze­hir­le­dik.
Belki İtal­yan­la­rın ba­ğır­ma­sı so­nu­cu il­gi­ler ted­bir alır da bu tür ilaç­lar ya­sak­la­nır.
KANAL
Fın­dık bah­çe­le­rin­de­ki yaban ha­ya­tı öl­dü­rü­yo­ruz da, bur­nu­mu­zun di­bin­den geçen ka­nal­da­ki can­lı­la­rın öl­me­si­ne çok mu ses çı­ka­rı­yo­ruz? 
Ka­na­lın yü­ze­yi yem­ye­şil yosun dolu ve neh­rin nefes al­ma­sı­nı en­gel­li­yor. 
Bu de­re­de ba­lık­lar var, kur­ba­ğa­lar, bö­cek­ler var. Yaban kuş­la­rı var, yav­ru­la­yan. Bu hay­van­la­rın öl­me­me­si için yü­zey­de­ki yo­sun­la­rın te­miz­len­me­si lazım.
Haydi be­le­di­ye, iş­ba­şı­na…
KUM LA­LE­LERİ
Ka­ra­su­mu­zun ken­di­ne has bit­ki­le­rin­den biri de kum la­le­le­ri… 
Bun­lar, aynı za­man­da fır­tı­na ve rüz­gar­da kum­la­rın sav­rul­ma­sı­nı ön­le­ye­rek, kum­la­rı top­la­ya­rak mini birer kum te­pe­le­ri oluş­ma­sı­na sebep olur. 
İşte bu la­le­le­ri kum­la­ra eke­rek hem sa­hi­lin kum top­la­ma­sı­na sebep olur, hem de kum­sa­lı kur­ta­rı­rız. 
İste­rim ki Be­le­di­ye­miz­de Çevre Mü­dür­lü­ğü diye bir bilim oluş­tu­rul­sun ve daha ya­şa­nı­la­sı bir kent için gay­ret gös­ter­sin.
BELEDİYE HİZMET­LERİ
Hafta sonu Ak­ça­ko­ca’ya git­tik, briç tur­nu­va­sı­na. Açı­lı­şı Be­le­di­ye Baş­ka­nı yaptı ve on yılı aşkın sü­re­dir devam eden Ak­ça­ko­ca Pa­la­mut Briç Tur­nu­va­sı’nı ulus­lar arası plat­for­ma ta­şı­mak için gay­ret gös­te­re­cek­le­ri­ni söy­le­di. 
Ka­ra­su’da böyle bir kül­tür ve tu­rizm et­kin­li­ği ya­pıl­ma­dı­ğı mu­hak­kak! Ancak benim dik­ka­ti­mi başka bir ay­rın­tı çekti;
Gelen ka­tı­lım­cı­la­ra Ak­ça­ko­ca Be­le­di­ye­si’nin fa­ali­yet­le­ri­ni gös­te­ren birer ga­ze­te da­ğı­tıl­dı. 
Bizim Be­le­di­ye­nin fa­ali­yet­le­ri­ni ancak ayda bir mec­lis üye­le­ri takip edi­yor. Fen İşleri Mü­dü­rü’nün mec­li­se ver­di­ği açık­la­ma da hiç­bir ga­ze­te­de yer al­mı­yor! 
Ne der­si­niz, böyle bir ga­ze­te Ka­ra­su’da olsa… Ya da Ka­ra­su’daki ga­ze­te­ler­de birer sayfa ilan ile ya­pı­lan hiz­met­ler aylık ola­rak ilan edil­se…





Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 583