SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 25.06.2018

KARASU’NUN KALBİNDE ZAFER


   Bayramı kutladık, kapalı alanda…
   “Kapalı Alan…”  Kaymakamlığın davetinde de “Kapalı alan” yazıyordu. Bu alana bir ad konulamadı. Karasu`nun bir çok caddesine isim konulurken, burası kapalı alan olarak kaldı. Hani yetkim olsa, bu alanı yapanın ismini koyardım, tabii yıkılıp ucube haline getirilmezse; “Ahmet Genç Alanı”… Karasu eski başkanlarını illa ölünce mi anacak. İki dönem üst üste başkanlık yapmış birini yaşarken onore etmek, neden olmasın!
                          ***
   Atatürk Heykeli önünde sık sık yardım toplanır, ticaret yapılır, gereksiz çadırlar kurulurdu. İlk defa amacına uygun şekilde değerlendirildi. 30 Ağustos Zafer töreni burada yapıldı. 
   Ben ilk dedim ama Mehmet Yıldız, Geçen sene de burada yapıldığını söyledi. Ben hatırlamadım. Sordum hatta. Bir anma yapılmış ama teyid edene de rastlamadım. 
   Alan küçük fakat halkla iç içe… Protokole halk da katılabiliyor.
                       ***
   Bayrak dağıtılacak mı diye sordu biri. Belediyede görevli biri başka birine sordu, “Dağıtılacak bayrakları getirdiniz mi?” diye. Ben bayrak dağıtan görmedim.
                       ***
   Şehitleri anma ve İstiklal Marşı sırasında, sunucu anma müziğini bulamadı. Bunu yerine yabancı bir parça çıktı. Neyse ki hatasını fark edip hemen kapadı ve doğru müziği buldu. Yoksa rezillik diz boyunu aşmıştı.
                      ***
   İstiklal Marşı’nı çalarken çevrede duyarsız vatandaşların istiflerini bozmadan yürümelerine bozuldum en çok. “Behey gafil, sen Türk değil misin, bak senin İstiklal Marşın çalınıyor, geçsene esas duruşa” diye bağırdım içimden. 
                       ***
   Bir de şiirler okunurken öfkelendim. Bir şiir bu kadar mı duygusuz okunur. Liseye giden üç gencimiz adeta en duygusuz şiir okumasını gerçekleştirdiler. Resmen okudular yani, önlerindeki metinleri.
   Şiir okunurken tüylerimiz diken diken olmalı, O bayram coşkusunu, O zaferi içimizde hissetmeliydik. 
   Sanırım okul müdürleri ve edebi-yat hocaları nasıl şiir okunacağını gençlerimize öğretirler. Milli bay-ramlarımıza gereken önem verilerek millet olmanın bilincine varırız. Seneye umarım daha canlı olur. 
   Zafer Bayramınız Kutlu olsun.
ACARLAR LONGOZU`NDA YENİLEME
   İlk yapıldığında, yürüyüş yolunda ilk yürüdüğümde içim sızlamıştı. Keşfedilip dünyada eşi benzeri az bulunan Su Basar Ormanı, ormanlıktan çıkmış, su üstünde yürüyüş yapmaya yarayan bir alan olmuştu adeta. Yürüyüş yapılacak yerlerdeki güzelim ağaçları kesmişler, ahşap yol yapmışlar.
   Şimdi yeniden kredi çıktı ve yeni düzenlemeler yapılacak. 
   Öncelikle hiçbir ağacın yeni yapılacak yol ya da güzergah için kesilmemesi gerekiyor. Longoz, longoz olmaktan çıkıyor çünkü o zaman.
   Longoz kenarında yapılaşma arttıkça yaban hayat kaybolur, terk eder oraları. Oradaki tek hayat, muhtarın ördek ve kazları olarak kalır.
   Longoz kenarında fındık ve kavak ağaçları var. Peki, buranın kıyı kenar çizgisi yok mu? Devlet, göl kenarındaki arsa sahiplerine bir sınır belirleyip oradan geri çekilmelerini söyleyemez mi? Gölün doğal kıyı kenarında kalan ağaçlar gittikçe yok oluyor ve yerlerine ticari fındık ve kavak ağaçları dikiliyor! Öyle göle sıfır arsa/tarla mı olur?
   Kaymakamlığın öncülüğünde düzenleme yapılan alanın doğusunda özel teşebbüsün yaptığı düzenlemeler var. Adeta devletle rekabet edilen bu alanda ağaç evler, piknik alanları, göl üstünde yapılan kafeler, masalar filan var. Özel alanda bu güne kadar 300.000 Lira harcanmış, Sahi, devletin harcaması ne kadar acaba? İnsan merak ediyor. Ben, savurganlık yapılmadığını düşünüyorum. Gidenlerin kıyas için her iki tarafı da gezmesini öneriyorum.
   Gerek Longoz, gerekse Maden Deresi gibi cevher doğal harikalarımız varken, neden burada çadır turizmi yapılması düşünülmez, merak ediyorum. Okulların izci gurupları, dışarıdan gelenler, yerliler ve turistler, doğa ile iç içe, su kenarında çadırda sabahlayıp gecenin ürperti ve yalnızlığını tatmak istemezler mi? 
   Bizim, Longoz ve Maden Deresi gibi 2 güzel doğa harikamız var (Sakarya Kenarı, Karadeniz kenarı ve Küçükboğaz`ı saymazsak). Burayı dünyaya tanıtırsak, kışın da turizm devam eder ve bölgeyi ihya eder. Longoz şimdilik iyi derecede tanıtılıyor. Ancak Maden Deresi, aynı ilgiyi görmüyor. Öncelikle yolu yapılmalı… Temizlik, bakı ve işletilmesi de özel sektöre ihale edilmeli.
   Tabii, doğallığı bozulmadan…
    Sakarya kenarında rekreasyon alanları yapacaktı Belediye Başkanımız. Seçim öncesi bu sözü vermişti. Belki şimdi Büyükşehire geçti ama Küçükboğaz Gölü çevresi gibi yağma yapılmadan gezi yolları, bisiklet yolları yapılmasını beklemek hakkımız….
   Bir şey daha hakkımız; göl kenarında yürüyüş yapabilmek için kıyı kenar şeridi konulmasına… Çünkü oralara sahiplenen işletmeler, göl kenarında geziye izin vermeyecek şekilde el koyup geçişi imkansız bırakmışlar. 
   Umarız bu konuya tekrar değinmeden gerek Belediye, gerekse işletme sahipleri gereğini yaparlar.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 725