SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.08.2018

Karayolları


Karayolları Bölge Müdürlüğü, kendi başına buyruk çalışan bir Devlet Kurumu galiba! Yap dersin, yapmazlar, Yapma dersin yaparlar.  
   Karasu Dörtyol Işıklar mevkii, mevcut trafiği taşımıyor. Yeşil ışık yandığında geçebilmeniz mümkün değil, ancak ikincisini beklemeniz lazım. O da şansınız yaver giderse…
   Bunun farkında olan Karasu Belediyesi, gerekli yazışmaları yaptığı halde, herhangi bir düzenleme yapılmadı. Bayram boyunca Karasu Halkı ve yazlıkçılar sıkıntı çekti. Hatta Karasu Merkeze girmenin verdiği sıkıntıya katlanmamak için çoğu yazlıkçı merkeze inmedi. 
   İş başa düştü denilip Trafiği yeniden düzenlemek isteyen Belediyemiz, Samanyolunu karşıya bağlayacak refüj düzenlemesi yaptı. Fakat heyhat; O ana kadar kulağının üstüne yatan Karayolları, hantal yapısından beklenmeyen bir çeviklikle refüjü trafiğe kapattı. Ama sadece kapattı. Çünkü ortaya yığılıp tek sıra örülen refüj, çirkinlik abidesi olarak ne kadar öyle duracak, belli değil. Çünkü jandarmanın önündeki refüjün hala ne durumda olduğunu Karayollarından gören yok. Buradan sorumlu olan şef, iyi bir fırçayı hak ediyor. Belki sebep olur ikisi birden düzeltilir.
   Belli ki Karasu halkı hala çile çekmeye devam edecek!
   Adapazarı eski terminal kavşağı düzenlendi ve ışıklar kaldırıldı. Şimdi tıkır tıkır işliyor. Daha iyisi, viyadük yapılması…
   Kuzey terminali önündeki kavşak düzenlendi, yine aynı… Viyadük belki çok daha iyi çözüm ama günü kurtarıyor. Peki, Dörtyol düzenlemesi ne zaman yapılacak? Burasının düzenlenmesi, Büyükşehire bağlı. Yanyollarla birlikte düzenlenip kavşak yapılması düşünülüyor. İmar işlerinde askıya çıkmış. Ancak o zamana kadar geçici düzenlemeyi reddeden Karayollarına birkaç sorum var; 
   -Karasu güzergahındaki üst geçitler, projesinde olduğu halde neden yapılmıyor?
   -Arayollara giriş çıkışlar trafiği rahatlatacağı halde neden kapatılıyor. Mesela Yalı İlkokulu önündeki kaldırım, halkın yoğun giriş çıkışı ve ihtiyaç üzerine yok hükmünde…
   -Tuzla mevkiindeki ışıklar, işlek kavşakmış gibi neden yan yoldan gelen araçlara da eşit sürede yanıyor? Buraya yanyollar için sensör yapılması uygun olmaz mı? İşlek Dörtyol kavşağına ne kadar gerekmiyorsa, buraya sensör konulması o kadar gerekiyor. Hele Cuma ve Pazar akşamları burası tıkanıyor.
   -Aynı şekilde Meslek Yüksek okulu kavşağında da yanyollar için sensör gerekmez mi?
   -Liman girişine dönecek araçlar, çok tehlikeli bir manevra yapmak zorunda kalıyorlar. Karşıdan gelen araçla, ya da liman tarafından gelen araçla veya Petrol İstasyonundan çıkan araçla kafa kafaya tokuşması her an mümkün.
   Buraya da kavşak gerekir ama Yenimahalle tarafındaki viyadükler gerçek anlamda kullanılmaya başlandığında, Denize oradan bağlanacak. Fazla masrafa gerek yok. Ancak geçici de olsa bir çözüm gerekir. 
   Ve hepsinden acili, Samanyolu Caddesinin denize bağlanmasına yaz bitene kadar müsaade edilmesi gerekmektedir. Bunu yapan Belediyenin isteğine sırt çevirip onunla mücadele etmeniz, sadece güç gösterisine kalkışmaktır. 
 KAÇINCI MAHMUT?
   Demokrasiyi kollamak görevi sürecinde, Başkan İspir`in 3. Mahmut dönemini hararetli bir şekilde anlattığını duydum, Kent parkta. Birkaç kez 3. Mahmut`un da darbelere karşı nasıl mücadele verdiğini anlattı.  Yakın tarihimizde hemen herkesin hatırladığı bir 12 Eylül darbesi varken, yaşamasak da yazılanlardan çoğumuzun haberinin olduğu yapılmış 27 Mayıs İhtilalinden-ki Bayram yapılmıştı- bahsetmek yerine Osmanlıyı tercih etmesi, dikkatimi çekti. Vay canına dedim, herkes gibi, Adam Osmanlı tarihini sular seller gibi biliyor…!
   Bundan, tarihçi bir tanıdığıma bahsettim. Ben daha bir şey demeden, “Haklısın, Osmanlı`da 3. Mahmut yok, 3. Selim demeliydi” dedi. 
   Madem tarih dersine girdik;
   “3.Selim devleti ilk kez tam batı istikametine soktu. Ama ayanlar, şeyhulislam, derebeyler, yobaz cahil devlet adamları tarikatlar şeyhler askerler yeniçeriler hepsi bir olup 3.Selim`e darbe yaparak tahttan indirdiler ve yerine şeriatçı bir padişah olan 4.Mustafa`yı çıkardılar 1807 de.”  
   “Sonra 2. Mahmut balkanlardaki Ruscuk Ayani Alemdar Mustafa Pazvandoğlu ve İsfendiyaroğlu ile gelerek İstanbul`u ele geçirdi ve Padişah oldu. 4.Mustafa`yı indirdi. Ayanlar devleti başladı. Sonra 2.Mahmut güçlendi, Nizami Cedit ordusu kurdu ve ülkede ne şeriat bıraktı ne yeniçeri bıraktı ne ayan bıraktı. Ne var ne yok astı kesti yerle bir etti herkesi. Ve ülkeye ilk kez laikliği getirerek kendisini monark ilan etti.”
   “3.Selim batıcı ve yenilikçi olduğu için darbe yapılmıştı. 2.Mahmut bu yobazlara darbe yaptı ve onları temizledi Cumhuriyetin 1.kurucusu 2.Mahmut`tur. Laik monark Padişah, Halk dilinde Gavur Padişah...”
   Merak ettiğim, Sayın İspir, 2. Mahmut`u mu yoksa 3. Selim`i mi örnek vermek istedi? 3. Mahmut yok çünkü… 4. Mustafa da Şeriatçıydı!
                              DİLEK
   Demokrasi toplantılarını iktidar mitingine dönüştürenler, CHP ve MHP`yi de davet ederek neden demokrasi şölenine dönüştürmezler? Ya da, MHP ile CHP, neden bu toplantılara kendi guruplarıyla destekleyip birlik görüntüsü vermezler? Bu, darbeyi destekledikleri anlamı taşımaz sedece küslük vardır.. 
   (Hadep, PKK`yı terör örgütü ilan edene kadar halkın partisi olamazlar!)
   Darbecilerin (ve teröristlerin) en çok korktuğu da budur çünkü, kenetlenmiş bir Halk..
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 640