SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.06.2018

KORKMAKTA HAKSIZ MIYIZ?


Ül­ke­miz, son za­man­lar­da buh­ran­lı gün­ler ge­çi­ri­yor, kor­ku­yo­ruz. Te­rör­den, te­rö­rist­ten, iş­siz­lik­ten, komşu ül­ke­ler­de­ki ge­liş­me­ler­den, Batı’dan tec­rit edil­me­miz­den, do­ğu­da­ki sa­vaş­lar­dan ko­ku­yo­ruz. Do­la­rın yük­sel­me­sin­den, ta­rım­dan, hay­van­cı­lık­tan, tu­rizm­den ve diğer yap­tı­ğı­mız iş­ler­den ba­şa­rı­sız olma, iflas etme kor­ku­muz var. Eko­no­mi­nin bo­zul­ma­sın­dan kor­ku­yo­ruz. Bun­la­rı geç­tik, te­rö­rist ilan edil­mek­ten kor­ku­yo­ruz!
Açı­lım sü­re­cin­de PKK yol kesti, si­lah­la gezdi, as­ke­ri­ye basıp bay­rak in­dir­di, yol­lar­da kim­lik sordu, yol­la­ra ba­ri­kat­lar kurup alt­la­rı­na tu­zak­lar ha­zır­la­dı, kork­ma­dık. Hatta öyle ki, va­li­le­ri­miz bile mü­da­ha­le et­me­yin dedi, ope­ras­yo­na izin ver­me­di. Kork­ma­dık! daha doğ­ru­su, o kadar kork­ma­dık! Ama 15 Tem­muz darbe gi­ri­şi­mi son­ra­sı aşırı kor­ku­lar için­de­yiz. Biz, bir­bi­ri­mi­zi bi­li­yo­ruz. FETÖ ör­gü­tü­ne üye olmak değil, selam bile ver­me­dik. Örgüt, dev­le­tin içine ya­pı­la­nır­ken, zaman zaman se­si­mi­zi yük­selt­tik. Biz FETÖŞ dedik, onlar, Fet­hul­lah Hoca Efen­di di­ye­cek­si­niz de­di­ler. 
Baş­ba­kan, Ba­kan­lar, Be­le­di­ye Baş­kan­la­rı hatta mil­let­ve­kil­le­ri FETÖ’yü över, zi­ya­ret eder oldu. FETÖ’cü savcı bizim sav­cı­mız­dı. As­ker­le­ri­miz, pa­şa­la­rı­mız içeri tı­kı­lır­ken, koz­mik oda­lar açı­lıp sır­la­rı­mız açığa vu­ru­lur­ken haklı ol­du­ğu­muz halde se­si­mi­zi yük­sel­te­mi­yor­duk, kor­ku­yor­duk. TC ve an­dı­mız kal­dı­rı­lır­ken, mil­li­yet­çi­lik değil üm­met­çi­lik ön plana çı­kar­ken, biz yine en­di­şe­le­ni­yor­duk. AB ile ipler atı­lıp ba­tı­ya sır­tı­mı­zı dö­ner­ken en­di­şe­le­ni­yor­duk. Rus uçağı dü­şü­rül­dü­ğün­de de en­di­şe­le­ni­yor­duk. Böl­ge­de hakim güç İsrail ile iliş­ki­ler bo­zu­lur­ken de en­di­şe­le­ni­yor­duk. Kı­sa­ca­sı, dünya ile iliş­ki­le­ri­miz şekil de­ğiş­tir­dik­çe kor­ku­yor­duk.
Şim­di­ki kor­ku­muz, FETÖ ör­gü­tü­ne üye ol­mak­la suç­lan­mak. Ger­çek­te FETÖ’ye yar­dım ve ya­tak­lık yapan üst düzey dev­let kad­ro­la­rı, kan­dı­rıl­dık açık­la­ma­sı ya­par­ken, FETÖ ile iliş­ki­le­ri as­ga­ri se­vi­ye­de olan­lar bile kadro dışı bı­ra­kıl­dı. FETÖ’cü­lü­ğü tes­cil­le­necek diye iti­raz et­mek­ten kork­tu­lar. 70 bin ci­va­rı in­sa­nı­mız me­mur­luk­tan atıl­dı. Ordu, yargı, em­ni­yet ve diğer me­mu­ri­yet ka­de­me­le­rin­den atı­lan in­san­la­rı­mız işten atı­lır­ken, ye­ni­den işe gi­re­mez diye fiş­le­ni­yor­du. Bun­la­rın iş­ye­ri aç­ma­la­rı­na bile mü­sa­ade edil­mi­yor­du. Yarım mil­yo­na yakın in­sa­nı­mız, örgüt üye­li­ği suç­la­ma­sıy­la mağ­dur oldu. Aç­lı­ğa, yok­sul­lu­ğa terk edil­di. Ço­cuk­la­rı eği­tim ala­maz oldu. Kaldı ki bu in­san­la­rın çoğu, örgüt adına hiç­bir fa­ali­yet­te bu­lun­ma­mış­tı!
Ör­gü­te üye ol­du­ğu ge­rek­çe­siy­le şi­ka­yet edi­len in­san­la­rı sav­cı­lık ya da ha­kim­ler de ser­best bı­rak­ma­ya çe­ki­ni­yor, kor­ku­yor. Çünkü on­la­rın da FETÖ üye­li­ği ile suç­lan­ma ih­ti­ma­li var. Zan­lı­yı ser­best bı­ra­kan ha­ki­mi tu­tuk­la­yan sav­cı­yı, du­ruş­ma sa­lo­nun­da FETÖ’cü diye tu­tuk­la­nan ha­kim­le­ri duy­duk. (Son ya­pı­lan bir an­ket­te yar­gı­ya gü­ve­ni­yor mu­su­nuz so­ru­su­na hal­kın % 78’i “Hayır” ce­va­bı ver­miş.)
Daha yeni yeni bir İlçe Milli Eği­tim Mü­dü­rü­müz so­ruş­tur­ma­ya tabi tu­tu­lup gö­re­vin­den alın­mış­ken suç­suz ol­du­ğu an­la­şı­lıp ser­best bı­ra­kıl­dı. Sa­vun­ma­sı­nı yapan Avu­ka­tı da suç­la­dık! Neyse ki suç­suz­lu­ğu tes­cil­le­nip gö­re­ve iade edil­di.
Bir Or­ta­okul mü­dü­rü­müz, gizli şi­ka­yet üze­ri­ne tu­tuk­lan­dı. Suç­lu­lu­ğu tes­cil edi­le­ne kadar tüm in­san­lar suç­suz­dur. Buna rağ­men bazı medya men­sup­la­rı, mal bul­muş mağ­ru­bi gibi boy boy re­sim­ler basıp ifşa et­ti­ler, FETÖ’den tu­tuk­lan­dı diye. Neyse ki ak­la­nıp gö­re­vi­ne iade edil­di. (Gizli suç­la­ma ya­pan­lar yar­gı­la­na­cak mı, merak edi­yo­rum!)
FETÖ ör­gü­tü­ne en büyük des­te­ği veren dev­let yö­ne­ti­mi kan­dı­rıl­dık di­ye­rek gö­re­vi­ne devam ede­bi­li­yor­sa eğer, top­lum­sal barış ilan edi­lip, hiç­bir fa­ali­ye­te ka­tıl­ma­mış örgüt üye­le­ri de af­fe­dil­me­li. Ör­gü­te üye olmuş ve işin va­ha­me­ti­ni an­la­ma­dan suç iş­le­miş ki­şi­ler, suç­la­rı­nı sav­cı­lı­ğa iti­raf edip gö­rev­le­ri­ne devam et­me­li ve daha pasif gö­rev­ler­de kont­rol al­tın­da hiz­met­le­ri­ne devam et­ti­ril­me­li. Suç, ille si­lah­la iş­len­mez. İşe alır­ken il­ti­mas ge­çil­me­si, sınav so­nuç­la­rı­nın ça­lın­ma­sı, buna göz yum­mak, si­ya­si ve eko­no­mik ay­rım­cı­lık ta­nı­mak da suç­tur.
Son gün­ler­de kork­tu­ğu­muz en büyük suç­lar­dan biri de Cum­hur­baş­ka­nı­na ha­ka­ret, bi­li­şim suçu… Say­fa­sın­da baş­ka­sı­nın haber resim ve yo­ru­mu­nu pay­la­şan bir hem­şe­ri­miz tu­tuk­lan­dı. Suç­suz­lu­ğu­nu ispat için ça­lı­şan diğer bir gurup hem­şe­ri­miz, bir ce­na­ze­de ka­ra­kol­dan ge­li­yo­ruz deyip açık­la­dık­la­rın­da, din­le­yen­ler­den ba­zı­la­rı­nın yo­ru­mu çok il­ginç­ti; “Sıra bize de ge­lecek!” 
Sanki mu­ha­lif olan her­kes tu­tuk­la­nı­yor hissi veren sis­tem­de­ki hata ise uy­gu­la­ma ek­sik­li­ğin­den kay­nak­la­nı­yor. Par­ti­li ve ic­ra­atın başı olan Cum­hur­baş­ka­nı­mız, ta­raf­sız ol­ma­sı ge­re­kir­ken, ik­ti­da­rı eleş­ti­ren ki­şi­ler ta­ra­fın­dan eleş­ti­ril­miş sa­yı­lı­yor. Eko­no­mi­ye, te­rö­re, iş­siz­li­ğe vb kızan va­tan­da­şı­mız, doğ­ru­dan eleş­ti­ri­yor ve eleş­ti­rir­ken de do­zu­nu ka­çı­rı­yor. Cum­hu­run başı ola­rak ta­raf­sız ol­ma­sı ge­re­ken Cum­hur­baş­ka­nı­mız da bu eleş­ti­ri­de odak nok­ta­sı olu­yor. Hal böyle olun­ca, 17.800 kişi, Cum­hur­baş­ka­nı’na ha­ka­ret suç­la­ma­sıy­la yar­gı­ya sevk edi­li­yor. 
Bu­ra­da, Sü­ley­man De­mi­rel ile il­gi­li bir anek­dot pay­la­şa­yım, De­mi­rel’e ha­ka­ret ve küfür et­ti­ği ge­rek­çe­siy­le yar­gı­la­nan bi­ri­ni da­nış­man­la­rı De­mi­rel’e sor­muş, da­va­cı ola­cak mı­sı­nız, diye. Dev­let adam­lı­ğı­nın nasıl ol­ma­sı ge­rek­ti­ği hu­su­sun­da bir ders veren De­mi­rel, “Demek ki adam bir ko­nu­da sı­kın­tı çek­miş ve bize ha­ka­ret etmiş. Onun o sı­kın­tı­sı neyse çözün ve ser­best kal­ma­sı­nı sağ­la­yın” diye da­nış­man­la­rı­na emir ver­miş.
He­pi­mi­zin için­de kor­ku­lar var. Kork­mak­ta hak­sız mıyız!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 516