SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 25.06.2019

KUMUNUZUN KIYMETİNİ BİLİN


   Nas­ret­tin hoca, bir Ra­ma­zan günü sı­cak­tan bu­nal­mış, aç susuz eşe­ğiy­le gi­der­ken, pı­nar­dan lıkır lıkır su içen bi­ri­ni gör­müş. “Ula utan­maz, mü­ba­rek günde açık açık su iç­me­ye utan­mı­yor musun?” Adam cevap ver­miş, “Ama ben Hris­ti­yan’ım!” Hoca şöyle bir du­rak­la­mış ve pe­şin­den ek­le­miş; “Di­ni­ni­zin kıy­me­ti­ni bilin”
   Liman in­şa­atı, kum­sa­lı gö­tü­rü­yor diye fer­yat figan ey­le­dik. Önce sa­hi­le dik­le­me­si­ne boy­nuz yap­tı­lar, fayda et­me­di­ği gö­rü­lün­ce de söküp ye­ri­ne dal­ga­kı­ran koy­du­lar. Neyse ki dal­ga­kı­ran­lar işe ya­ra­mış, sahil ol­du­ğu gibi kum tut­ma­ya baş­la­mış­tı. Liman ta­ra­fın­da­ki dal­ga­kı­ran, ka­ray­la bü­tün­leş­miş­ti. Di­ğer­le­ri­ne de yü­rü­ye­rek gi­de­bi­li­yor­duk.
   Bu sene de­ni­ze ilk git­ti­ğim­de fark ettim ki, dal­ga­kı­ran­lar çok açık­ta… Ön­ce­ki yıl­lar üzer­le­ri insan dolu olur­du, bu sene yü­ze­rek bile gi­di­le­mi­yor! Dal­ga­kı­ran­lar açığa doğru kaç­ma­dı­ğı­na göre, sahil be­ri­ye doğru ge­li­yor. Hem de çok hızlı bir şe­kil­de. Peki, neden böyle olu­yor, dal­ga­kı­ran­lar fayda et­mi­yor mu?
   Sa­hi­lin beri gel­me­si­nin se­be­bi, Li­ma­na gelen ge­mi­le­rin dibe otur­ma­ma­sı için dip­ten alı­nan kum… Ve bu kumun sa­hi­le se­ril­me­me­si… 
   Dip­ten kum çı­kar­ma için Liman iş­let­me­le­ri­nin yap­tı­ğı söz­leş­me ge­re­ği, kumun bir kısmı kul­la­nı­la­bi­lecek, bir kısmı da sa­hi­le yama ola­rak kul­la­nı­la­cak­tı. Yama ola­rak kul­la­nıl­ma­dı, çı­ka­rı­lan kumun ta­ma­mı ti­ca­ri amaç­lar­la kul­la­nıl­dı.
   Liman iş­let­me­si, ken­di­si­ne ait ol­du­ğu­nu dü­şün­dü­ğü bir kısım kumu, mü­te­ah­hit fir­ma­ya borcu kar­şı­lı­ğın­da verdi. Ama büyük bir kısmı da sa­tıl­dı. Sağda solda gör­dü­ğü­müz kum te­pe­cik­le­ri, bizim li­man­la­rı­mız­dan çı­ka­rı­lan kum­lar. 
   Ka­ra­su hal­kı­na ses­le­ni­yo­rum, ku­mu­mu­za sahip çı­ka­lım. Her ba­şı­mız sı­kış­tı­ğın­da “An­ka­ra” diye ba­ğı­rıp dev­let­ten yar­dım bek­le­ye­ce­ği­mi­ze, bur­nu­mu­zun di­bin­den ça­lı­nan kum­la­ra mü­da­ha­le ede­lim. Dip­ten çı­ka­rı­lan kum, as­lın­da dal­ga­la­rın sahil ke­nar­la­rın­dan çekip al­dı­ğı kum­lar… Liman gi­ri­şin­den çe­ki­len kumun ye­ri­ne bu kum­lar dalga ve yer­çe­ki­mi et­ki­siy­le tek­rar dol­du­ru­lu­yor. Zeki- Metin’in fil­min­de­ki gibi, bah­çe­sin­den çıkan saf ya­kı­tı pet­rol diye sa­tı­yor­lar ama o pet­rol yan­da­ki ben­zin is­tas­yo­nun­dan ge­li­yor!
   Se­si­mi­zi çı­kar­maz­sak ne olur? Tıpkı 7-8 sene ön­ce­ki gibi, “Ka­ra­su sular al­tın­da ka­la­cak” diye ba­ğır­ma­ya baş­la­rız. Kum­sal iyice git­me­den, Ka­ra­su’yu deniz bas­ma­dan, ku­mu­mu­za sahip çı­ka­lım. 
   O kum, sa­de­ce gü­neş­len­mek, in­şa­at mal­ze­me­si ya da pey­zaj ola­rak değil, Ka­ra­su ile deniz ara­sın­da tam­pon bölge oluş­tur­mak açı­sın­dan daha önem­li. Gör­dü­ğü­nüz yerde yet­ki­li­le­ri ara­yın, Kamu aracı dahi olsa… Hatta önüne yatın, çünkü o kum, he­pi­mi­zin kumu… Kıy­me­ti­ni bilin.
ZORAKİ UY­GU­LA­MA
   Po­li­sin yol kesip kim­lik sor­ma­sı, arama ta­ra­ma yap­ma­sı, na­mus­lu dü­rüst va­tan­daş­la­rı­mız ta­ra­fın­dan saygı ve tak­dir­le kar­şı­lan­mak­ta­dır. 
   Geç­ti­ği­miz hafta da Ka­ra­su’da ben­zer bir uy­gu­la­ma vardı! Araç­lar çev­ril­di, aran­dı, kim­lik­ler kont­rol edil­di. Ama­cı­na kıs­men ula­şıl­mış­tır.
   Bir davet üze­ri­ne git­ti­ğim Göl­ler Böl­ge­si’nde, ne can­lı­lık vardı, ne ha­re­ket. Her za­man­ki neşe ve ka­la­ba­lı­ğın­dan uzak eğ­len­ce ye­rin­de, “uy­gu­la­ma var” bek­len­ti­si vardı. Bazı iş­yer­le­ri açıl­ma­mış­tı bile. Uzun süren bek­le­yiş so­nun­da po­lis­ler geldi, kim­lik­le­ri top­la­dı. Kaçak olan­lar, ça­lış­ma mü­sa­ade­si ol­ma­yan­lar zaten yoktu me­kân­da. Na­mus­lu dü­rüst, ka­nun­dan çe­kin­me­yen in­san­lar­dık he­pi­miz. Bunu po­li­se söy­le­di­ğim­de, ya­pa­cak bir şeyi ol­ma­dı­ğı­nı be­lir­tir­ce­si­ne omuz silk­ti. 
   Bir em­ni­yet gö­rev­li­si­ne sor­muş­tum, “Neden görev ye­ri­ne si­ren­le­ri çala çala gi­di­yor­su­nuz, ses­siz gidip de hır­sız ya da ka­ti­li ya­ka­la­sa­nız daha iyi değil mi?” diye… Bana, “Bizim gö­re­vi­miz, suç iş­len­me­si­ni ön­le­mek, o yüz­den siren ça­lı­yo­ruz” de­miş­ti. 
   Ga­zi­no­lar böl­ge­sin­de­ki bu uy­gu­la­ma da suç­lu­yu ya­ka­la­mak­tan ok suç iş­len­me­si­ni ön­le­mek, hatta biraz da göz yum­mak ola­rak al­gı­la­dım.
   Az sonra da kim­lik­le­ri ora­da­ki bir gar­so­na verip da­ğı­tıl­ma­sı­nı sağ­la­dı­lar. Bu da ayrı bir eleş­ti­ri ko­nu­suy­du, çünkü ben kim­li­ği­mi kamu gö­rev­li­si­ne gü­ve­nip de ver­miş­tim. 
   Ne ben, ne de polis, ora­da­ki bir gar­so­na gü­ven­mek zo­run­da de­ği­liz. Polis, kim­lik­le­ri­mi­zi aynen top­la­dı­ğı gibi iade et­me­liy­di!
15 TEM­MUZ SA­LA­SI
   He­pi­miz ya­tak­la­rı­mız­dan fır­la­dık, gece 12’den son­ra­ki sala için. Ra­ma­zan­da iftar için akşam eza­nı­nı du­ya­mı­yor­duk ama sala son se­siy­le bizi uyan­dır­mış­tı. Uza­dık­ça uza­yan sala, es­ki­le­rin de­yi­miy­le zen­gin bi­ri­nin ce­na­ze­si­ni haber ve­ri­yor gi­biy­di. 
   Po­li­sin ope­ras­yo­nu güven ver­miş­ti ama şimdi sala beni en­di­şe­len­dir­me­ye baş­la­mış­tı? Acaba yine darbe mi oldu, diye dü­şün­düm. Yoksa ba­zı­la­rı­mı­zın giz­li­den giz­li­ye dü­şün­mek is­te­me­di­ği­miz bir karşı dev­rim mi ger­çek­le­şecek? Sanki her an silah ses­le­ri or­ta­lı­ğı kap­la­ya­cak hissi oluş­tu. So­kak­lar­da eli si­lah­lı, sa­kal­lı şal­var­lı in­san­lar var mı, diye so­ka­ğa bile bak­tım.
   Sala bitti, ne bir açık­la­ma, ne bir bil­di­rim… Ölen de yoktu! Boşu bo­şu­na bek­le­dik sa­la­nın se­be­bi­ni! Di­ni­miz­de böyle bir adet, uy­gu­la­ma var mıydı? Eski köye yeni bir adet mi ge­ti­ri­li­yor­du? 
   Yahu en azın­dan, 15 Tem­muz’da ölen şe­hit­le­ri­mi­zin anı­sı­na, ru­hu­na filan gibi bir şey­ler söyle!
   Her is­te­yen, her is­te­di­ği zaman sala oku­ya­bi­lecek mi? Bunun bir şar­tı-şur­tu yok mu? 
   Cum­hu­ri­yet Sav­cı­lı­ğı, bunun se­be­bi­ni so­ra­cak mı? 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 211