SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 24.01.2018

Kurşun döktürdü!


   Konuyu anladınız sanırım. Haftanın en önemli olayı, “Karasu Belediye Başkanı Sayın Mehmet İspir, nazarlardan korunmak için kurşun döktürdü!”
   Yani, Sayın İspir`in evi, pompalı tüfekle kurşunlandı. Bunu yapan da Karasu Belediyesi çalışanlarından biri, işten çıkarılmasını protesto etmek için yaptı. Kendisiyle birlikte çalışan bir arkadaşının işe devam edip kendisinin çıkarılmasını hazmedemedi. Üstelik Başkanın “Seni tekrar işe alacağım, bir müddet böyle devam et” demesine rağmen, menfur olayı gerçekleştirdi. Sarhoşluk ya da ani verilen karar değildi, çünkü bir gazeteciye de telefon edip haber vermişti, kurşunlayacağını. 
***
   Bu olay gösterdi ki, işsizlik sorunu hızla büyüyor. Belediyenin zaman zaman aldığı geçici işçiler, işte kalmak için çaba sarf etmekte, araya hatırlı gönüllü insanları koymaktadır. Her ne kadar işçi bulma kurumu gibi çalışsa da, artık belediye gelirleri hizmet etmeye yetmemekte, memur ve işçi giderleri gelirlerin % 70`ine ulaşmaktadır. Bunun normali, % 15-25 olmalıdır. Halen belediye kadroları şişiktir. 
   İşçi almak yerine, işsizliği önleyici diğer tedbirleri almak gerekir. Mesela geçen haftaki sayılarımızdan birinde, Gazi Metal tam kadro çalıştığında 1500 kişi istihdam edeceğini söylüyor. Bu, 7500 kişinin karnının doyacağı anlamına da geliyor. Peki, Bu 1500 kişinin ne kadarı Karasulu olacak? Halen çalışanların ne kadarı Karasulu?
   Liman sözleşmesi bitti. İçtaş Firması, yap-işlet-devret metoduyla sözleşmeyi imzaladı. Peki, İçtaş`da kaç Karasulu çalışacak? 
   Biz, işsizlik sorunu çözülsün diye şehrin girişine Organize Sanayi kurulmasına da, limanın bağrına tersane yapılmasına da ses çıkarmadık! Kibar Holding ya da otomobil fabrikası gelsin diye az dualar etmedik. Hala da ediyoruz ama bu işler duayla filan olmuyor. 
   Tasvip edilmeyen bu menfur olayın işsizlik sorununun ele alınması için bir sebep oluşturmasını ve yetkililerin bu yönde adım atmalarına vesile olmasını diliyoruz.
***
   Bir diğer boyut da, Başkan`ın “hayır” demeyi bilmemesidir. Başkan, insanları kırmamak adına yapamayacağı şeylerin dahi sözünü vermekte, “bakarız, hallederiz” demektedir. Her ne kadar “Mehmet İspir” ise de O, Karasu Belediye Başkanı`dır ve Karasuluları temsil etmektedir. İstemeyiz ama ona karşı yapılan bir saygısızlık, ilçe halkına da yapılmış gibidir. Bu menfur olayın tekrar edilmemesini dilemekle birlikte, olayı gerçekleştiren kişinin ceza almaması ve tutuksuz yargılanması için Başkan`ın olağanüstü çalışmalarını da hayretle karşıladık. Kim bilir, belki de ayrıldığı işe geri alınır!
    Neticede Kaymakam, Garnizon Komutanı, Emniyet Müdürü, müdür ve amirlerimiz, Başkan`a “Geçmiş olsun” ziyaretinde bulunmuşlardır.
   Ben, o anı yaşayan ve hiçbir şeyden haberi olmayan İspir Ailesi`nin o gece yaşadıkları korkuyu düşünüyorum da… Allah kimseye benzer korkuyu yaşatmasın. 
   Geçmiş olsun.
   ALTYAPI
   Her şiddetli yağmurda altyapı taşımamakta, yağmur suları sokaklarımızda akmaktadır. Ve hemen eski Başkanlarımızdan Ahmet Genç`in yerin altına gömdük dediği trilyonlar akla gelmektedir.
   Karasu, yer altı su seviyesi yüksek olup düzlük bir alanda kurulup büyümüştür. Eskiler anlatır, Akbank`ın karşısındaki eski un fabrikasının önüne kadar kayıkla gelirlermiş Yeni mahallede oturup okula gelen gençler. Yani yer yer su birikintileri altında olan yerlerde şimdi binalar yükseldi. Hükümet Konağı önündeki kanal bile, tarlalardaki fazla suyu toplayıp taşkını önlemek amacıyla sonradan yapıldı. 
   Şimdi böyle bir yerleşim merkezinde yer altı suyunu deşarj etmek mevcut tedbirlerle ve yatırımlarla zor. Üstelik düzlük bir bölgede… 
   Üstelik Kuzuluk Mahallesi gibi yüksek bir yerden hızla gelen su, düzlük olan ve ağır ilerleyen merkez düzlükteki sularla birleşince geri tepme ve taşma gerçekleşiyor.
   Yağmur sularının uzaklaştırılması, yer altı suyu seviyesinin düşürülmesi ancak yeni ve yüksek maliyetli çözümlerle olur. Kaldı ki mevcut sistemin inşaatı sırasında yer altı suyu girmemesi için contalama yapılmadı. Sistem, yağmur suları ile birlikte yer altı sularını da uzaklaştırmaya çalışıyor. Bu tür taşkınlar en modern ve alt yapısı güçlü Avrupa kentlerinde bile olabilir. Dua edin ki, Yağmur suyundan ayrı inşa edilen fosseptik suları taşmasın.
BİZİM ROMANLAR
   Avrupa`nın ve Türkiye`nin birçok kentinde yaşayan Romanların çoğu çalgı çalar ve güzel oynarlar.
   Bizimkiler ise sadece çalarlar!
   Dışarıdan gelen Romanlar, çalışır, ekonomiye katkı sağlarlar. Mesela eskiden çöpe atılan ya da yakılan boş fındık ve teklemeler, hurdalar, kâğıtlar, şişeleri toplarlar.
   Bizimkiler ise sadece toplarlar!
   
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 818