SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 15.08.2018

Mahkemeleştiklerimiz


   Polis Memuru arkadaşım dedi ki, “Adnan Bey, bu gün bütün günüm size celp yazmakla geçti!”  Sayısını da söyledi de, aklımda kalmadı. Ben diyeyim 45, siz deyin 55… (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`nın mevzuatı gereği, her soruşturma açılan inşaat için de ayrıca suç duyurusunda bulunuluyor! Neyse ki Hakim, talebimizi uygun görüp dosyalarımızı birleştirdi de, sayı 2`ye indi. Tek ve çift numaralı dosyalar…) 
   Bu sebeple mahkemelerde çok sık bulunduk. Rekor kırdık diyebiliriz. (Sahi, Guiness`e müracaat etsek mi acaba, rekor kaç?)
   Hal böyle olunca ilginç diyalog ve detaylara da rastlıyoruz. Bunlardan bazılarını paylaşmak istedim.
   Çok sık mahkemeye gittiğim günlerde, keşif için inşaat mühendisi lazımdı. Tarafların ricası ve Hakimin isteği üzerine değer tespiti için keşfe gittik. Başka bir gün, Hakim Beyin “Çok sık görüşüyoruz” sözüne karşılık, “İşimizi gücümüzü bırakıp mahkemeye geliyoruz efendim, bari gelmişken burada da bir iş ayarlasanız..” “Nasıl bir iş istiyorsunuz, Adnan Bey?” “Keşif gibi mesela..” deyince Hakim bey tebessüm etti. Dosya başı 100 Lira harçlık yani…
   Duruşmalarda en ilginç durum, “Aylık geliriniz ne kadar?” sorusunun cevabı oldu. Karasu`nun en büyük müteahhitleri ve mühendislerinden ilginç cevaplar geldi. 
   Aylık gelirim 2.000 TL diyen bir projenin sahibi, ayda 15-20 proje çizdiğini söyleyince Hakim sordu; “Buna rağmen aylık geliriniz 2.000 Lira, öyle mi?”
   Sağlam Müteahhitlerimizden biri, “Aylık gelirim 3.000 Lira dedi!” 
   Vergi sıralamasında üstlerde bulunan bir müteahhit, “Aylık geliriniz ne kadar?” sorusuna cevap vermek için düşünürken, Hakim yineledi, “Yaklaşık olarak söyleyin, net olmasa da olur”. Müteahhit, “5.000 Lira” diye cevapladı! 
   Düşündüm de, Müteahhitlik pek öyle getirisi olan, özenilecek cazip bir meslek değilmiş! 
   Başka bir konu için mahkememin olmadığı bir gün adliyeye gittiğimde, koridorda Hakim bey ile karşılaştık. Beni görünce şaşırdı. “Bu gün mahkememiz yoktu değil mi?” dedi. Mahcup oldum tabii, mahkemem olmadan Adliyeye geldiğim için!
                                ***
   İfade verirken, TAKS (Taban alanı katsayısı) ve KAKS (Kullanılan alan katsayısı) konusunda Belediye tarafından uygulanan yanlışlığı anlatıyorduk. Bir meslektaşımın tuttuğu avukat, KAKS`ı kat yüksekliği diye ifade edince şaşırdım. Savunma yapan avukat savunduğu konuyu bilmiyordu.
   Her mahkeme öncesi hâkim usulen soruyor, “Avukat ister misiniz?” Bu soruya hep hayır cevabı veriyordum. Bir soruşturma sırasında “Bakalım avukat ne diyecek?” diye düşünerek, “Evet, istiyorum” dedim. Nöbetçi Avukat Turan (Şen) Abim, “Bu tür mahkemelerde genellikle diyeceğini ifade edemeyenler, konuşma zorluğu çekenler, yanlış anlama olmasın diye Avukat talep eder diyerek bilgilendirdi. Faydasını görmedim desem yalan olur. İfade boyunca ağzını açıp bir laf etmesi gerekmediği gibi, ben de bir suçlu muamelesi görmekten kurtuldum. Üniversite mezunu İnşaat Mühendisi işadamı, bir hırsız, bir katil muamelesi görmenin ezikliğini yaşıyor. Bazı Hakim ve savcılar bunu hissettirmemek için oturduğumuz yerde ifade alsa da, nadiren bazıları da ayakta uzun süreli ifade vererek bunu insafsızca yaşatıyor (Karasu`da değil ama, Düzce`de….)
   Muhatap olduğumuz sorulardan biri, “sabıkanız var mı?” oluyor. Mesela ben, sabıkam yok biliyordum ama varmış. Benim gibi bazı müteahhitlerin de bundan ancak mahkemede haberi oluyor. Mesela “Sabıkam yok” diyen birine hakim, “Varmış, karşılıksız çek kesmişsin” ya da “Daha önce birini tehdit etmişsin” diyor. 
   Hele bir müteahhidimiz bu soru üzerine epey düşündü ve “Henüz yok!” dedi. Sanırım ya devam eden bir mahkemesi var, ya da bir suç işlemeyi kafaya koydu!
   Karasu`da hızla artan Hakim ve Savcı sayısı sonucu, genellikle erkek hakim erkek savcıyla, kadın hakim de kadın savcıyla duruşmaya çıkıyor. Erkek hakim-kadın savcı ya da kadın hakim-erkek savcı ikilisi görmedim. Hani bir adım sonrası, erkek sanığa erkek hâkim, kadın sanığa kadın hâkim uygulaması mı diye düşünmeden edemiyor insan? Kim karar veriyor acaba? 
   Hele bir duruşmada savcımız gözünü telefondan ayırmadı. O kadar uzun süre mesajlaşması mümkün olmadığından muhtemelen sosyal sitede dolaşıyordu! Hani dedim içimden, acaba ben de telefonumu elime alıp Face`deki bildirimlere baksam mı?
   Mahkemelerde en önemli şeylerden bir de, bir an önce duruşmanın bitmesi ve işinize gücünüze bakmak istemeniz. Bunun için celpte belirtilen mahkeme saatinde orda olmalısınız. Sabah 09.20 diye belirtilen bir mahkeme 12.00`ye sarkabiliyor. Tabii önce tutuklular mahkeme görüyor. Bir gün 15 dakika geç kaldım, O gün de saatinde görüleceği tutmuş, yok yazılıp polis zoruyla getirme talimatı yazılmış! Neyse ki meşhur bir sanık olduğum için polis zoru ifadesini kaldırdı Hâkim Bey!
   Ünlü Müteahhit olduğun zaman koridorda kuyrukta da beklemiyorsun! Avukat odasına davet edilip duruşma saatine kadar çay içebilirsin. Mübaşir de sizin dosyanızı üstlere aktarır ya da o intibayı verir. Nadiren sizden önce duruşması olan biri varsa, sesini fazla yükseltmeden serzenişte bulunur koridorda, bu duruma.
   Bir müteahhit, duruşma öncesi elinde küçük bir not, bakıp duruyor. Önce önemsemedim. Bakması uzayınca merak edip ben de baktım. Elindeki notta, “Ben, inşaatımı Belediyenin verdiği imar durumuna göre yaptım” yazıyor. Gülmemek için kendimi zor tuttum. “Yarım saattir ezberlemek istediğin cümle bu muydu?”, dedim. Meğer cümleyi avukat yazmış. Samimiyetimize güvenerek takıldım, “Sen nasıl işadamı oldun?”. Güldü ve kağıdı yırtıp attı.
   Aşırı sıcaklarda klima açılıyor ve doğrudan savunmanın üzerine üflüyor. Bu durumdan rahatsız olan bir müteahhit, sanırım benim tecrübeli olduğumu hissedip rahatsız olduğunu mırıldandı! 
   Savcı Bey durumu fark edip klimayı kapattırdı tabii. Daha sonraki duruşmalarda ekibin klima sorumluluğunu üstlenip, “Beyler, memnun değilseniz klimayı kapatayım” diye fısıldadım, Savcı beye çaktırmadan!
   Tek merak ettiğim husus, görüntülü duruşmanın nasıl yapıldığı… Mahkemelerde bu sistem olduğu halde İstanbul`da oturan biri talimatla ifadesi alınıyor ama bu sistem kullanılarak İstanbul`daki bir mahkemeden duruşmaya katılmıyor mesela!
   Yazımı, Karasu Adliyesinin yetersiz olduğunu, çok acil bir Adliye binası yapılması gerektiğini vurgulayarak noktalıyorum. Bunun için sayısız gerekçeler var çünkü.
   Ha bir de mahkemeleştiklerimizin hoşgörüsünü isteyerek… Yoksa bir dahaki duruşmada “Mahkemenin Ciddiyetini bozmaktan” bir hafta içerdc yatma ihtimalimiz var!
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 876