SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.04.2018

NE DİYORSUN, HALK?


Ver­miş­ler bize bir köşe, yazıp du­ru­yo­ruz. Bazen ya­zı­yo­ruz, kötü olu­yo­ruz, bazen yaz­mı­yo­ruz kötü olu­yo­ruz. Çık­mı­şız pis­tin or­ta­sı­na, oyun oy­nu­yo­ruz, ta­bi­ri ca­iz­se. Ama siz, alkış bile tut­mu­yor­su­nuz!
Bazen -iyi ya da kötü- eleş­ti­ren bi­ri­le­ri­ni gö­rün­ce mutlu olu­yo­ruz. Yaz­dık­la­rı­mız boşa git­me­miş di­yo­ruz. Siz­le­rin oku­du­ğu­nu gör­mek, duy­mak, bizi daha da he­ves­len­di­ri­yor. Ama yaz­dı­ğı­mız bir konu için, Şunu da yazın de­mi­yor­lar mı, bütün he­ve­si­miz ka­çı­yor.
***
Li­ma­nın ve liman ağ­zı­nın de­rin­leş­ti­ri­le­ce­ği­ni öğ­re­nin­ce, merak eden­le­ri­miz oldu, bu kumu ne ya­pa­cak­lar diye. Liman iş­let­me­si, bir kıs­mı­nı kul­la­nıp ka­la­nı­nı açığa dö­ke­cek­miş! Bunu öğ­re­nen Cihan Ersöz Ho­ca­mız, Yeni Haber Ga­ze­te­si’nde haber yaptı. Ar­dın­dan il­gi­li ve yet­ki­li ku­ru­luş­la­ra mü­ra­ca­at edip, bu kumun Ka­ra­su Sa­hi­li dol­gu­sun­da kul­la­nıl­ma­sı­nı sağ­la­dı. Gerçi, sa­hi­le yı­ğı­lan kumun büyük bir kısmı kam­yon­lar­la başka yer­le­re ta­şın­dıy­sa da, halen sahil dol­gu­su devam edi­yor ve li­man­dan iti­ba­ren ilk iki dal­ga­kı­ra­na kadar sahil dol­gu­su ta­mam­lan­mış. 
Bunu, Ta­ma­men Cihan Ho­ca­mı­zın ga­ze­te­ci­lik so­rum­lu­lu­ğu iiçin­de Tu­rizm Der­ne­ği Eski Baş­ka­nı Erdem Bal’ın fikri des­te­ğin­de ya­pı­lan gi­ri­şi­me borç­lu­yuz.. Peki, sen ne di­yor­sun? Bir te­şek­kür ettin mi Ka­ra­su Halkı adına?
***
Ter­sa­ne, Liman man­za­ra­lı sahil ev­le­ri­mi­zin önüne bir ha­ya­let gibi di­kil­di. İşsiz­lik so­ru­nu­nu çö­zecek umu­duy­la ço­ğu­muz ses çı­kar­ma­dı. O sahil ev sa­hip­le­ri, hele ter­sa­ne­nin giriş ka­pı­sın­da­ki dil­siz­ler, önünü ka­pa­ta­rak man­za­ra­la­rı­nı bozan ter­sa­ne için ne yap­tı­lar? 
Ter­sa­ne iflas etti, fa­ali­ye­ti dur­du­rul­du. İşçi­le­re dahi mil­yo­nun üze­rin­de borç­lan­dı. O dönem gö­rev­de bu­lu­nan İcra Müdür Yar­dım­cı­sı, Ter­sa­ne mal­ze­me­le­ri­ni yedi emin ola­rak kime verdi, bi­li­yor mu­su­nuz? Ner­den bi­le­cek­si­niz? Gel­di­ği mem­le­ket Er­zu­rum mu, Er­zin­can mı ne, ora­da­ki bi­ri­le­ri­ne tes­lim edil­di! Sonra ken­di­si de başka yere tayin oldu, gitti. Kim ne söy­le­di? 
Sonra o ter­sa­ne­den mil­yo­nun üze­rin­de ala­ca­ğı olan Yüz kadar işçi, 2’şer 3’er bin li­ra­ya razı olmak zo­run­da kaldı. Hak­la­rı­nı kimse ara­ya­ma­dı. Kimse bir şey de­me­di! Ne işçi se­si­ni du­yu­ra­bil­di, ne avu­kat­la­rı, ne de dev­let! Peki, sen ne di­yor­sun, Halk?
***
Ara­cı­nı­zın si­gor­ta­sı ikiye kat­la­nın­ca ba­ğır­dı­nız, ça­ğır­dı­nız. Hatta Hü­kü­met bile ayar ver­me­ye ça­lış­tı si­gor­ta­cı­la­ra, “Dü­zen­le­me yapıp in­dir­mez­se­niz, ben de si­gor­ta ya­pa­ca­ğım, hem de ucuza” dedi. Sonuç de­ğiş­me­di tabii. Bir­kaç as­pa­ra­gas haber ya­pıl­dı, o kadar. 
Peki, eh­li­yet­siz, al­kol­lü kaza ya­pan­lar, ha­ta­lı, ku­sur­lu olan­lar, tra­fi­ğe çık­ma­dan kendi ba­şı­na kaza ya­pan­lar, eh­li­yet­li, al­kol­süz bi­ri­ni bulup başka bir araç­la resim çek­ti­re­rek tu­ta­nak tut­tu­ran­lar yü­zün­den, si­gor­ta­cı­la­rın ma­li­ye­ti­nin yük­sel­di­ği­ni bi­li­yor mu­su­nuz? Her hangi bir kaza anın­da he­pi­miz kur­na­zız ya, ha­sa­rı si­gor­ta­dan ala­bil­mek için hemen kı­lı­fı­nı ha­zır­la­rız. Han­gi­miz karşı çıkıp, yap­ma­yın, et­me­yin, gü­nah­tır, ha­ram­dır, dedi?
***
Ka­ra­su Be­le­di­ye­si, hiz­met ya­pı­yo­rum di­ye­rek sa­hil­de yı­kım­lar ger­çek­leş­tir­di. Han­gi­niz se­si­ni­zi yük­selt­ti­niz, yap­ma­yın, et­me­yin, biz deniz ke­na­rın­da ka­pa­lı bir me­kan­da çay iç­me­ye layık değil miyiz, dedi?
Han­gi­niz sa­hil­den kum ta­şı­nır­ken, po­li­si, jan­dar­ma­yı aradı?
Han­gi­niz, Plaj Cad­de­si’ndeki pal­mi­ye­ler sö­kü­lür­ken karşı geldi, kep­çe­nin önüne di­kil­di?
***
Ka­ra­su, mil­yon­lar­ca lira bor­cun al­tı­na so­kul­du. Bu sü­tun­lar­da yaz­dık, çiz­dik, uyar­ma­ya ça­lış­tık. Yap­ma­yın, Ka­ra­su’nun ge­le­ce­ği­ni ipo­tek al­tı­na al­ma­yın, dedik. Böyle şey­le­re ih­ti­yaç varsa bunu Bü­yük­şe­hir yapar, dedik. Bu, Bü­yük­şe­hir’in gö­re­vi dedik. Han­gi­niz se­si­ni yük­selt­ti, han­gi­niz bize des­tek verdi?
Sor­gu­la­mak için gelen mü­fet­tiş ile soh­bet eder­ken; “Halk bu işe ne diyor?” dedi. Mah­cup oldum. “Halk ses­siz efen­dim, olan bi­te­ni öy­le­ce sey­re­di­yor,” dedim.
Da­rı­ça­yı­rı’na çi­men­to fab­ri­ka­sı ya­pı­la­cak de­nil­di, kimse se­si­ni çı­kar­ma­dı. Çi­men­to fab­ri­ka­sı ya­pıl­ma­ya­cak, ÇED ra­po­ru ala­ma­dı de­nil­di, yine se­si­niz çık­mı­yor! 
Ana­do­lu Li­se­si ka­pa­tıl­dı, kim­se­de tıs yok. Namık Kemal Or­ta­oku­lu İmam Hatip oldu, yine kim­se­de tıs yok.
Kay­ma­kam­lık müjde verdi, Ye­ni­ma­hal­le ta­ra­fın­da bü­yük­çe bir ara­zi­yi okul ya­pı­mı için ayır­dık diye. Şimdi bu­ra­ya Fen Li­se­si ya­pıl­ma­lı, Ka­ra­su’nun böyle bir hakkı var. Eski Has­ta­ne de Fen Li­se­si’nin ya­tak­ha­ne­si ya­pı­la­bi­lir. Ya da, Deniz ve Su ürün­le­ri Fa­kül­te­si ya­pı­la­bi­lir. Ama sen se­si­ni çı­kar­maz­san, gider İla­hi­yat Fa­kül­te­si ya­par­lar!
Biz, basın ola­rak hep eli­mi­zi taşın al­tı­na sok­tuk. Bil­gi­len­dir­dik, ka­mu­oyu ya­rat­ma­ya ça­lış­tık. Hep he­def­te olduk. 
***
“Timur, bir fil almış ve Nas­ret­tin Hoca’nın kö­yü­ne bı­rak­mış, bak­sın­lar diye. 
Fakat fil bu, ne do­yu­yor, ne dur an­lı­yor, her ta­ra­fı yı­kı­yor. 
Köylü en son top­lan­mış, Hoca’yı sözcü seçip Timur’un ka­pı­sı­nı çal­mış­lar. Mak­sat, fili şi­ka­yet etmek tabii. Hoca önde, köylü ar­ka­da, tam Timur’un ka­pı­sı­nı çal­mış­lar, 
Hoca bak­mış ar­ka­sın­da kimse yok! Timur sor­muş, nedir şi­ka­ye­tin diye. Hoca ce­vap­la­mış, Şu bizim köye bı­rak­tı­ğı­nız fil var ya, tek ba­şı­na canı sı­kı­lı­yor, bir tane de eş ge­tir­se­niz, demiş.”
Basın, siz­ler­den des­tek al­dık­ça gö­re­vi­ni yapar. Yoksa biz de bi­li­riz ne­me­la­zım­cı­lı­ğı… 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 525