SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 18.10.2018

NE KADAR ZENGİNİZ!









“Ben, yerüstüne inşaat dikecek kadar aptal müteahhit değilim” demişti, İstanbullu bir altyapı müteahhidi. Sözüm meclisten aut!
    Gerçekten, yeraltına yapılan inşaat kendini gösteremez. 1metre kazarsın 1,5 dersin, 2 dersin. Kazdığın malzemeyi geri doldurursun, dışarı attım, yerine kum doldurdum der, hem malzeme hem nakliye bedeli alırsın. Kazı sert dersin, balçık dersin, su çıktı dersin. Bunlar hep maliyeti şişirir. Bu yüzden hem tenzilat oranı % 50`yi geçer, hem de ihale keşif bedelini… Bu yüzden, yeraltına yüz milyon gömdük, denildiğine şaşırırsın.
    Önce yüz milyon borçlanma yetkisi istedi başkan, sonraki mecliste ise 45… Yüz milyon borçlanma yetkisi zaten varken ve bunu kullanmamışken, yeniden borçlanma yetkisi istenmesi, düşündürücü… 100+45 mi, yoksa sadece 45 mi?
   Sıradan bir vatandaş, düşünür ki, Karasu`nun yolları asfalt bekliyor, tamir bekliyor. Başkan doğru yolda… Ama değil! Borçlanma isteği, yağmur sularının uzaklaştırılması için… 
   Son şiddetli yağmurlarda Namık Kemal Ortaokulu ve bazı semtlerin sular altında kalması, borçlanmayı zaruri ihtiyaç gibi gösterse de, 30 yılda gelen bir olay için bu kadar para harcamak niye? Kaldı ki, Karadeniz öncelikli olmak üzere Ülkenin birçok yerinde su taşkınları oldu. Hatta çoğunda büyük maddi zararlar oldu. Bu İllerin yüksek borçlanma ile tedbir aldığı haberlerine rastlamadık. Sanırsınız ki Helikopterlerle, botlarla kurtarma yapılacak kadar büyük afet oldu!Yapılan keşif nedir, olduğu gibi kabul etmek yerine revize yapılamaz mı?
   Başkan, Çok uzak değil, daha 2-3 yıl önce belediyenin elektrikleri kesiliyordu, iş makineleri ve kamyonları bağlanıyordu borç yüzünden. Belediye, müteahhitlerden nakit para yerine çek tercih ediyordu, banka hesaplarına icra konuluyordu. Ne oldu da bu kadar zengin olduk birden? 45 milyonu yerin altına gömecek kadar önemli proje, halktan neden saklanıyor? Bırakın halkı, meclis üyelerinin bile çoğunun bilmediği iddia ediliyor.
   Bu para, ihalesinin gizlice yapıldığı yağmur suları içinse, Karasu`nun geleceğini ipotek altına aldığınız için bu millet sizden hesap sorar. Sular altında kalan bölgeler belli. Lokal iyileştirme ve drenaj borularıyla bu paranın onda birine bu işi yaparsınız. Kaldı ki bu iyileştirmeyi Büyükşehire havale edebilirsiniz. 
   Bu ihaleden pis kokular geliyor. Lütfen daha şeffaf ve halka karşı duyarlı olunuz.
                       DENİZDE GEMİ
  Yoktur yelkeni, unutma beni, unutmam seni! 
   Liman tabanından kum toplayarak derinliği artıran gemi devamlı çalışıyor. Gemilerin limana rahat girip çıkabilmesi için derinliği artırıyor. (Balık yuvaları darmadağın oluyor bu arada tabii)
   Sözleşme gereği, kumun bir kısmı, Özel idareye, bir kısmı da plajın dolgusuna kullanılmak zorunda ya, merak ediyoruz, plaj dolgusuna kullanılacak kumu kim teslim alacak? Plajın neresine dökülecek? Sadece belli bir yere mi dökülecek, yoksa Küçükboğaza kadar olan bölgede dağıtılacak mı? Unutma beni derken, Karasu Halkı adına sordum, dökülecek kum bizim gözümüzü doldursun, ikna olalım.
   Sahi, Özel idare ve beton santralleri ne yapacak kumu? Bir denizimizin içindeki kum kaldı, ona bari dokunmasaydınız!
                      BALIK YUVALARI
   Dedim de, Şakir Şen Hocamızın dedikleri geldi aklıma. Hocamız, yazısında anlattı ama bizinmle sohbet ederken anlattığı gibi değil. O sebeple ben yeniden anlatayım;
   Sakarya Nehri üzerine HES`ler konulacak ya… Bu HES`lerden çıkan su, arıtılmış, temiz su olacak. Temiz ama gıda yönünden zayıf. Nehir ağızlarında nehirlerin getirdiği yiyeceklerle karınları doyan, bu yüzden nehir ağızlarında yuvalanan balıklar, nehir atık getirmezse ne yapacak? Ne ile doyacak? Hatta nehirdeki balıklar bile, ne ile doyacak? Muhtemelen Nehir ağzında bekleyen balıklar, başka bir nehir ağzına göç edecek. Bu da balıkçılığımıza sekte vuracak. 
   Karasu`da yakalanıp İstanbul`a balık gönderilmekten vazgeçilecek. Balık, bize dahi yetmeyecek. Bu sebeple Karasulu Balıkçılar, Ferizli civarında yapılmak istenen HES`e karşı çıkıp engel olmak zorunda… 
   Sadece balıkçılar mı? Bu bölgeden sonraki kum ocakları dahi, artık nehir kum da getirmeyeceği için işsiz kalıp kapatmak zorunda kalacak. Ocaktaki son kumu çekip ocağa mühür vuracaklar!
   Aklıma bir Kızılderili atasözü geldi, “Son ağaç kuruyup son balık tutulduğunda solukyüzlüler paranın yenilmeyecek bir şey olduğunu anlayacaklar!”
                   KÜLTABLASI YERİNE
   Artık kapalı yerde sigara içmek yasak ya, masalarda kül tablası yok. Meğer kültablası ne çok işe yarıyormuş!
   Elimizi, kaşığımızı sildiğimiz, kadınların rujlarını sildikleri peçeteleri masa üstünde bırakıyoruz. Çorbaya sıktığımız limonun posasını da…
   Yemek yedikten sonra dişlerimizi temizlediğimiz kürdanı masa üstüne bile bırakmıyor, usulca yere atıyoruz. Yemekten sonra gelen meyvelerin kabuklarını, çekirdeklerini de mecburen masa üstüne biriktiriyoruz ve bu çok da hoş olmuyor.
   Lokanta sahipleri, kül tablası yerine geçecek küçük bir çöp tabağı koyun masaya. Zararlı çıkmazsınız.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 707