NE SANDIK AMA!


   Ara­dı­lar, de­di­ler ki "Seni çarşı mer­kez­de­ki san­dı­ğa gö­rev­li yaz­dık!" Önce bo­zul­dum. "Yahu bir sor­say­dı­nız", dedim. Ak­şa­ma kadar evde yatıp uzan­mak­tan­sa, biraz sos­ya­li­te­miz artar, de­ği­şik in­san­lar gö­rü­rüz, dedim, kabul ettim. Va­tan­daş­lık gö­re­vi desem daha po­pü­ler olur­du ya...!
   Bo­zul­ma­mın se­be­bi, sa­de­ce san­dık he­ye­ti­ne ya­zıl­mış olmam değil tabii. Daha ön­ce­ki re­fe­ran­dum­da "San­dık Ku­ru­lu Baş­kan­lı­ğı­na" ya­zıl­mış­tım. Kaç para aldın diye sor­duk­la­rın­da, ge­ri­le ge­ri­le 450 lira dedim. Seçim ak­şa­mı sa­de­ce 2 sa­at­lik ça­lış­ma­mın be­de­liy­di bu. Bu se­çim­de beni ora­dan alıp daha tor­pil­li bi­ri­ni ata­dı­lar. Bense ak­şa­ma kadar san­dık ba­şın­da bek­le­me­min kar­şı­lı­ğı 102 lira para ala­ca­ğım. Ben 200 lira sa­nı­yor­dum ve bu pa­ra­yı kı­zı­ma ve­re­ce­ği­me söz ver­dim, to­ru­nu­ma he­di­ye alsın diye. Şimdi mec­bur kal­dım, 100 lira da ce­bim­den ka­ta­ca­ğım. Cum­hur­baş­kan­lı­ğı 2. tura kal­say­dı, he­sa­bı düz­le­miş­tik ama o da ol­ma­dı!
   San­dık gö­re­vi­ni kabul et­me­min en büyük se­be­bi de, siz say­gı­de­ğer oku­yu­cu­la­rı­ma ya­şa­dı­ğım tec­rü­be­le­ri ve il­ginç­lik­le­ri ak­tar­mak is­te­mem­dir. 
   İlçe baş­ka­nı bana 7`ye çey­rek kala orda ol dedi. Cum­hur­baş­ka­nı ada­yım da 6`da... Zaten uyku tut­ma­dı, uyu­ya­ ka­lı­rım da san­dı­ğın ba­şı­na bir hal gelir diye...  6`da kalk­tım, lo­kan­ta­da çor­ba­mı iç­tik­ten sonra oku­lun önüne gel­dim. Ben­den erken ge­len­ler var­mış ki, oku­lun ka­pı­sı açıl­ma­mış­tı. Ah­ma­kıs­la­tan yağ­mu­ru al­tın­da epey bir bek­le­dik. Gelen gö­rev­li­ye daha ağ­zı­mı­zı aç­ma­dan da fır­ça­yı yedik, "Saat 7 diye size söy­le­me­di­ler mi?" diye. Meğer oy kul­lan­ma saati 8`e kadar gelen her san­dık gö­rev­li­si, görev ala­bi­li­yor­muş! 
   Oku­lun san­dal­ye­le­ri sert ve al­çak­tı. Bir tane yu­mu­şak ve büyük kol­tuk bul­dum, Öğ­ret­me­nin­di sa­nı­rım. Ona da san­dık baş­ka­nı sahip çıktı! 
   Oy­la­rı ve zarf­la­rı sayıp mü­hür­le­dik­ten sonra görev tak­si­mi yap­tık. Ben, kim­lik­le­ri kont­rol etme gö­re­vi­ni üst­len­dim. Bir kadın geldi, kim­lik­le be­ra­ber pu­su­la­sı­nı da ve­rin­ce lis­te­de­ki sıra nu­ma­ra­sı­nı tes­pit ettik. Gitti oyunu kul­lan­dı, im­za­yı atar­ken bak­tık ki, isim tut­mu­yor! "Ben, kı­zı­mın ye­ri­ne oy kul­lan­dım” demez mi? Yahu Teyze, ya­ka­cak mısın bizi... Neyse ki o bir oyu iptal ettik, yak­tık!
Başka bir teyze geldi, "Benim ika­met­ga­hım İstan­bul`da, bu­ra­da oy kul­la­na­bi­lir miyiz?" diye sordu! Başka biri de kim­li­ği­ni kay­bet­ti­ği­ni, oy kul­la­nıp kul­la­na­ma­ya­ca­ğı­nı sordu! Ben yu­mu­şak yüz­lü­yüm, kır­ma­mak için se­si­mi çı­ka­ra­ma­dım. Hani ısrar et­se­ler, bu­yu­run, kul­la­nın der­dim belki ama san­dık Baş­ka­nı öyle mi? Aynı okul­da görev yapan san­dık Baş­ka­nı­mız Ho­ca­ha­nım, HAYIR diye ba­ğır­dı. Hani ben bile kork­tum!
   İlk önce MHP ilçe baş­ka­nı, sonra CHP, Sonra AKP, Sonra İYİ Parti, sonra da Sa­adet Parti ilçe baş­kan­la­rı zi­ya­ret etti. Her­hal­de adet­ten­dir ki, hepsi ha­tı­rı­mı­zı ve bir is­te­ği­miz olup ol­ma­dı­ğı­nı sordu.  Yahu insan ge­lir­ken bir tatlı ge­ti­rir, ekmek içi köfte sucuk filan yap­tı­rır! Bir meş­ru­bat alır ikram eder! Ol­ma­dı, lokum yap­tı­rır. CHP ilçe baş­ka­nı ve yar­dım­cı­sı gel­di­ğin­de ses­len­dim, "Bu Pazar gü­nü­mü bu­ra­da har­cı­yo­rum sizin yü­zü­nüz­den, bana bir rakı borç­lu­su­nuz" dedim. Şşt diye sus işa­re­ti yap­tı­lar. Yahu mil­let neler neler ya­pı­yor, utan­mı­yor, Bi­zim­ki­ler, yasal olan bir şeyin mu­hab­be­tin­den bile çe­ki­ni­yor. 
   Ko­ri­dor­lar­da pek mar­kaj gör­me­dim. Hani kol kola girip "Gel bizim par­ti­ye at" diyen ar­ka­daş­lar­dan... Bu dü­şün­ce­mi, san­dık ku­ru­lu­muz­la pay­laş­tı­ğım­da, "Ma­hal­li ida­re­ler, Be­le­di­ye ya da Muh­tar­lık se­çi­mi ol­say­dı, mar­kaj ya­pan­dan ge­çil­mez­di," de­di­ler. Sanki genel bir tes­li­mi­yet vardı!
   Neyse ki ça­yı­mız vardı. Çay önem­li çünkü. Bu­ra­da Mer­kez İnönü İ.O. yet­ki­li­si­ni de kut­la­rım. "Sakın para filan is­ter­ler­se ver­me­yin, çay ik­ra­mı­mız­dır" dedi. Öğ­le­de gelen pi­de­yi de artık ce­na­ze­ler­de de gör­me­ye alış­tı­ğı­mız için pek iştah açıcı gel­me­di! 
Görev es­na­sın­da hem çok sevip mu­hab­be­ti­miz olan in­san­lar geldi oy­kul­lan­mak için, hem de gör­mek­ten pek hoş­lan­ma­dı­ğı­mız...?Sevdik­le­ri­miz ge­lin­ce kal­kıp sa­rıl­dık, öpüş­tük. Diğer san­dık gö­rev­li­le­ri­ne, "Bakın benim ne kadar çok ta­nı­dı­ğım var" der gibi... Hoş­lan­ma­dık­la­rı­mız ge­lin­ce de gör­mez­den gel­dik tabii!
   En il­ginç oy kul­la­nan­lar­dan biri, yaşlı bir karı ko­cay­dı. Adam, ayrı bir san­dık­ta oy kul­lan­mak is­te­yen ka­rı­sı­nın göz­le­ri­nin gör­me­di­ği­ni ve yar­dım etmek is­te­di­ği­ni söy­le­di. San­dık Baş­ka­nı, bunun müm­kün ola­ma­ya­ca­ğı­nı söy­le­yin­ce seç­men kadın; "Ben hal­le­de­rim" diye cevap verdi. Karı koca, kar­şı­lık­lı ka­bin­le­rin için­den bir­bir­le­ri­ne yavaş ol, acele etme, gö­re­bi­li­yor musun, filan gibi mu­hab­bet de et­ti­ler. Bir diğer va­tan­daş da, ço­cu­ğuy­la be­ra­ber girip oy kul­lan­mak is­te­di. Amacı, Kı­zı­na nasıl oy kul­la­nı­la­ca­ğı­nı gös­ter­mek is­te­yen seç­me­nin ıs­ra­rı­na rağ­men San­dık Baş­ka­nı izin ver­me­di! San­dık Baş­ka­nı olmak da zor ar­ka­daş! 
   San­dı­ğı­mız­da, Müf­tü­müz Mus­ta­fa Aydın, mü­te­ah­hit­le­ri­miz­den Altan Aslan gibi ün­lü­ler de oy kul­lan­dı. Kim­lik is­te­di­ğim­de Müf­tü­müz, "Beni ta­nı­yor­sun, kim­li­ğe gerek var mı?" diye la­ti­fe yaptı.  Aile­siy­le gelen Altan Bey de gayet ne­şe­liy­di. Diğer mü­te­ah­hit ar­ka­daş­lar­da aynı ne­şe­yi gö­re­me­dim.
   Dik­ka­ti­mi çeken bir ay­rın­tı, aile­ce oy kul­lan­ma­ya ge­len­ler­den önce er­kek­le­rin oy kul­lan­ma­sıy­dı. Ki­bar­lık edip ha­nı­mı­na ön­ce­lik ve­re­ne rast­la­ma­dım desem ye­ri­dir. Sonra bu ay­rın­tı­yı dü­şün­dü­ğüm­de, Er­kek­ler eş­le­ri­ne, "Bak önce Ben oy kul­la­nı­yo­rum, takip et, Sen de Benim gibi ya­pa­rak oy kul­lan" diye örnek olmak için ön­ce­lik­le ken­di­le­ri oy kul­lan­dı. 
Mesai ar­ka­daş­la­rı­mın hangi par­ti­den ol­du­ğu­nu an­la­mak için tah­min­de bu­lun­dum. Bi­ri­ni ta­nı­yor­dum ama zaten sa­ka­lın­dan bel­liy­di Sa­adet Par­ti­li ol­du­ğu. Memur olanı da mu­hab­be­tin­den an­la­dım, öğ­ret­men­di. Bir diğer ar­ka­da­şı­mın doğum yeri söy­lü­yor­du, HDP`li ol­du­ğu­nu, sor­ma­dım bile. Ge­ri­ye kalan iki ki­şi­den biri, sorum üze­ri­ne MHP`li ol­du­ğu­nu söy­le­di. Di­ğe­ri de pek il­gi­len­mi­yor­du. Parti ile filan işi yoktu! San­dık için görev ala­cak kişi sı­kın­tı­sı çek­tik­le­ri için kabul edip et­me­ye­ce­ği­ni sor­muş­lar, kabul etmiş! İyi Parti ise ilk defa se­çi­me gir­di­ği için san­dık gö­rev­li­si atama hakkı bu­lun­mu­yor­muş zaten! 
Oy­la­rı zarf­tan çı­ka­rır­ken, ken­dim­ce is­ta­tis­tik yap­tım, hangi par­ti­ye oy veren hangi Cum­hur­baş­ka­nı­na oy ver­miş diye. AKP ve CHP aday­la­rı kendi par­ti­le­ri­ne oy ver­di­ği halde, MHP`ye oy verip CB oyunu Ak­şe­ner`e ve­re­ne de rast­la­dım, RTE`ye de... Sa­adet ile İnce`ye, HDP ile İnce`ye şek­lin­de oy kul­la­nan­la­ra da rast­la­dım. 
Oy­la­rın sa­yı­mı ya­rı­lan­mış­ken, Sa­adet Par­ti­li ar­ka­da­şa ta­kıl­dım, "Senin oy kay­bol­du her­hal­de" diye. Çünkü henüz Temel Ka­ra­mol­la­oğ­lu`na oy çık­ma­mış­tı. İlk oy çık­tı­ğın­da ekip ola­rak gü­lüş­tük, "Hoca kur­tar­dın" diye. Bu sefer de HDP tem­sil­ci­si­ne ta­kıl­dım, senin oy da kayıp her­hal­de, De­mir­taş`a çık­ma­dı, dedim. Neyse ki 2 tane çıktı da O da kur­tar­dı!
Oylar sa­yı­lıp ıslak imza al­tı­na alın­dı, res­mi­ni çekip Par­ti­ye gön­der­dik, birer nüsha aldık. Bir ar­ka­daş sordu, "San­dı­ğa sahip çık­ma­ya­cak mısın, oylar İlçe seçim ku­ru­lu­na gi­de­ne kadar ya­nın­da dur­sa­na?" dedi. Islak imza tu­ta­na­ğı­nı gös­te­rip, "Bana lazım olanı aldım" dedim. 
O yor­gun­luk­la eve gel­dim ki, seçim so­nuç­la­rı açık­lan­mış. Yahu bizim oylar daha okul­dan çık­ma­dı! Hangi ara İlçe seçim ku­ru­lu­na gitti de sa­yı­lıp YSK`ya bil­di­ril­di!?
İyi­siy­le, kö­tü­süy­le bir se­çi­mi at­lat­tık. Ha­yır­lı olsun demek ye­ri­ne, hayra veya şerre biz karar ver­dik, so­nuç­la­rı­na razı ol­ma­lı­yız. Uma­rım ço­ğun­lu­ğun ver­di­ği karar doğ­ru­dur, di­yo­rum. En azın­dan so­kak­lar­da ba­ğı­ra­rak oy­la­rı­nı ar­tı­ra­ca­ğı­nı sanan si­ya­si­ler­den kur­tul­duk.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 377