OKULLAR AÇILMIŞKEN


Si­ya­si, mülki amir­ler, mü­dür­ler kut­la­dı okul­la­rın açı­lı­şı­nı… Ba­zı­la­rı adı­nın de­ği­şik­li­ğin­den, ba­zı­la­rı okul ye­ri­nin de­ğiş­ti­ğin­den, ba­zı­la­rı da öğ­ret­men­le­rin de­ği­şik­li­ğin­den şi­ka­yet­çi. 
San­cı­lı baş­la­yan yeni öğ­re­tim yı­lın­da, okul­la­rın ve öğ­ren­ci­le­rin so­run­la­rı­nı araş­tı­rıp bun­la­rı çöz­me­ye yö­ne­lik ça­lı­şan bir gurup var mı? Bunu muh­te­me­len İlçe Milli Eği­tim Mü­dür­lü­ğü’nün yap­ma­sı ge­re­kir ama orada da san­cı­lar var.
Ben, bir öğ­ren­ci ve­li­si ola­rak, gör­dü­ğüm bazı ak­sak­lık­la­rı ya­za­yım. Kim bilir, va­zi­fe edi­nip dü­zelt­mek is­te­yen olur. 
Öğle ye­me­ği: Te­sa­dü­fen denk gel­di­ğim bir oku­lun öğle pay­do­sun­da, elin­de yarım ekmek, için­de ne ol­du­ğu­nu kes­ti­re­me­di­ği­miz tost­va­ri bir yi­ye­cek­le öğün ge­çiş­tir­me­ye ça­lı­şan öğ­ren­ci­le­ri­mi­zi gör­düm. İlçe­miz­de bir­kaç tane yemek çı­ka­ran firma var. Basit bir or­ga­ni­zas­yon ile evi uzak ve tek eği­tim yapan okul­lar­da is­te­yen­ler için yemek te­da­rik edi­le­bi­lir. Böy­le­lik­le ço­cuk­la­rı­mız fast­fo­od denen bu hızlı hamur işi yi­yecek alış­kan­lı­ğın­dan kur­tul­muş olur­lar. Sı­nıf­lar­dan bi­ri­nin ye­mek­ha­ne­ye çev­ril­me­si zor ol­ma­sa gerek!
Okul bah­çe­le­ri: Bazı okul­la­rı­mı­zın bah­çe­le­ri yağ­mur ya­ğın­ca sular için­de ka­lı­yor. Bunu geçen yıl Namık Kemal Or­ta­oku­lu’nda ya­şa­dık. Bu yıl da gör­dü­ğü­müz, yağ­mur yağ­dı­ğın­da Şehit Üs­teğ­men İbra­him Aba­noz Li­se­si gi­ri­şi sular al­tın­da ka­lı­yor. Bu se­bep­le öğ­ren­ci­ler, ya­ğış­lı ha­va­lar­da öğ­ret­men­le­re ait üst gi­ri­şi kul­lan­mak zo­run­da kal­mak­ta­dır­lar. Hal­bu­ki basit bir ça­lış­may­la bahçe ve gi­ri­şi sular al­tın­da kal­mak­tan kur­ta­rı­la­bi­lir. 
Sırt çan­ta­la­rı: Ço­cuk­lar, her gün sırt çan­ta­la­rın­da­ki ağır­lık al­tın­da ezil­mek­te­dir­ler. Ka­ri­ka­tü­rist Ho­ca­mız Salih Kü­tük­çü’nün bu haf­ta­ki çiz­di­ği ka­ri­ka­tür­de­ki gibi ha­ma­la ben­ze­mek­te­dir­ler. Ço­cuk­la­rın sı­nıf­la­rı ve sı­ra­la­rı hep aynı... Kitap ve def­ter­le­ri hep sı­nıf­ta kalsa ve ço­cuk­lar eve yal­nız­ca ders ça­lış­mak zo­run­da ol­duk­la­rı def­ter ve ki­tap­la­rı ge­tir­se­ler…
Adab-ı mu­aşe­ret ku­ral­la­rı: İlk ders de­mok­ra­si’den sonra ikin­ci ve daimi ders, insan ol­ma­nın ge­rek­le­ri­ni öğ­ret­mek­tir. Me­se­la:
-Oto­mo­bil kul­la­nan­la­rın ya­ya­la­ra ön­ce­lik ver­me­si ve bunun yaya kal­dı­rı­mı olan yer­ler­de zaten kural ol­du­ğu…
-Oto­mo­bil kul­la­nan­la­rın se­lam­laş­mak için kor­na­ya bas­ma­ma­la­rı, özel­lik­le okul-has­ta­ne gibi yer­ler­de gü­rül­tü kir­li­li­ği yap­ma­ma­la­rı,
-Yol tı­kan­dı­ğın­da en sağ­dan, em­ni­yet şe­ri­din­den erken geç­me­ye ça­lı­şa­rak diğer sü­rü­cü­le­rin hak­la­rı­na te­ca­vüz et­me­me­le­ri ge­rek­li­li­ği,
-Top­lu­ma ait yer­le­rin ki­şi­sel mal gibi işgal edil­me­me­si,
-Yer­le­re tü­kü­rül­me­me­si, çöp atıl­ma­ma­sı,
-El­ler cepte yü­rün­me­me­si, 
-Özel­lik­le ka­dın­la­rın so­kak­ta si­ga­ra iç­me­me­si, sakız çiğ­ne­me­me­si,
-Baş­ka­la­rı­nın ku­su­ruy­la dalga ge­çil­me­me­si, alay edil­me­me­si,
-Dü­ğün-ce­na­ze gibi top­lum­sal ce­mi­yet­le­re ka­tıl­ma­la­rı ve bu­ra­da­ki dav­ra­nış şe­kil­le­ri­nin dü­zen­len­me­si,
-Kal­dı­rı­ma araç park edil­me­me­si, bu­ra­yı tı­ka­ya­cak şe­kil­de ka­pa­tıp soh­bet edil­me­me­si,
-Te­le­fon­la ko­nuş­ma adabı, ara­ya­nın önce ken­di­si­ni ta­nıt­ma­sı, yan­lış ara­nıl­dı­ğın­da özür di­len­me­si,
-Özel­lik­le hata ya­pıl­dı­ğın­da özür di­len­me­si,
-Ök­sü­rür­ken, hap­şı­rır­ken ağzın ka­pa­tıl­ma­sı,
-Ye­mek yer­ken, ağız ka­pa­lı ola­rak çiğ­nen­me­si, kar­şı­sın­da­ki in­sa­nın iş­ta­hı­nı ka­çı­ra­cak şe­kil­de yemek ye­me­me­si,
-Sıra ge­rek­ti­ren yer­ler­de sı­ra­ya gi­ril­me­si, araya kay­nak ya­pa­rak kur­naz­lık edil­me­me­si, baş­ka­la­rı­nın hak­la­rı­na say­gı­lı olun­ma­sı,
-Bir ko­nu­yu tar­tı­şır­ken, se­si­ni yük­selt­me­me­si, kar­şı­sın­da­ki­ne de söz hakkı ta­nı­ma­sı,
-Kom­şu­da ce­na­ze var­ken mü­zi­ğin se­si­nin kı­sıl­ma­sı, hatta açıl­ma­ma­sı… Araba kul­la­nır­ken mü­zi­ğin yük­sek sesle açıl­ma­ma­sı,
-Ara­ba­yı park eder­ken tra­fi­ği ak­sat­ma­ya­cak şe­kil­de park et­me­yi, du­rak­la­ra park et­me­me­yi,
-Top­lu ta­şı­ma araç­la­rın­da yaş­lı­la­ra, ha­mi­le­le­re yer ve­ril­me­si, 
-Sa­bah 10’dan önce, akşam 10’dan sonra te­le­fon­la ara­yıp ra­hat­sız edil­me­me­si,
-Hay­van­la­rı sev­me­yi, on­la­ra yi­yecek ver­me­yi, yi­yecek ve­rir­ken or­ta­lı­ğa çöp dök­me­me­yi,
-Se­lam­laş­ma­yı, güler yüzlü ol­ma­yı…Vb….
Öğ­re­tin, sev­gi­li öğ­ret­men­le­rim. 
ÇÖP DÖK­MEYİNİZ (ULAN)
Deniz ke­na­rın­da, dere ke­nar­la­rın­da, pik­nik yer­le­rin­de çöp­le­ri­ni da­ğı­tıp top­la­ma­dan giden bir mil­let olduk. Ma­ale­sef aynı yere tek­rar git­ti­ği­miz­de de şi­ka­yet edi­yo­ruz. Peki, bunu kim dü­zel­tecek?
Be­le­di­ye te­miz­lik ekip­le­ri bir yere kadar… Ama yer­le­re çöp at­ma­nın da suç ol­du­ğu­nu bi­le­lim. 
Benim bir tek­li­fim var, Hal­kın sık uğ­ra­dı­ğı, ka­la­ba­lık olan yer­ler­de­ki mo­be­se ka­me­ra­lar­da yere çöp atan­lar tes­pit edil­sin ve hak­la­rın­da cezai işlem ya­pıl­sın.
Me­se­la, ka­pa­lı alan kent mey­da­nın­da… Mil­let, si­ga­ra­sı­nı içi­yor, ağaç­la­rın, çi­çek­le­rin di­bi­ne atı­yor. Fe­ne­rin ol­du­ğu yerde balık tut­ma­ya ge­len­ler, yi­ye­cek­le­ri­nin sa­rı­lı ol­du­ğu am­ba­laj­la­rı or­ta­ya atı­yor. 
Te­miz­lik iman­dan­dır di­yo­ruz ya, so­nu­ca ba­kar­sak, bizde iman ek­sik­li­ği var!
GÖBEĞİNİ EVDE BIRAK
Sev­gi­li Mü­dü­rü­müz, beni her gör­dü­ğün­de ta­kı­lı­yor, “Evden çı­kar­ken gö­be­ği­ni evde bırak” diye. İşin ga­ri­bi, bu mü­dü­rü­müz de en az benim kadar gö­bek­li! Biz bunun için az mas­raf et­me­dik yani!






Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 977