• Ana Sayfa
  • »
  • ÖLDÜREN DE ZEVK ALIYOR SEVEN DE...!

ÖLDÜREN DE ZEVK ALIYOR SEVEN DE...!


   Ka­ra­su Be­le­di­ye­si­nin or­ga­ni­zas­yo­nuy­la güzel bir şey ger­çek­leş­miş; il­ko­kul öğ­ren­ci­le­ri ile Köpek Ba­rı­na­ğı ge­zi­si... Güzel de olmuş. Bir­çok ço­cu­ğun köpek ve hay­van sev­gi­si­ni bi­li­yo­ruz. Ama hay­van­lar­dan kor­kan, nef­ret eden, öl­dür­me iç­gü­dü­sü ağır basan ne­sil­ler ye­ri­ne, seven, ye­tiş­ti­ren, bes­le­yen genç­ler ye­tiş­ti­re­lim. Hay­van­la­rı sev­me­yen in­san­la­rı hiç sev­mez!
   Bu sabah, ke­di­den kor­kan çocuk gör­düm. Çocuk ke­di­ye ba­ka­rak yü­rü­yün­ce kedi de ona ba­ka­rak iler­li­yor, korku ar­tı­yor­du. Bir kedi bile sev­me­yen bir aile..! Hele köpek gö­rün­ce donup kalan, aşırı kor­kan in­san­lar o kadar çok ki..!
   Sığır gö­rün­ce kor­kan, kaçan ço­cuk­lar gör­düm. Benim de ço­cuk­la­rım­dan biri kor­kup ka­çı­yor­du. Hay­va­nın bir şey yap­ma­ya­ca­ğı­nı öğ­ret­tim, se­ve­rek...
   Ka­rın­ca yu­va­la­rı­nı, kuş yu­va­la­rı­nı bo­za­rak ye­ti­şen bir nesil olduk. Av tü­fe­ği­ni kapıp dağda taşta kuş, tav­şan, kek­lik bı­rak­ma­yan bir ne­sil­den kuş­la­rı sev­me­si­ni bek­le­ye­me­yiz. Kuş­la­rı sev­me­yen bir nes­lin de bah­çe­ye ot ilacı ata­rak kuş­la­rın yaşam ala­nı­nı kı­sıt­la­dı­ğı­mı­zı da an­la­ta­ma­yız. Kuş kal­ma­dı et­ra­fı­mız­da kuş, siv­ri­si­nek­le­ri yiyen, bö­cek­le­ri kurt­la­rı te­miz­le­yen kuş­lar yok!
   Yine bu sabah Ka­ra­su-Kay­nar­ca yo­lun­da, 30-35 do­mu­zu ezmiş bir sü­rü­cü... Ara­cı­nın ka­por­ta­sı­nın ya­mul­ma­sı­nı, far­la­rın kı­rıl­ma­sı­nı göze ala­rak domuz sü­rü­sü içe­ri­si­ne dalan sü­rü­cü­de­ki hay­van nef­re­ti­ni an­la­ma­ya ça­lı­şı­yo­rum da..! Kasıt ol­ma­sa, ya yana kaçar ya da frene ba­sar­dı. Hadi ölen­ler neyse de sağ kalıp can çe­ken­le­re de mi acı­ma­dın be adam! Bazı sü­rü­cü­ler, kö­pek­le­rin üs­tü­ne sü­rü­yor, til­ki­le­rin üs­tü­ne sü­rü­yor. Hatta ge­lin­cik gör­düm yolda, ezil­miş! 
   Yı­lan­la­rı dahi zevk için öl­dü­rü­yo­ruz. Hatta gör­dü­ğü­müz yı­la­nı öl­dür­me dür­tü­sü var ru­hu­muz­da. Hal­bu­ki o hay­van­la­rın tarla fa­re­le­ri­nin ço­ğal­ma­sı­nı ön­le­di­ği­ni ço­ğu­muz bi­li­yo­ruz...
   Ba­zı­la­rı yine zevk için sürek avı ya­pı­yor, do­muz­lar için! Bi­li­yo­ruz, za­rar­lı hay­van... Mısır tar­la­la­rı­na, fın­dık bah­çe­le­ri­ne zarar ve­ri­yor. Ama biz daha be­te­ri­ni ya­pı­yo­ruz, zevk için ca­nı­nı alı­yo­ruz. Bari bir or­ga­ni­zas­yon yapın da etini de­ğer­len­di­rin, tu­riz­min ağır­lık ka­zan­dı­ğı böl­ge­le­re gön­de­rin!
   Ya­ban­cı de­niz­ler­de­ki, göl ve de­re­ler­de­ki balık sü­rü­le­ri­ni gö­rün­ce im­re­ni­yo­ruz değil mi? O ne bol­luk öyle... Peki bizim su­lar­da neden balık yok? Ağla, ol­tay­la ya­ka­la­nan ba­lık­lar hadi neyse de, di­na­mit­le balık av­la­dı bizim nesil. Kireç döküp tüm ba­lık­la­rı ya­ka­la­dı. Ba­lı­ko­tu, ceviz ka­bu­ğu, zehir attık. De­re­nin su­la­rı­nı su mo­to­ruy­la çekip balık av­la­dı bir kıs­mı­mız. 
   Şimdi bile su altı ra­dar­la­rıy­la ba­lı­ğı bulup ka­ça­cak yer bı­rak­mı­yo­ruz. Hal­bu­ki su altı ra­dar­la­rı satan ül­ke­ler bile ken­di­le­ri kul­la­na­mı­yor bu alet­le­ri. Fazla tut­tu­ğu­muz ba­lık­la­rı hay­van yemi ola­rak kul­lan­dık, ge­lecek ne­sil­le­ri dü­şün­me­den!
   Ulu­or­ta hay­van kes­tik, kur­ban diye, ço­cuk­la­rın gözü önün­de. Ka­nı­nı sür­dük ço­cuk­la­rı­mı­zın al­nı­na, be­la­lar­dan uzak kal­sın diye. Hay­van öl­dür­me­nin kut­sal bir görev, hak ol­du­ğu­na inan­dı ço­cuk­lar! 
   Bu yüz­den çok önem­li, il­ko­kul ça­ğın­da­ki ço­cuk­la­rın köpek ba­rı­na­ğın­da­ki hay­van­la­rı sev­me­si... Bah­çem­de iri bir köpek var av kö­pe­ği cinsi... Or­ta­okul ço­cuk­la­rı öğle pay­do­sun­da gelip oy­nu­yor­lar. O iri hay­van­la oy­na­ma­nın, ar­ka­daş ol­ma­nın, hük­met­me­nin key­fi­ni çı­ka­rı­yor­lar.
   Yine Ka­ra­su Be­le­di­ye­si­’nin meyve ağaç­la­rıy­la dolu bir park ya­pa­ca­ğı­nı oku­muş­tum. Çok zor bir proje... Meyve ye­tiş­tir­mek değil, onu ko­ru­mak zor olan... Meyve top­la­ma kav­ga­sı, ço­cuk­la­rın ağaç­tan düşme ih­ti­ma­li, yasal so­rum­lu­luk da ge­rek­ti­ri­yor. Köy­ler­de, yol ke­nar­la­rın­da gör­dü­ğü­müz çeşit çeşit meyve ağaç­la­rı­na do­ku­nan yok. Za­man­la park­ta­ki ağaç­lar da umur­san­ma­ya­cak uma­rım. Mey­ve­le­ri ta­nı­ma­yan nesil ye­tiş­ti. Uma­rım her çeşit meyve ve çe­şit­le­ri yer alır ve bu kam­pan­ya­ya va­tan­daş­lar da des­tek verir. Gör­dü­ğü ağacı kesme iç­gü­dü­sün­de­ki ço­cuk­la­rı­mız, meyve ağacı dik­me­ye öze­ne­cek­ler­dir. Beton seven ye­ri­ne yeşil seven genç­lik oluş­sun artık.
İMARDA SON HAF­TA­LAR
   Her işi­mi­zi son ana bı­rak­ma­ya alış­kın bir top­lu­muz. Gün­ler azal­dık­ça panik de ar­tı­yor ve uza­tı­la­ca­ğı­na kesin gö­züy­le bı­ra­kı­lı­yor. Malum, Bu ay so­nun­da mü­ra­ca­at­lar bi­ti­yor. Ödeme için yıl­so­nu­na kadar süre var ama mil­let­te para yok. Kay­det­ti­rip öde­ye­me­yecek bir­çok insan var!
   Ve hala imar ba­rı­şı­nın ne işe ya­ra­dı­ğı­nı bil­me­yen­ler... Özel­lik­le köy yer­le­rin­de, ev­le­ri­nin imar ba­rı­şı­na girip gir­me­ye­ce­ği­ni so­ran­lar var. Ta­pu­su­da "ahşap ev ve bah­çe­si" diye ka­yıt­lı olan­la­rın evi için bir şey yap­ma­sı­na gerek yok. Tabii yıkıp 3 katlı be­to­nar­me bina dik­me­diy­se...
   Evine ilave kat çı­kan­lar, ya­nı­na ek oda ya da garaj ya­pan­lar, sun­dur­ma ya­pan­lar, çatı katı ya­pan­lar mü­ra­ca­at et­me­li. Fın­dık­lı­ğı­na ku­lü­be ya­pan­lar, tar­la­sı­na ba­ra­ka ya­pan­lar da aftan fay­da­la­na­bi­lir, fın­dık­lık ya da tar­la­nın ta­pu­su ol­ma­sa da... Yeter ki arazi baş­ka­sı­nın adına ka­yıt­lı ol­ma­sın!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 254