SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.01.2018

Ölüm tuzağı


   Çevre ve Şehircilik Bakanlığı teknik elemanları, akşamdan yatıp sabaha yeni bir genelge icat etmişler; “Binalarda asansör boşluğu mecburiyeti…”. Hani, “Ne iyi olur asansör olsa!” demeyin. Mecbur olan asansör değil, asansör boşluğu… Daha önce, 4 katlı yapıları geçince asansör yapılması mecburiyeti vardı. Şimdi ise 3 katlı yapılarda asansör boşluğu mecburiyeti var! Gerekçe olarak da, binada özürlü biri varsa, asansör yaptıracak!
   Yaklaşık 30 yıllık mühendisim, inşaatlarda en büyük tuzak, merdiven ve asansör boşluğudur. Buradan düşerek ölen ya da sakat kalan çok kişiye rastladım. Karasu`ya geldiğimde bile, Belediye evlerinde asansör boşluğundan düşen birine bilirkişi olarak kusur tespitinde bulunmuştum.
   Şimdi bu yapılan asansör boşluklu evlerde çok kişi ölecek. Bunların çoğu da çocuk... Ben bunu bu günden görüyorum. Peki, yetkililer görmüyor mu?
   Çocukların ölmemesi için öncelikle müteahhitlere büyük iş düşüyor, asansör boşluğunun etrafını çocukların giremeyeceği şekilde kapatmak… Belediye imar işlerine de görev düşüyor, yapıdaki bu boşluğun etrafının kapatıldığını görmeden yapı kullanma izin belgesi vermemek!
   Adapazarı, Korucuk`ta TOKİ`nin yaptığı 6 katlı binalarda oturan bir yakınımı ziyarete gittik. Binalarda asansör vardı ama çalışmıyordu. Karasu`ya ilk geldiğimizde oturduğum evdeki asansörü hatırladım, sık sık bozuluyordu ve tamirci çağırıyorduk. En son tamirci de bıktı, biz de bıkmıştık zaten! 
   Daha iş güvenliği kanununu yerleştiremeyen bir devletten, asansör boşluğu kanunu gibi bir genelgeyi neden yürürlüğe soktuğuna ancak şaşırmak gerekir!
EY BÜFE SAHİPLERİ
   Kaçak ve sahte içki satıcıları, sizin de ekmeğinizle oynuyorlar, bilin.
   İnsanımız, içki içmek istediği zaman, güvendiği bir büfeye gider, içkisini alır, evinde içerdi. Ya da gider bir içkili lokantaya, eğlence yerine, içkisini keyifle yudumlardı. 
  Son zamanlarda, özellikle içkiye yapılan yüksek zamdan sonra, bu tür yerlerde kaçak ve sahte içkiye rağbet arttı. Kar oranı yüksek kaçak içki bir nebze, sahtesi adam öldürüyor, biliyorsunuz. Neyse ki çoğu üretici, etil alkol ile metil alkol arasındaki farkı öğrendi de, eskisi gibi ölümlere rastlanmıyor!
   Geçtiğimiz hafta yine bir depo dolusu kaçak ve sahte içki yakalandı. İnsanlar artık sahte içkiden korktukları için, içki satan büyük süpermarketlere yöneliyor. Buralarda sahte içki satılmayacağını düşünüyor. Böylece perakende içki satan büfelerin müşterileri azalıyor. 
   Zaten akşam saat 10`dan sonra satışları duran büfelere bir de bu kaçak içki yüzünden müşteri uğramayınca hemen her biri ticaret yapamaz hale geliyor. Bu sebeple, kaçak içki ile öncelikle büfe sahiplerinin mücadele etmesi ve kendilerine ucuz içki şişesi teklif edildiğinde hemen karakola haber vermeleri gerekiyor. Ekmeğinizle oynanmasına müsaade etmeyin.
   Ayrıca yüklü miktarda kaçak içki yakalayan Karasu Emniyet Personelini tebrik ediyor, denetimlerinin sürmesini diliyoruz.
SON TEKNOLOJİ İLE VAAZ
   Karasu Merkez Cami İmamı Ali Sarımert, Merkez camide son teknoloji ile vaaz veriyor. Kendisi bilgisayarda okuduğu metni, görüntülü olarak sinevizyon gösterisine dönüştürüyor. Vaaz kürsüsünde her sayfa değiştirmede ekranı değiştirdiği gibi, minberde Cuma Hutbesini okurken de elindeki tabletten uzaktan kumanda tuşu ile sinevizyon ekranını değiştiriyor. Ve bunları yaparken hiç acemilik çekmediği gibi şaşırması da söz konusu değil..!
***
   Cuma`nın farzlarından biri de minberden verilen Cuma Hutbesini dinlemek… Kulağı sağır olan biri bu hutbeyi dinleyemezse, farzı eksik olur. Ancak okuryazarlığı varsa, bu farzı da yerine getirmiş oluyor bu sayede. Ali Hoca`nın bundan sonraki adımında, işitme engelliler için işaret diliyle hutbe verdiğini görürsek, şaşırmayalım.
ÇANAKKALE SAVAŞINDA BAŞKOMUTAN?
   Atatürk bu savaşta var mıydı, Ali Hoca`nın hutbesinde öğrenemedik. Mehmetçiğin yaptığı savaşı ayrıntılarıyla ve yabancı komutanların ağzından anlatırken, Atatürk`den bahsetmemesi dikkatimi çekti. 
   Kendisini Belediye binasında yakaladım ve sordum. Vaazda Atatürk ile ilgili kısımların da olduğunu, ancak süre yetmediği için bahsetmediğini söyledi. Teknolojiyi gayet rahat kullanan Hocamız, Süreyi iyi kullanamamıştı anlaşılan. (Gazetedeki yazısında Atatürk`ten bahsetmiş)
   Hutbede açıkladığı, Çarşamba sabahı Ulu Camideki Çanakkale Şehitleri için yapılan anma törenini ve Atatürk`den bahsedilip edilmeyeceğini sordum. Detayları bilmediğini, namaz sonrası anma töreni düzenleneceğinin haberinin verilmesinin istendiğini söyledi. 
   Orada bulunup törene katılmayı düşünüyorum. Atatürk`ten bahsedilmezse, savaşın komutanını soracağım Hoca`ya. 
   Tüm dünyanın hayran olduğu, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Komutandan neden bahsetmediğini soracağım! 
   Umarım yanılırım.
   
   
   
                                    
    
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 665