OTOPARK SORUNU


   Bir­kaç haf­ta­dır yaz­ma­yı dü­şü­nü­yo­rum. Her hafta başka bir konu girdi araya. Gerçi daha evvel de bir­kaç kere yaz­dım ama... Yö­ne­tim mi du­yar­sız, yoksa başka bir dü­şün­ce­le­ri mi var, bi­le­mi­yo­rum. Al­tı­nı çi­ze­rek söy­lü­yo­rum, bu ken­tin park so­ru­nu var. 
Park so­ru­nu, yazın ar­tı­yor! Cuma gün­le­ri Mer­kez Camii’ye ge­len­le­rin çok­lu­ğu yü­zün­den ar­tı­yor. Pa­zar­te­si günü de pa­za­ra inen taş­ra­lı­lar yü­zün­den ar­tı­yor. 
   Her hiz­met için para ge­rek­mez! Ama para ile de fazla hiz­met ve­ri­le­bi­lir. Yol ke­na­rı­na du­ba-to­tem çak­mak­la araç­la­rın park et­me­si en­gel­le­ne­bi­lir ama park so­ru­nu çö­zül­mez. Eğer büt­çen de mü­sa­it de­ğil­se, yap işlet dev­ret yön­te­miy­le mer­ke­ze yakın yer­le­re oto­park ya­pa­bi­lir­si­niz.
   Kar­şı­lı­ğın­da para al­mı­yor­san, ders verme der­ler, briç oyun­cu­la­rı. O se­bep­le so­ru­nu söy­le­ye­lim; çö­zü­mü yerel yö­ne­tim bul­sun. Zaten gö­rev­le­rin­den biri de bu, değil mi? Park so­ru­nu yü­zün­den yol ke­na­rı­na park eden araç­lar yolun çift şerit ha­lin­de kul­la­nıl­ma­sı­nı en­gel­li­yor!
(Va­si­yet edi­yo­rum, va­kit­siz ölür­sem, "Ka­ra­su`nun büyük so­run­la­rı" diye baş­lık atıp al­tı­na park so­ru­nu­nu da yazın, Adnan de­diy­di diye! Di­ğer­le­ri­ni bi­li­yor­su­nuz zaten! Ol­ma­dı, haf­ta­ya ya­za­rım.)
SİZ HANGİ TARİKAT­TAN­SI­NIZ?
   Ar­ka­daş, bir bit­me­di­niz yahu! 
   Ma­ale­sef il­çe­miz­de ahşap gö­rün­ce yak­mak is­te­ği dep­re­şen bir ta­ri­kat var. 20 yıl­dan beri, deniz ke­na­rın­da, yol ke­na­rın­da, özel­lik­le imar­sız is­kân­sız ahşap ya­pı­lar ya­kı­lı­yor! Bir ha­tır­la­yın hele, ne bi­na­lar ya­kıl­dı! Hiç bi­ri­ni bu­la­ma­dı­nız, bir ikisi dı­şın­da!
   Kimi dedi derin dev­let, kimi dedi İspi­roğ­lu yak­tı­rı­yor! En son mini çarşı ya­kıl­mış­tı, geçen hafta da bir ga­ri­ban bü­fe­ci... Hâl­bu­ki ya­nın­dan ge­çer­ken dü­şün­müş­tüm, "İşte, ne güzel tu­riz­min yok ol­ma­sı­nın yıl­dır­ma­dı­ğı inat­çı bir mü­te­şeb­bis" diye. . Güzel bir günde gidip ailem­le deniz man­za­ra­sı­na karşı bir şey­ler yerim diye dü­şün­müş­tüm. Ne is­te­di­niz de yak­tı­nız? Tat­min ol­du­nuz mu? Sahi, bu kent­te bir mo­be­se ka­me­ra sis­te­mi var değil mi? Ne zaman işe ya­ra­ya­cak­sa..!
   Yan­gın­la­rın yü­zün­den dev­let de yara alı­yor, Va­tan­da­şın ma­lı­nı ko­ru­ya­mı­yor diye! Yı­kı­la­cak­sa dev­let yık­sın. Böyle gizli kaçak ya­kıl­ma­sı belki yö­ne­ti­ci­le­rin işine ge­li­yor ama fa­il­le­ri­nin bu­lun­ma­ma­sı da ya­sa­la­ra gü­ve­ni sar­sı­yor! Uma­rım bu ta­ri­ka­tın üye­le­ri­nin yak­tı­ğı son yapı olur!
TOK GÖZLÜ HAL­KIM
   Ka­ra­su`nun bir kaç ye­rin­de, ağaç fi­da­nı sa­tı­cı­la­rı var. Bu es­na­fı­mız, fi­da­nın üze­rin­de mey­ve­si du­ru­yor­ken, yol ke­na­rın­da pa­zar­lı­yor. Ge­ce­le­ri de dük­kâ­nın içine ta­şı­mı­yor.  Elma, armut, ayva, limon vb... Zi­ra­at Odası önün­de de var, limon fi­dan­la­rı, üze­rin­de de li­mon­lar... Haydi, bırak ye­tiş­kin­ler, ço­cuk­lar bile bir meyve ko­par­mı­yor! Es­ki­den, her yer meyve do­luy­ken bile erik ağaç­la­rı­na dalar, içi­miz­den biri de "Eriğe dalan vaaar" diye ba­ğı­rır­dı, değil mi? Ka­ra­su hal­kı­mın bu tok göz­lü­lü­ğü­nü tak­dir edi­yo­rum. 
   Hem bu ilk de değil. Hemen her hafta bir kaç kez "Bir mik­tar para bu­lun­muş­tur, pa­ra­sı­nı kay­be­den şah­sın..." diye anons duy­mu­yor muyuz? Kaç ken­ti­miz­de böyle anons olu­yor acaba?
   Hem bu bul­du­ğu pa­ra­yı Be­le­di­ye­ye ge­ti­ren, ka­ra­ko­la tes­lim eden gözü tok va­tan­daş­la­rı­mı­zı ta­nı­mak is­ti­yo­ruz. Haydi basın men­su­bu ar­ka­daş­lar, bu ki­şi­le­ri bulup ga­ze­te­le­ri­miz­de ya­yın­la­ya­rak onore ede­lim.
HAYDİ BAŞ­KAN
   Daha ön­ce­ki ya­zı­la­rım­da bah­set­miş­tim ama siz gö­re­ve gel­dik­ten sonra bir kere daha ya­za­yım is­te­dim; kanal yü­ze­yi, için­de can­lı­lar ba­rın­dır­ma­ya­cak şe­kil­de kir­le­ni­yor. Yü­ze­yi, ye­şi­lim­si bir madde ile kap­la­nı­yor. Ve bu işlem biraz sık­lık­la olu­yor.
Haydi, ka­na­lı, ka­nal­da­ki can­lı­la­rı kur­ta­ra­lım ve bu su yü­ze­yi­nin te­miz­len­me işine bir ru­tin­lik ka­zan­dı­ra­lım. Su­da­ki can­lı­lar öl­me­sin, değil mi?
   As­lın­da kanal için çok daha güzel pro­je­ler ko­nu­şu­lu­yor. Bizim de var ak­lı­mız­da bir kaç tane. Bu­ra­yı su hay­van­la­rı ve kümes hay­van­la­rı için doğal bir hay­va­nat bah­çe­si ha­li­ne ge­ti­rip gezi ya da bi­sik­let par­ku­ru­na çe­vi­re­bi­li­riz, değil mi? Kaz­lar, ku­ğu­lar, ör­dek­ler, renk­li Japon bal­lık­la­rı vs...
   Hiz­met eden­ler de­ği­şir, ya­pı­lan hiz­met­ler kalır ge­ri­ye. Siz­ler de bir eser bı­ra­kı­nız, haydi Baş­kan... Yolu ve alt­ya­pı­yı zaten her­kes ya­pı­yor!
KO­CA­ALİ`NİN AS­FAL­TI MI?
   Farz ede­lim, Sayın Nur­han Aydın`ın de­di­ği doğru, "Ko­ca­ali`nin as­fal­tı Ka­ra­su`ya dö­kü­lü­yor!" Ee, ne var bunda? Bı­ra­ka­lım Ko­ca­ali­li­ler dü­şün­sün bunu, "Neden bizim as­fal­tı­mız Ka­ra­su`ya dö­kü­lü­yor" diye. Kötü mü yani? Nur­han Baş­kan, sö­zü­nü şöyle bi­tir­sey­di keşke, "İyi de olu­yor!" Çünkü siz par­ti­ni­zin Ka­ra­su İlçe Teş­ki­la­tı Baş­ka­nı­sı­nız. Ka­ra­su ve Ka­ra­su­lu­la­rı dü­şün­me­niz ge­re­kir. 
   Bana man­tık­sız gelen, Baş­kan Yar­dım­cı­sı Sayın İsmail Ka­ra­kaş`ın hemen "Yok öyle bir şey, is­pat­la­sın­lar" di­ye­rek karşı çık­ma­sı... Hâl­bu­ki de­sey­di ki, "Evet, yap­tı­ğı­mız kulis son­ra­sı Ko­ca­ali`ye git­me­si ge­re­ken as­fal­tı Ka­ra­su`ya çe­vir­dik ve hal­kı­mı­zın hiz­me­ti­ne sun­duk" 
   Ya­pa­ca­ğı­nız bir si­ya­set, onu da be­ce­re­mi­yor­su­nuz, af eder­si­niz yani!


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 20