SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 18.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • PARA KENDİLERİNİN OLMAYINCA

PARA KENDİLERİNİN OLMAYINCA


  Para, insanın kendi cebinden çıkmayınca, öyle kolay harcanıyor ki! Tıpkı 45 milyon gibi… 4 tane stat, 2 tane park, 100 metre de kanal kazınca, hiç acımadan 45 milyonu veriyorsun. 
  Hani insanın aklına başka şeyler de gelmiyor değil! Mesela, hesabı şişirip fazlasını üleşmek gibi… Ama öyle bir şey yapacağını sanmam bizim dini bütün yöneticilerimizin! Tüyü bitmedik yetimin hakkını yemezler. Eminim ki, para bitince harcanan kalemleri ve fiyatlarının hesabını vereceklerdir. 
  Mesela diyecekler ki, 4 tane stat, tanesi 1.200.000 liradan 4.800.000 lira. 2 tane park, 500.000 liradan 1.000.000 lira… 100 metre büz döşesek, otoyol fiyatına olsa 5.000.000 lira da o…! Daha on mil-yon oldu. Harcamakla da bitmiyor ki, ödemeyle nasıl bitirecek Karasu Halkı, bilinmez!
   Askeriyenin çarşı tarafında deva-sa ağaçlar vardı, AKP iktidara gelmeden. Çarşı içinde devasa bir orman park yapma şansımız vardı. Önce Karasu Kültür Merkezi yapılacak denilerek ağaçların bir kısmı kesildi. Sonra Kentpark yapılarak bir kısmı daha kesildi. Sonra ne oldu biliyor musunuz?
   Kültür Merkezi temelleri kırıldı! 
   Kültür Park da yıkıldı. Halbuki daha 3 sene bile olmamıştı yapılalı. Neden yapıldı, neden yıkıldı?
   Peki, bunların parası kimden çıktı? Kültür Merkezi temeli, Tersane yapan ama işletemeyen kurumdan çıktı ama neticede milli servet..! Ya Kültür Park..?  Yazık değil mi harcanan paralara?
   Peki şimdi oraya ne yapılacak, bi-len var mı? Kime sordunuz, kime da-nıştınız. Ne yaparsanız yapın, yarın yeni gelen belediye tarafından yine yıkılmayacağının garantisi var mı? 
  Ya Plaj Caddesi`ndeki palmiyeler? 
   Hepsi taşındıkları yerde kafalarına çuval geçirilmiş olarak duruyorlar. Havalar ısındı. 150 tane palmiye, görünen o ki kurumaya yüz tutmuş-lar. Önceden dikilmiş olanlar, kafa-larında çuval olmadan dimdik du-ruyor, egzotik bir güzellik olarak…
   Sahi, hani Plaj Caddesi eskisinden daha güzel olacaktı? Palmiyeler söküldükten sonraki halini siz beğeniyor musunuz? Sahi, o direkler ve dikilen ağaçlar çok para tuttu mu? İçimde bir his var, yapılan masrafın yarısına o iş halledilirdi gibi geliyor. Amaç hizmet etmek değil de masraf çıkarıp çıkan masrafı da şişirmek gibi…
   Kurudere`ye gittik, bir cenazeye… Kızılcık Mahallesi`ni geçince, yol kenarına parke taşları dökülmüş. Ne yapılacak, merak ettim. Kişisel tahminimi söyleyeyim; Vatandaş, o parke taşlarını evlerinin önüne taşıyıp teras yapacaklar. Ahırlarının önüne yol yapacaklar. Kümeslerinin tabanını döşeyecekler. Umarım yanılıyorumdur. Neticede tüyü bitmedik yetimin hakkı… E, kilit taşı da bedava oluşmuyor herhalde?
   Kocaali Meydanı’na kocaman bir suni göl yapmışlardı.  Sonraki belediye söktü. Kimse de sormadı, neden yaptınız da neden söktünüz diye! 
  Hizmet mi yapmak istiyorsunuz?
  Eski adı Dombay Caddesi, yeni adı da Selahattin Tatlı Bulvarı olan caddenin her iki tarafına kaldırım yapın. Burada öğrenciler okula gidiyor, halk pazara gidiyor. Yolda kaldırım yok. Bir sürücü yayaya çarpsa, `yol benimdi` diyecek! Hem bol bol kilit taşı kullanılır. Bordür de gerekecek yalnız! Üretip Büyükşehir`e satabilirsiniz.
  Kanalın her iki yanı yıllardır stabilize ve çamur. Buradan giden araçlar, ön takım yaptırmak zorunda kalıyor, çünkü alabildiğince çukurlardan oluşan bir yol. Bu yolu asfalt kaplamak yazık olur, kilit taşı kaplanmalı. Çünkü göldeki canlı hayatı kısıtlamış olursunuz. Toprağın nefes alması lazım. Üstelik kanal kenarında yürüyüş yapan insanlar için de yürüyüş yolu olur. Yarın, `Biz yaptık` dersiniz gururla. Araçlar girmese daha da güzel olur. Kanaldaki balıklar egzozdan çıkan ağır metalden etkilenmez.
  Tamam, parayı harcayan, cebinden çıkmadığı için rahat harcıyor da denetlemesi gerekenler neden denetlemiyor acaba?
          UKRAYNA`YA BİR İKİ
  Karasu Limanı yapıldı ya… 
Ukrayna`ya giriş için pasaport mecburiyeti de kaldırıldı. Artık kimlikle giriş çıkış yapılabiliyor.
Şimdi Karasulu beylerimiz, Ukrayna gezisi yapmak için Karasu`dan Ro-Ro seferleri düzenlenmesini bekli-yor, Ukrayna`ya gezmeye gidip Kültürel faaliyetlerde bulunmak için! Nasılsa orada hayat da ucuz! Asgari ücret 60 dolar mı neymiş! Cebine 1000 Dolar koyan, krallar gibi bir ay eğlenip dönebilirmiş!
  Peki, eşlerini de yanlarında getire-cekler mi, diye düşünürseniz, şöyle de bir cevabı var; “İnsan hiç lokan-taya yemek yemeye giderken yanında yemek getirir mi?”
            CİNLERLE YARIŞTIM
  Gece, bir akrabam çağırdı, Darıça-yırı`na, mezarlığın yukarısına. Kü-çüklükten beri duyduğumuz cin, hayalet, hortlak, vampir hikayeleri sebebiyle oldum olası mezarlık yanından geçerken ürperirim. Bu sefer de öyle oldu. Mezarlık yanın-dan geçerken, bakışlarımı kaçırdım, müziği de açtım. Sanki arabamın arka koltuğuna biri oturmuş, beni seyrediyor! Aman Allah`ım, sol tarafımda, benimle yarışan büyük bir beyaz gölge var! Yüreğim ağzıma geldi. Sonra bakışlarımı çaktırmadan dışarı çevirdim ki ne göreyim; kocaman bir köpek, beni kovalıyor. Ohh, dedim. Müziğin sesinden havlamasını bile duymamışım. Hem zaten Cin diye de bir şey yoktur, değil mi? 

   
   
     

                      
  
 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 469