SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 18.10.2018

PARDON YA...


    Halkımız, gün geçtikçe daha çok rağbet ediyor Belediye Meclis toplantılarına. Mayıs ayı toplantısı çok kalabalıktı ve adeta boş yer yoktu salonda.
   Mehmet Çatalbaş, “Terminal yanındaki arsanın ihalesi için 3. sefer yapıldı ve 3.’de satıldı dediniz ama ilk seferde satıldı. ‘’Kayıtlarda böyle gözüküyor” dedi. Başkan; “Pardon, haklısınız, ilk seferde satılmış. Yanlış beyanda bulundum, gereğini yapacak arkadaşlar” diyerek hatasını kabul etti.
   Halbuki Başkan Yardımcısı(!) Cengiz Kuçhan, tam manşet yazısında “Edep Yahu” diyerek arsanın 3. seferde satıldığını söylemişti. Sanırım bir pardon da onun demesi gerekir.
            AKP, CAMİYE KARŞI
   Mehmet Çatalbaş demişti de inanmamıştım. “Cami inşaatı AKP`liler tarafından reddedilecek, görürsün” demişti. Hatta onu yalancı çıkarmak için burada yazmış, meclis üyelerini uyarmıştım. 
   Konu tekrar meclise geldiğinde Çatalbaş dedi ki, “Başkan, cami için istediğiniz para çok. Terminal yanındaki arsadan bile o kadar para istememiştiniz!”
   Başkan, “Küçük Sanayi Sitesinin parası var, ödeyin siz de…” dedi.
   Ve Küçük Sanayi Sitesinin kendi arsasına Cami için İmar izni verilmesine “hayır dedi AKP`li meclis üyeleri. Yani Komisyondan geldiği şekilde kabul için oy kullandı.
   Ne demişti komisyon, “Revize İmar Planlarının Turizm Bakanlığı tarafından onaylanmasından sonra onay verilmesine…” Peki, Turizm Bakanlığına gönderilen Revize İmar planları için karar çıktı mı? Evet, çıktı. Sonuç, “Hayır” Yani O Cami Oraya yapılmayacak!
   Bir AKP`li üye de demedi ki, “Cami yapılmasına onay oyu verelim.”
           AFET KREDİSİ İLE
   Bu arada, afet var denilrek afet yasası gereği çıkarılan kredinin gerçekte afet işi için kullanılmayacağını, bunlarla top sahası filan yapılacağını da öğrendik. Hani yarın bir gün, Hükümetten korkmayan bağımsız bir Savcı olayı sorgulamak isterse, bir köşeye not düşsün.
   Bari ihale için pazarlık yapsaydınız…
               AH ŞU CHP`LİLER
   Kandil akşamı bir gurup CHP`li kadın, camiye gider ibadete. Önlerindeki kara çarşaflı kadının giyimi ve tavırları dikkat çekicidir. 
   Kadın, Kara çarşafın bir kolunun üzerine naylon kolluk, önünde bir çanta var ve ikide bir çantaya eğilip çantayı karıştırıyor. Kadınlardan biri uyarıyor, “Bir rahat dur, bak senin yüzünden namaz kılamıyoruz” diyor. Kadın, anlamadığını belirten işaretlerle sağır-dilsiz numarası yapıyor. Çantaya bir el atıyorlar ki, çanta kaldırılmayacak kadar ağır.
   Kadınların biri polisi arayıp durumu anlatıyor ve müdahale etmelerini istiyor. Polis, bayan personel olmadığı için polis gönderemeyeceğini söylüyor. 
   Hanımların biri dayanamıyor, hayatını hiçe sayarak çantayı kaptığı gibi dışarı çıkarıyor. Kadın da peşinden… Tam kapının önünde emniyet müdürüne rastlıyorlar. Müdür, polis çağırıyor ve kadını karakola götürüyorlar.
   Kadın bu arada dile geliyor, “Allah belanızı versin, Allah`ınızdan bulun!” Cevabını alır, “Senin ağzını yırtarım, madem dilsiz değildin de deminden beri neden sorularımıza cevap vermedin!”
   Daha sonra olayı öğrenmek için polisi aradıklarını bana şu şekilde anlattılar;
   “Gebe testi temiz çıkmış, salıvermişler!”
   Allah Allah dedim, kadına neden gebe testi yaptılar ki? Meğer temiz çıkan GBT`siymiş. (Yani kimlik bilgileri, aranmadığını ve sabıkası olmadığını gösteriyormuş!)
   Ah şu CHP`liler, Camiyi bile karıştırıyorlar!
          PLAJ CADDESİ
   Bütün yollar köstebek çukuru gibiyken, en güzel yolumuzu, Plaj Caddemizi de köstebek yuvasına çevirdiler ya, şehirle tam uyum içinde oldu. Otopark yokluğunda araçlarını oraya, yolun ortasına çeken halkımızı görünce de Belediyenin aslında ihtiyacımız olan bir hizmet verdiğini anladık! 
   Ben de aracımı oraya çektim. Hemen bir park görevlisi gelip fiş kesmek istedi. 
   Bu memleketi seviyorum yahu…
            İHSANİYE MUHTARI
   Cihan Hocam, pek de heyecanlı anlattı, İhsaniye`deki arsa satışlarının Muhtarın şikayeti üzerine İdari Mahkeme tarafında reddedildiğini… Hatta bize kızdı, neden ilgilenmiyorsunuz, müdahil olmuyorsunuz, diye…
   Affet bizi Hocam, biz onu daha önceden biliyorduk da yargıya müdahale edilir de arsa iptali kararı “iptal edilir!” diye korktuk. Malum, burası Türkiye…
                     ŞAKA GİBİ
    Yürüme zorluğu çeken ve % 40 sakat raporu bulunan biri, Başkandan akülü araç ister. Hâlbuki sakat aracı için en az % 50 sakat olunması istenmektedir. Başkan, “O iş kolay” diyerek alt kattaki başka birime gönderir. Gidilen yerde ikametgah, dilekçe ve sakat raporu istenir. Sakat raporu için Adapazarı`na hastaneye gidilmesi gerekmektedir ama sakat olan kişinin maddi imkanları kısıtlıdır. Durum Başkana izah edilir ama Başkan, sakat aracı vermesi için bunu şart koşunca gidilir, tekrar rapor alınır. Rapor, % 50`den düşük olduğu için Başkana sorulur ve Başkanın cevabı, “Yapacak bir şey yok!” olur. Sakatımız, boynu bükük ayrılır Başkanın yanından.
   Halbuki söz verdiği halde yapmadığı işten sıyrılmak için herkese verdiği cevaptır bu…
   
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 768