SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.04.2018

POLİSİN ASIL GÖREVİ


    Geçen hafta Face`de trip attım. Sokakta önüme gelen sordu, ne oldu, diye.
   Sebebi de, Karasu plakalı aracımın, ara sokakta park etmek üzere iken, kendisini takip eden bir ekip tarafından durdurulup ehliyet ruhsat sorulmasıydı. Aracı kullanan kızım, ehliyetini göstermiş, ruhsatı bulamadığı için gösterememişti. 
   Daha sonra araç Karakolun önüne çekilmiş, sorgulanmış, muayene ve sigortasının gününü geçtiği tespit edilerek bağlanmış, eşim, kızım ve 11 yaşında oğlum sokakta bırakılmıştı.
   Kızım, neden karakola getirildiğini sorduğunda, “Sizi çocuk sandık” cevabını vermiş. Demek artık çocuklara da ehliyet veriyorlar!
   Bunu Face sayfamda paylaştığımda bazı mağdurlar da kendi mağduriyetlerini paylaştılar. 
   Karasu Emniyet Müdürü`ne soruyorum;
   -Karasu Emniyetinde çalışan polisler, Canı istediği zaman istediği aracı durdurup keyfi olarak karakolun önüne çektirip sorgulama yapıyorlar mı? Bunun daha önce yapılmış örneği var mı?
   -11 Yaşında bir çocuk, “Anne bizi hapse mi atacaklar” diye ağladığında, O polis memurlarının gözü önüne kendi çocukları geldi mi? O çocuğun vicdanında açtıkları polis korkusu, onun psikolojisini ebedi rahatsız edecek. Bunu düşünmediler mi?
   -Karasu Trafiğinde dolaşan bütün araçların muayene ve sigortaları tam mıdır?
   -Araç bağlanırken, araçtaki özel eşyaların alınması istenmez mi?
   -Polis, bir uygulama sonucu mu, yoksa bir işadamının şikayeti üzerine mi böyle bir uygulama yapmıştır?
   -Bunu öğrenmek için karakola gittiğimde sorduğum komiser, diğer komiserlerin yanında “Evet, o emri o işadamından ben aldım ve uyguladım, var mı diyeceğin” diyebilir mi? 
   -Polis mi vatandaş içindir, vatandaş mı polis için? Yoksa ikisi de işini bilir işadamı için midir?
   -Durup dururken aracı bağlayan polisleri Karasu halkı çok iyi tanıyor. Sizler de bir küçük tahkikat yaptırıp tanımak ister misiniz?
   Bilen bilir, bu köşede zaman zaman polisin çalışma koşullarını eleştirdim. Hele yazın ne zor şartlarda görev yaptıklarını, Emniyet müdürlüğü binasının yetmediğini, teknik ve ekip olarak takviye edilmesi gerektiğini yazdım. 
   Bu sefer de yazıyorum ki, polis, halkın polisidir. Hiçbir kişi, hiçbir kurum, hiçbir dernek polise emir veremez. Polis sadece amirlerinden ve savcılardan emir alır. 
    SÜNNETÇİ ELİ
   Kadın meclis adayının seçim sloganı, “İlçeye kadın eli değmeli”
   Kadın Muhtar adayının seçim sloganı, “Mahalleye kadın eli değmeli”
   Mühendis Başkan adayının seçim sloganı, “İlçeye Mühendis eli değmeli”
   Acaba,…?
   Operatör Doktor, Kerem Bey aday olsaydı, der miydi ki?
   “İlçeye Sünnetçi eli değmeli? 
    Öyle ya, bazılarının şeyini kesmek lazım da!
    KAMUDA ÖZEL İŞ OLMAZ!
   Belediyemizin bir birimine girdim. İçerde müdürden başka 2 kişi daha vardı. Tanıdık oldukları için girip oturdum. Müdür konumundaki arkadaş bana dönerek dedi ki; “Özel konuşuyoruz, Müsaade eder misin?” 
   Bozuntuya vermeden çıktım ve başka bir birime girdim. 
   Yine içerde Müdür konumunda bir arkadaş ve 2 kişi vardı. Tekrar refüze olmamak için oturmadan sordum, “Özel mi?”
   Oturanlardan biri dedi ki, “Kamuda özel iş olmaz!”
   Sen çok yaşa Hüseyin Çelik Amca… Biz de biliyoruz, Kamuda özel iş olmaz ama demek ki bunu bazı kamu çalışanları bilmiyor! Öğretmek lazım.
   SESSİZLİK
   Karadeniz takımı amigosu, maç öncesi taraftarı hazırlamış, “sağ elimi kaldırdığımda bizim takım çok yaşa diye, sol elimi kaldırdığımda karşı takıma yuuuh diye bağıracaksınız. İki elimi kaldırdığımda sessizlik isterim, tamam mı?” 
   Maç başlamış ve taraftar amigonun öğrettiği gibi başlamış bağırmaya:
   “Bizim takım çok yaşa…”
   “Karşı takıma yuuuh…” Amigo 2 elini kaldırdığında ise taraftar bağırmış;
   “Sessizlik, sessizlik…”
                         *****
    Diyoruz ki, Hastası olan var, bebeği olan var, gece çalışanı var… Lütfen şu seçim otobüslerinin sesini kısın biraz. Gürültü olmasın.
   Aksine, şimdi de konvoydaki araçlar korna basarak geçiyor, otobüsün sesi yetmezmiş gibi…
   Lütfen, ”SESSİZLİK, SESSİZLİK…”
   (Not: İnternet ortamında büyük harfle yazmak, bağırarak konuşmak olarak anılıyor)
  6 VAKİT NAMAZ
   CHP Başkan adayı Meslektaşımız Sayın Ahmet Özkan, 5 vakit Namazında biridir. Darıçayırı ve Kısık`ı ziyarete gitti, seçim çalışmalarında. Önce Kısık`ı ziyaret eden Ahmet Bey, Konvoydan ayrılıp Namaz kıldı. Sonra Darıçayırı`na hareket edildi ve tam girerken Yatsı okudu. Tekrar Camiye girip namaz kılan Ahmet Beye gülerek takıldım; “Kaç vakit kılıyon abi, yazacam bunu?”
   Karasu`da rastlaştık ve sorumun cevabını verdi; “Seçim konvoyu çalışmalarında akşam namazını kılamamıştım. Konvoy da yavaş hareket edince, gecikti ama ilk fırsatta kıldım. Darıçayırı`ndaki de Yatsıydı zaten!”
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 961