SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 18.08.2018

SAHİL DÜZENLEMESİ


   Kadına sormuşlar, “Kocan iyi sevişiyor mu?” diye. “Bilmiyorum, kocamdan başkasıyla sevişmedim ki” demiş.
   Şimdi yapılan düzenlemeyi, hizmet görmeye alışık olmayan bir gurup halk alkışlarken, “Eşi benzeri bulunmaz bir kumun üzerine yapıldı, çevre katliamı ..” diye başka bir gurup yeriyor. Her iki tarafın haklı yönleri var tabii. 
  Atatürk, Ankara`yı başkent yaptığında, Ankara çorak bir yerdi. Birçok kişi yadırgadı. Neden Bursa ya da İstanbul değil, diye düşüncelerini söyleyenler olduysa da Atatürk, “Ankara bizim memleketimiz, biz imar etmezsek kim imar eder, kim buraları düzenler, demişti.
  Sahil düzenlemesinin yapıldığı yer, zaten kalabalık ve merkezi bölge. Hiçbir şey yapılmasa bile yine aynı kalabalık gurup buralarda dolaşırdı. Şimdi dolaşırken biraz daha adam yerine konulmuş olmanın gururuyla dolaşıyoruz, orası ayrı. Peki, burası merkez plajı olarak kalsaydı da benzer düzenleme limanın arka tarafına, Yenimahalle tarafına yapılsaydı… Hem bölge gelişmiş olur, değer kazanır, hem de denizden bir miktar daha uzağa yapılabilirdi.
   Yine de yapılan hizmet için Büyükşehir Belediyesi`ne tebriklerimizi ileterek “Mühendis Gözüyle” gördüğü-müz eksikleri dile getirelim;
   Dikilen kavlan ağaçları kurumaya yüz tutmuş. Orman mühendisi ya da peyzaj mimarlarından yardım almadılar mı? Yoksa çok daha basiti, sulama mı yapılmadı?
   Parktaki tek kişilik oyun teleferiği opsiyonel olmadığı gibi, çocukların tek başına binmesi mümkün değil. İlk hız ivmesi bittiğinde ortada kalan teleferikten çocuklar tek başına inemez. Başladığı yere geri dönmesi için bir düzenek gerekir. Ayrıca hızla hareket ettiğinde dalgın vatandaşlara çarpma riski var ki, açılış akşamı bir hanıma çarptığını ve yaralandığını gördük. Bu sebeple etrafına uyarıcı bir güvenlik bantı çekilmeli.
   Çay, meşrubat hizmetleri neden ihale edilmedi?
   Parkı ve parktakileri korumaya karşı her hangi bir güvenlik elemanı yok. 
   Tuvaletler bir an önce hizmete girmeli.
   Minyatür antik tiyatronun ne şekilde görev yapması bekleniyor? Hadi profesyonelce bir hizmet yok, bari bir kemençe-tulum da mı ayarlayamadınız?
   Park üzerinde basit işportacıların tezgah açmasına ve şezlong kiralanmasına izin verilecek mi? 
   Kışın şiddetli dalgalardan nasıl korunması düşünülüyor?
   Üzüldüğüm nokta da, Karasu, kendi sahilinde söz hakkını kaybetti. Burası artık Sakarya Büyükşehir Belediyesi`nin malı… Özsu`nun kaderi gibi olmasın da…
              MADEN DERESİ
   Geçen yıl yazmıştım ama pek değişen bir şey yok. 
   Giriş yapan araçlardan 10 lira keyfi para alınıyor, fiş kesilmiyor. Ancak isteyen olursa, hazır kesilmiş fişlerden getiriliyor. Binlerce aracın girdiği düşünülürse, On binlerce cironun kimin cebine girdiğini merak ediyor insan.
   Bu parayı ödedikten sonra, yapılmayan bazı hizmetlere kahrediyoruz. Avrupa`ya tuvalet kültürünü aşıladığımızla övünürüz ama koskoca turistik doğal parkta girilecek tuvalet yok. Farz edin ev sahibisiniz ve misafirinizi getirdiniz, ihtiyaç için nereye götüreceksiniz.
   Girdiğim tuvalette de su yoktu ve pislikten kusmamak için kendimi zor tuttum.
   Hani “Tuvalet yoksa başka şey yazma-san da olur” derler ya… Bir çöp kovası yok! Biz çöpümüzü getirdiğimiz çöp poşe-tine doldurduk ama bizim gibi yapan başka da kimseyi görmedik. (Sonra o poşeti orta yerde bırakmak zorunda kaldık!)
   Mangal yaptık, mangalın külünü dökecek yer aradık. Herkes yere dökmüş olacak ki, yerde hiç çim yok! Biz de mecburen yere döktük.
   Hani yine devlet adına görev yapan, turistik rehberlik edecek birileri görevlendirilemez mi? Şelaleyi bilmeyen, görmek için gidenlerin güzergahla ilgili yol ve mesafe bilgileri yok. Şelaleyi gösterir yön tabelası ve şelalenin yanındaki duvar hakkında bir tanıtıcı tabela da yok! Hani merak ediyorum, Devletin elinde gerçekten orayla ilgili bilgi var mı? Kim, ne zaman yapmış, neden terk edilmiş? Esas maden yatağı neresiymiş? Etraftaki eski işletilmiş maden ocaklarına yol var mı, nasıl gidilir? 
   Gün boyu telefonlarımız çalmadı. Çünkü burada herhangi bir yansıtıcı yok, telefonlar çalışmıyor.
   Maden deresine giden yol asfaltlanmış ama 2 aracın yan yana zor geçebileceği genişlikte ve standartlara aykırı. O yolun etrafında istimlak edilip gidiş-gelişli standart yol ne zaman yapılacak?
   Kim bilir, belki de Kocaali ve Karasu gibi 2 ilçenin orta noktasında kaldığı için hizmet görmeyi hak etmiyordur!
                  DİN VE AHLAK
   Şimdi burada, Din ve ahlak üzerine yazı yazsam, bilgimin eksik olduğunu, böyle bir misyonumun bulunmadığını söyler, okumazsınız da… Din üzerine yazsam, “ Müslüman, iyi bir mümin olmalıdır. Sosyal yaşantısıyla ahlaklı, örnek bir kişi olmalıdır. Sadece camide değil, sokakta, düğünde, bayramda, korku veren değil, sevdiren, saygınlık uyandıran hal ve tavırlara sahip olmalıdır.” Gibi bir şey yazardım. Defalarca da yazmak istedim zaten bunu…
   Köşe yazarlarından, kendi meslekleri ve eğitimleri üzerine yazı beklemek de hakkımız. 
   Geçen hafta bir Köşeyazarı-İmamın ya-zısını okurken, yazı tanıdık geldi. Okuma-ya devam ettikçe, bu yazıyı internetten okuduğumu hatırladım. Boğulma üzerine olan bu yazının sonunda, nerden alıntı olduğunun yazılmasını umdum ama yoktu. Sevdiğimiz hocamız, bir yazıyı almış, kendi yazısı gibi sunmuştu. Benzer hatayı rahmetli Haşmenoğlu da yapmış, epey eleştiri almıştı. Hatırlatayım istedim.
    

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 801