SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 15.08.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • SANKİ PARA VERİYORLAR SAN DA!

SANKİ PARA VERİYORLAR SAN DA!


Köşe ya­zı­mız son güne kal­dı­ğın­da te­le­fon­la baş­lar­lar ara­ma­ya, “Mü­hen­dis, yazı ne oldu, gel­me­di?”
Ülke gün­de­mi belli, re­fe­ran­dum, derbi maç, Var­lık Fonu’na ak­tar­ma­lar, terör vb. Ama biz illa Ka­ra­su içi ya­za­ca­ğız ya…
Ha­nı­ma so­ru­yo­rum, bu hafta hangi ko­nu­yu ya­za­yım diye, “Ne ya­zar­san yaz, sanki para ve­ri­yor­lar sana” diyor! İşte lafın tam bu­ra­sı­nı Cihan Hoca’ya işit­tir­di­ğim­de, “Ohhoo Mü­hen­dis, bizim ga­ze­te­de yaz­mak için üste para veren var, senin bize ver­men lazım” de­yin­ce, sütü de­vir­miş kedi gibi su­su­yo­rum! 
Ga­ze­te­nin, rek­lam­lar­la ma­li­ye­ti­ni kar­şı­la­ma­sı lazım, ama nerde! Hele mu­ha­lif olun­ca, pas­ta­dan pay almak hep­ten zor… Sen, Meh­met İspi­roğ­lu’nun hak­kın­da duy­du­ğun bil­di­ğin her şeyi yaz, sonra da adam­dan rek­lam bekle! An­la­ta­ma­dık bir türlü, yaz­dı­ğın her şey doğru olsun ama her doğ­ru­yu da yazma!
Açı­yor ga­ze­te­yi Hoca, “Bak bu hafta rek­lam al­ma­dık diye ga­ze­te­yi gös­te­ri­yor. “Bu abone, bu hatır işi, bunu da ucuz aldık, bunu da boş­luk dol­dur­mak için yap­tık” diyor. “Peki Hocam, yarım sayfa rek­lam ne kadar?” diye so­ru­yo­rum, aylık 400 lira mı ne dedi. Hâl­bu­ki tam sayfa rek­la­mı­nı al­dı­ğı iş­ler­den bile onun ya­rı­sı kadar para alı­yor! Rek­lam ge­li­ri yok! (Bunu, bana para ver­me­mek için söy­le­di­ğin­den şüp­he­len­mi­yor de­ği­lim açık­ça­sı!)
Rek­lam için büyük para tek­lif eden var ama onlar da ha­ber­le­re mü­da­ha­le edip ga­ze­te­yi kendi is­tek­le­ri gibi çı­kar­mak is­ti­yor­lar­mış. 40 bin, 50 bin öde­ye­bi­lir­ler­miş ama ba­ğım­lı kal­mak zor ge­li­yor Hoca’ya…
Rek­lam için pa­zar­lık eden biri gel­miş, “Ben sana bir rek­lam için 100 lira ve­ri­rim, benim ne ala­ca­ğı­ma sen ka­rış­ma” demiş. Hoca, baş­tan he de­diy­se de, rek­lam­cı­nın lafın so­nun­da “İşine ge­lir­se” şek­lin­de­ki ta­bi­ri ca­nı­nı sık­mış. “Al­mı­yo­rum kar­de­şim sen­den rek­lam mek­lam” di­ye­rek de yol ver­miş.
Pa­ra­yı sev­me­yen Ho­ca­mız, “Ga­ze­te­yi çok­tan ka­pa­ta­ca­ğım da, ça­lı­şan­lar var, o se­bep­le devam edi­yo­rum” diyor. Öyle diyor ama ga­ze­te­ci­lik ruhu içine iş­le­miş, müm­kü­nü yok, bı­rak­maz. Ya da 6 katlı bi­na­nın son ka­tı­na çıkıp ine­rek spor yap­tı­ğı­nı dü­şü­nü­yor!
“Bay Mu­ha­lif” la­ka­bı­nı hak eden Ho­ca­mız, çi­men­to fab­ri­ka­sı ku­rul­ma­sı­na da mu­ha­le­fet ol­muş­tu za­ma­nın­da. Ken­di­si­ne ve­ri­len rek­lam­la­rı büyük ra­kam­la­ra rağ­men kabul et­me­miş­ti. Hatta yine bunun için yük­sek bir rakam öne­ril­miş, Ho­ca­mız ki­bar­ca red­det­miş ama Da­rı­ça­yı­rı razı diye aleyh­te yazı yaz­ma­ma sözü de ver­miş!
“Hocam, ben bu­la­yım rek­lam, hâ­sı­la­tı bö­lü­şü­rüz” diye tek­lif ettim. “Al Adnan, bu­ra­sı senin olsun, mas­ra­fı da kârı da senin. Ben yine bu­ra­da beş para al­ma­dan ya­zı­la­rı dü­zen­ler, ga­ze­te­yi çı­ka­rı­rım, yeter ki mas­raf­la­rı kar­şı­la” dedi. Fena tek­lif değil doğ­ru­su, hala dü­şü­nü­yo­rum!
Ancak seçim kam­pan­ya­la­rın­da büyük rek­lam­lar al­dık­la­rı­nı ağ­zın­dan ka­çı­ran Ho­ca­mı­za, seçim za­ma­nı tek­li­fi­ni kabul et­me­yi dü­şü­nü­yo­rum. Bir de Çi­men­to Fab­ri­ka­sı ÇED ra­po­ru alma gi­ri­şim­le­ri sı­ra­sın­da devir işi ola­bi­lir. Yok yahu, bu Hoca ya pa­ra­yı sev­mi­yor, ya da..!
Bir iki rek­lam bulur gibi oldum, umut­lan­dım. Ama rek­la­mı ve­recek ki­şi­ler ha­nım­dı ve ya gü­zel­lik sa­lo­nu, ya da iç­ki­li eğ­len­ce yeri iş­le­ti­yor­lar­dı. Bu sefer de yenge hanım, Ho­ca­yı gön­der­me­di, kendi gitti rek­lam için pa­zar­lık et­me­ye. Hani kıs­kan­maz ama… Öyle olun­ca da yattı tabii bizim ko­mis­yon işi!
Tamam, ga­ze­te­den para al­mı­yo­rum. Ama merak edi­yo­rum diğer ga­ze­te ça­lı­şan­la­rı­nı da, alı­yor­lar mı diye! Bunun için Remzi Akbaş abi­mi­zi ara­dım. Abi sen para alı­yor musun, diye sor­dum. Alı­yo­rum tabii, dedi. Ancak bunun için gece gün­düz ça­lış­tı­rı­yor­lar­mış! Haber, yorum, sayfa dü­zen­le­me­si vs bütün iş­le­ri yık­mış­lar bunun sır­tı­na. Bir tek da­ğı­tım işi kal­mış ge­ri­ye an­la­ya­ca­ğı­nız! Tabii adam­ca­ğız da­ya­na­ma­dı, pes etti. Ay­rıl­dı ga­ze­te­den. Bizim de pa­ra­lı ça­lış­ma ha­yal­le­ri­miz suya düştü böy­le­ce tabii!
Hadi “Köşe Ya­za­rı” ol­ma­nın bir ha­va­sı var diye idare edi­yor­duk baş­tan. Ama idare edi­lecek ta­ra­fı kal­ma­dı işin. Mu­ha­le­fet etsen, “Sen zaten ta­raf­sız de­ğil­sin, par­ti­li­sin!” di­yor­lar. Olum­lu bir ic­ra­atı övsen, “Ne oldu Adnan, taraf mı de­ğiş­tin? diye so­ru­yor­lar. 
Bana sor­ma­sa­lar da ku­la­ğı­ma ge­li­yor, Ya bir ar­ka­da­şı­ma ya da bir ak­ra­ba­ma söy­lü­yor­lar, “Bak se­nin­ki bu hafta ne yaz­mış?”
Allah için, bu güne kadar yaz­dı­ğım hiç­bir ya­zı­ya mu­ha­le­fet et­me­di Hocam. Şöyle yaz, böyle yazma diye de bir baskı ol­ma­dı. Tek sı­kın­tı, para ödeme işi… Arada bir yemek ye­me­ye, içki iç­me­ye razı edecek olu­yo­rum ga­ze­te­nin he­sa­bın­dan, Hoca son anda vaz­ge­çip eki­yor beni!
Geç­miş yıl­lar­da bir ami­rin eşi de ya­zı­yor­du ga­ze­te­de. Resmi yazı ile sor­muş­lar Hoca’ya, “Kaç para ödü­yor­su­nuz?”, diye… Ayy, az gül­me­dik. Bizim Hoca para mı verir adama? Hani an­la­ma­yıp da aylık 300 ödü­yo­ruz gibi bir şey söy­le­se, yandı Amir! Ona da kla­sik ce­va­bı­nı ver­miş zaten, “Bizde yaz­mak için üste para ver­mek lazım!”
Yaz­mak, hele siz say­gı­de­ğer okur­la­ra hitap etmek bir zevk, bir şeref benim için. Ama mu­ha­le­fet etmek zor, So­nuç­la­rı­na kat­lan­mak gerek!
Me­se­la evi­min önü hala as­falt­sız durur bu se­bep­le. Allah’tan kom­şu­lar bil­mi­yor­lar benim mu­ha­le­fe­tim yü­zün­den ol­du­ğu­nu da ses çı­kar­mı­yor­lar henüz. Tüm Ka­ra­su as­falt­lan­sa, benim evin önüne yine sıra gel­mez, bizde bu kafa ol­duk­ça! 
Bir se­fe­rin­de de büyük para ce­za­la­rı gön­de­ril­me­ye baş­lan­dı, yine mu­ha­le­fe­tim için. 
Mü­te­ah­hit­le­ri razı ettik, ceza senin yü­zün­den geldi dedik de, on­la­ra ödet­tir­dik çok şükür. 
Yakın za­man­da yine be­le­di­ye­den ta­ra­fı­ma icra çı­ka­rı­la­ca­ğı­nı öğ­ren­dim. Dedim ki mü­dü­re, “Emek­li ma­aşım­dan başka ge­li­rim yok. Adıma ta­pu­lu bina, ruh­sat­lı araç yok. Evim­de zo­run­lu ola­rak kul­la­na­ca­ğım eş­ya­lar var, icra ko­nu­la­cak lüks mal yok! Bana icra ko­yar­sa­nız boşu bo­şu­na avu­kat ve bi­lir­ki­şi üc­re­ti öde­ye­cek­si­niz” Sa­nı­rım et­ki­li oldu ve icra ta­ki­bi ya­pıl­ma­dı.
Eyy Cihan Hoca, ha­nı­mın bana de­di­ği lafı ben de sana di­ye­yim, “Sanki para ve­ri­yor­lar sana da bu sı­kın­tı­la­ra hem sen gi­ri­yor­sun, hem de bizi so­ku­yor­sun?”
Yaz­dı­ğı­mız hangi so­ru­nu din­le­yip hal­let­ti­ler ki! 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 480